Dial M for Movie bu yıl da Cannes Film Festivali’nde!

İki veya üç kişi olarak akredite olabilecek miyiz, nerede kalacağız, hangi günler gideceğiz, herşeyi 40 ile çarpmanın yarattığı başdönmesi derken bir şekilde bu sene de Dial M for Movie olarak 78. Cannes Film Festivali’ndeyiz, sizler için elimizden geldiğince çok film izleyip yazmaya çalışacağız. Tahmini olarak 10-12 yazı önümüzdeki haftalarda Burcu Meltem Tohum’un kaleminden sitemizde yayında olacak, ayrıca yine Tohum’un ve H. Necmi Öztürk’ün objektifinden sosyal medya (öncelikli olarak Instagram, ardından X ve Facebook) paylaşımlarımız için de takipte kalın. Siz bu yazıyı okurken bizler çok uzaklarda olmak isterdik, ne var ki festivale 16’sından itibaren katılım sağlayacağız, 78. Cannes Film Festivali ise bu yazının kaleme alındığı gün, yani 13 Mayıs’ta start verdi.

Joaquin Phoenix & Pedro Pascal (Eddington)

Her sene olduğu gibi hızlı bir açılış gerçekleştiren Cannes, bu yıl da Robert de Niro, Leonardo Di Caprio, Quentin Tarantino ve Guillermo del Toro gibi uluslararası üne sahip isimleri konuk ederek sinemanın gündemine oturdu. 13 Mayıs’ta Di Caprio, De Niro’ya “Ömür Boyu Başarı Ödülü” bağlamında Altın Palmiye Onur Ödülü’nü takdim etti, açılış töreninin sonunda ise Quentin Tarantino, adet olduğu üzere festivalin meşhur cümlesini (78. Cannes Film Festivali’ni Başlatıyorum) İngilizce söyleyerek resmen açılışı yaptı. 14 Mayıs’ta Robert De Niro tek başına, 18 Mayıs’ta da Guillermo del Toro ile Alexandre Desplat ortak birer Masterclass verecekler. Festivalin açılış filmiyse ilk defa bir ilk film, yönetmen Amélie Bonnin’in ilk uzun metrajı Partir un jour (Birgün Çekip Gitmek).

Benicio del Toro (Phoenician Scheme)

Festivalin bu yılki Altın Palmiye Ana Yarışma Jürisi, Binoche’un başkanlığında aşağıdaki isimlerden oluşuyor:

  • Juliette Binoche
  • Halle Berry
  • Payal Kapadia
  • Alba Rohrwacher
  • Leila Slimani
  • Dieudo Hamadi
  • Hong Sangsoo
  • Carlos Reygadas
  • Jeremy Strong

Yukarıdaki tabloda film adlarına göre alfabetik olarak sıraladığımız, festivalin öne çıkan filmlerine kısaca göz atalım. Listede hem bizim önemli bulduğumuz hem de genel kanı açısından öne çıkan filmler bulunmakta, dolayısıyla hepsi bizim önerimiz değil. Misal Tom Cruise’ın başrolde oynadığı ve Christopher McQuarrie’nin yönettiği Mission Impossible: The Final Reckoning (2025) de festivalin konuğu ancak listeye eklemedik. Listenin en başında 2021’de Titane filmiyle Cannes’dan ödülle dönen Julia Ducournau’nun yeni filmi Alpha var, yine Titane’da veya daha önce Raw’da (2016) yaptığı gibi seyirciyi rahatsız etmeye, comfort zone’undan çıkartmaya mı çalışacak göreceğiz. Ardından Fatih Akın’ın Amrum filmi öne çıkıyor, 2. Dünya Savaşı’nın sonlarında Almanya’nın kuzeyindeki Amrum Adası’nda geçen film, 1945 baharında “normal” sayılabilecek bir yaşantı süren karakterlerin, savaşın resmi olarak sonlanmasıyla beraber yüzleşmeleri gereken çok daha büyük bir düşmanı konu ediniyor.

Listemizde sonraki sırada Kristen Stewart’ın kamera arkasına oturduğu The Chronology of Water filmi bulunuyor, bu filmle birlikte 78. Cannes Film Festivali’nde, oyunculuklarıyla öne çıkan ancak bu sefer kamera arkasına geçen üç isimden bahsetmek gerek:

  • Kristen Stewart – The Chronology of Water
  • Scarlett Johansson – Eleanor the Great
  • Harris Dickinson – Urchin

Stewart ile Dickinson’ın daha önceden çektikleri birkaç kısa metraj dışında ilk uzun metrajlarını izleyeceğiz, Johansson ise daha önce de bir uzun metrajda “yardımcı” pozisyonunda yönetmenlik yapmıştı, yine de tek başına kameranın arkasına geçtiği ilk film. The Chronology of Water, sorunlu ailesinden kaçmak için en iyi yaptığı spora, yüzmeye kendini veren bir Olimpik yüzücünün başından geçenleri anlatıyor, oyuncular Imogen Poots ve Thora Birch. Johansson’un yönettiği Eleanor the Great, 70 yıllık arkadaşını kaybeden bir kadının 19 yaşındaki bir kız öğrenciyle kurduğu arkadaşlık etrafında dönüyor, bu film, 96 yaşındaki oyuncu June Squibb’in 105. filmi, ona eşlik eden diğer oyuncular da Chiwetel Ejiofor ile Erin Kellyman. Dickinson’ın yönettiği Urchin ise sokakta yaşayan bir adamın hayatını tekrar doğrultmaya çalışmasını konu edinmiş. Oyunculuk kariyerlerinde isim yapmış ancak yönetmen olarak da kendilerini defalarca kanıtlamış olan Clint Eastwood veya Kevin Costner gibi isimlerin izinde gidebilecekler mi orasını bekleyip göreceğiz, elbette üç oyuncuya da başarılar diliyoruz.

Diğer bir film Die My Love, yönetmen Lynne Ramsay’e ait, kendisi 2011’de We Need to Talk About Kevin ile öne çıkmıştı, şimdi de başrollerinde Jennifer Lawrence ile Robert Pattinson’ın yer alması nedeniyle dikkatleri üzerine çekti. Film, psikolojik rahatsızlığının derinliklerinde kaybolmamaya çalışan bir karakteri merkezine almış. Festivalin öne çıkan ve ilginç bir şekilde çok seansa sahip olsa da her seansı, zamanlama açısından başka önemli filmlerin önüne geçmeyi başaran bir diğer filmi, elbette Ari Aster’in Eddington’ı. 2020 yılında ABD’de bir kasabada geçmesi nedeniyle pandemi konulu bir film olduğu düşünülüyor, yakında izleyip görecek ve sizlerle de izlenimlerimizi paylaşacağız. Başrollerde Joaquin Phoenix, Pedro Pascal ve Emma Stone gibi önemli isimler bulunmakta.

Jennifer Lawrence (Die, My Love)

Artık Wes Anderson filmlerinin alamet-i farikası haline gelen “yıldız oyuncu kadrosu” ayrıntısıyla öne çıkan bir diğer yapım, oldukça ses getiren The Phoenician Scheme yani Fenike Planı. Filme konuk olan yıldız oyuncular arasında Benicio del Toro, Tom Hanks, Bryan Cranston, Scarlett Johansson, Benedict Cumberbatch, Michael Cera gibi isimler var. Konusundan bahsetmek yerine yine Wes Anderson’un iyi anlamda çarpık ve masalsı dünya görüşünden sayısız eğlenceli karenin bizlerle buluşacağını söylemek yeterli olur kanımızca. Yazımızı sonlandırırken bu seneki “yanıltıcı / çıkarcı film adları” konusuna da değinelim, bu seneki listede iki aday var: İlki Le Roi Soleil yani Fransa krallarından 14. Louis’ye verilen isim, diğeri de Renoir, bunu da ister baba Auguste Renoir (ressam) ister oğul Jean Renoir (usta yönetmen) şeklinde alabilirsiniz. Cannes Film Festivali özelinde Fransızların ve festival yönetiminin dikkatini çekmek için bu isimlerle yayınlanan iki filmin de akla getirdiği kişilerle alakası bulunmuyor. Son olarak bu yazıda saydıklarımızla beraber listede bulunan isimlerden Serebrennikov, Reichardt, Linklater, Peck ve Trier’nin filmlerinin de bu senenin öne çıkacak yapımları arasında olduğunu eklemeden geçmeyelim. Herkese bol filmli günler!

Burcu Meltem Tohum & H. Necmi Öztürk

June Squibb (Eleanor the Great)

Bir Cevap Yazın