Bir Hitchcock Güzellemesi: THE STRANGE LOVE of MARTHA IVERS

En az Hitchcock filmleri kadar karanlık, acımasız ve gölge oyunlarıyla aklınızı başınızdan alan 1946 yapımı The Strange Love of Martha Ivers (Martha Ivers’in Tuhaf Aşkı), masum maskelerinin altındaki tehlikeli sayılabilecek insan karakterlerini ince bir şekilde işleyen bir film. Başrollerini Martha karakteriyle Barbara Stanwyck, Sam karakteriyle Van Heflin ve Toni karakteriyle Lizabeth Scott’ın paylaştığı filmde Kirk … Continue reading Bir Hitchcock Güzellemesi: THE STRANGE LOVE of MARTHA IVERS

THE STORY of SIN: Surrealist, Sex-less Eroticism in Borowczyk’s Universe

Does the word eroticism embody everything that connects with sex? The surrealist, Boro-esque conception of eroticism prohibits everything that you think is related to sexuality. Therefore, in the history of cinema, erotic expressions are found in some objects. For example the vagina-shaped door; although some images are not understood at first sight, afterwards you may … Continue reading THE STORY of SIN: Surrealist, Sex-less Eroticism in Borowczyk’s Universe

NOSFERATU: Ekspresyonist Bir Tutku

Karanlık İmgesi Günümüze değin vampir temasına sırtını dayayan o kadar çok yapım var ki, yıllar geçtikçe bunlar içerisinde belli klişelerin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bir nevi mimetik altyapıya sahip olan bu filmlerin babası, F. W. Murnau’nun 1922 yapımı Nosferatu’sudur. Nosferatu, izleyeni etkilerken aynı zamanda ona bulaşan gizli ve yıkıcı bir yapımdır. Filmde vampir karakterini … Continue reading NOSFERATU: Ekspresyonist Bir Tutku

Ernst LUBITSCH: Berlin’den Hollywood’a Sinemada Mikro Evrim

BÖLÜM I: Die Bergkatze (1921) “Göz, şeylerin, varlıkların yardımıyla görülmesine izin verir…” Gilles Deleuze Zamanda geriye gidip, sinemanın başlangıç dönemlerinde kendimizi bulduğumuzda, eğer zekice göndermeleri olan, “komedi” türünde bir yapımdan söz edilirse, birçoğumuzun aklına kaçınılmaz bir şekilde Ernst Lubitsch gelecektir. Hikâye ve diyalog yaratımında verdiği mesajlar doğrultusunda ortaya koyduğu komedi unsurunu bir dönüm noktası olarak … Continue reading Ernst LUBITSCH: Berlin’den Hollywood’a Sinemada Mikro Evrim

SATYRICON: Fellini’ye Özgü Düşlemsel Bir Dünya

Sinema dünyasında pek çok yönetmen, yapımcı, senarist bir şekilde kendisine yer buluyor sinemanın bir yerlerinde, ancak bunlardan çok azı adlarını tek filmin başlığı altına çimentoyla kazıyabiliyor. İtalyan yönetmen Federico Fellini işte bu “çok az” diye nitelendirdiğimiz kategoriye giriyor. Sadece Satyricon değil diğer filmleriyle de oldukça ön plana çıkan yönetmen, hemen her filminde neler olacağını tam … Continue reading SATYRICON: Fellini’ye Özgü Düşlemsel Bir Dünya

The Seventh Continent: Hedef Yedinci Kıta

“Yabancılaşma”, “aidiyetsizlik” ve “varoluşsal sıkıntılar” denildiğinde akla gelen yönetmenlerden biri olan Michael Haneke, 1989 tarihli The Seventh Continent (Yedinci Kıta) ile kariyerine derinlikli ve bir o kadar da kışkırtıcı bir başlangıç yaptı ve bu film onun kariyerini çizmesinde önemli bir marka haline geldi. Bir yerde mutlu bir aile varsa, maddi ve manevi olarak uzaktan güçlü … Continue reading The Seventh Continent: Hedef Yedinci Kıta

Korku & Fantastik Filmler Festivali Başlıyor!

Yurt dışında sıklıkla karşımıza çıkan Korku & Fantastik Filmler konulu Festival, bu sefer Türkiye’de! Zengin programıyla sinefillerin dikkatini çekebilecek bu festival yeni sezonda tam da aradığınız festival olabilir. Müge Turan ve Can Koç koordinatörlüğünde gerçekleşecek programda geçmişten bugüne kültleşmiş korku ve fantastik türünde filmler yer alıyor. Hatta programdaki sessiz film/lere canlı müzik eşliğinde bir ortam … Continue reading Korku & Fantastik Filmler Festivali Başlıyor!

READY OR NOT: Zengin Kesimi Eleştiren Orta Halli Bir Gerilim Filmi

Bir ailenin parçası olmak, kendini aileden biri gibi hissetmek ne kadar zor olabilir? Eğer içine sızmak istediğiniz bu aile çok zenginse ve zenginliklerinin getirdiği farklı inanışları varsa o zaman her şeyin rengi değişir. Yönetmen koltuğunda Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett bulunan bu film her ne kadar korku-gerilim türüne yerleştirilse de, yakalamaya çalıştığı kendine özgü eleştirel … Continue reading READY OR NOT: Zengin Kesimi Eleştiren Orta Halli Bir Gerilim Filmi

Vivarium: İki Ayaklı Hayvanların Doğal Yaşam Alanı

René Magritte’in Tablolarından Fırlamış Bulutlar Yönetmen Lorcan Finnegan’ın ikinci uzun metraj filmi olan Vivarium’u ilk kez L'Étrange Festival’de (Paris) izleme fırsatı bulmuştuk; geçtiğimiz günlerde Filmekimi’nde de gösterilen yapım izleyiciyi adeta bir René Magritte tablosunun içine hapsediyor. Dünyanın sonunun gelişini, hiç şekil değiştirmeyen bulutlar, esmeyen rüzgâr ve her gün aynı olan havanın sıkıcılığı eşliğinde karşılıyormuş hissine … Continue reading Vivarium: İki Ayaklı Hayvanların Doğal Yaşam Alanı

AD ASTRA: Uzayın Derinliklerinde, Yıldızların Altında Bir Freud Vakası

Ders 1: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh Ülkemizde 20 Eylül’de vizyona giren Ad Astra her ne kadar bilim kurgu türünde değerlendirilen bir film olsa da, yapımın temelinde kişinin kendini arama buhranları, yönetmenin bakışıyla erkek olmanın getirdiği yükümlükler, baba – oğul arasındaki ilişki ve akabinde dinsel mevzulara da parmak basan çok yönlü meseleler yatmaktadır. Aslında bu … Continue reading AD ASTRA: Uzayın Derinliklerinde, Yıldızların Altında Bir Freud Vakası