BLACK SUMMER – 1. SEZON: Mekânsallaşmış Zaman, Gerçek Zamanın Üzerinden Seker

Z Nation dizisinin sona ermesini takiben serinin öncesinde neler olduğuna dair (prequel) yeni bir sayfa açan Z Nation (2014-2018) yaratıcıları, bu sefer izleyicileri olayların etrafından alıp içine doğru çekiyor. Adeta görsel boyut kazanmış bir zamansallık mantığında hem tüm anlatıyı hem de izleyiciyi, öznelerinden bağımsız kamera hareketleriyle devamlı olarak gerçek zaman noktalarına doğru yöneltiyor. Bir nevi … Okumaya devam et BLACK SUMMER – 1. SEZON: Mekânsallaşmış Zaman, Gerçek Zamanın Üzerinden Seker

AMERICAN HORROR STORIES: Arzu Yasasının Lateks Kanunları (Bölüm 1&2)

Erotik hazzın yarasını her zaman ucu paslanmış bir kesiciyle deşmeye çalışan Brad Falchuk – Ryan Murphy ikilisi 25 Ağustos 2021’de American Horror Story’nin (AHS) 10. sezonunun açılışını yapmaya hazırlanırken, Temmuz ayında serinin hayranlarını bir spin-off ile buluşturdu. Toplam 7 bölümden oluşan ve sezon finalini 19 Ağustos’ta yapacak olan bu spin-off, konusunu tamamen AHS’nin ilk sezonu … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Arzu Yasasının Lateks Kanunları (Bölüm 1&2)

Dial M for Movie – Temmuz 2021 Seçkisi

Yazın bu sıcak günlerinde Temmuz seçkimizle karşınızdayız. On filmlik seçkideki her filmin sizi serinleteceğini söylemek isterdik ancak bazıları tam tersi bir etki de yapabilir, kesin olan tek şey bu seçkinin de yine sinema sevgisiyle ortaya çıkmış olduğu. Bu ay da oldukça farklı filmleri bir araya getirdiğimizi düşünüyor ve umuyoruz, içlerinden daha önce hiç duymadığınız ama … Okumaya devam et Dial M for Movie – Temmuz 2021 Seçkisi

LA FEMME DE L’AVIATEUR: Hayatın Histerik Bir Portresi

Genellikle kimsenin mutlu olmadığı ya da mutlu olsa bile bundan zerre haberi olmayan kişilerin anlaşarak bir araya geldiği bir başka Éric Rohmer filmi olan La femme de l’aviateur (1981), her karakterin birbirine bağlı olarak mutluluk alışverişi yaptığı ancak “sona kalanın” elinde koca bir boşluk olduğu bir film. Bu boşluklar sadece karakterlerin ruhlarının içine sızmakla kalmıyor … Okumaya devam et LA FEMME DE L’AVIATEUR: Hayatın Histerik Bir Portresi

ALICE: Rüya, Gerçeklik için Doğal Bir Kuyu

Çek asıllı sürrealist sanatçı Jan Švankmajer’ın insanın psikolojik kuyularını tek tek kazan ve oralardan rüyanın gerekliliğine dair kanıtlar toplayan filmi Alice (Něco z Alenky – 1988), sempatinin ortak bir şemsiye altında merak, korku, endişe ve umutsuzluk ile el ele yürüdüğü bir yapım. Geleneksel sinema yöntemlerini, animasyon unsurlarıyla bir araya getiren yönetmen, elindeki gerçeküstü unsurlarla gerçeklik … Okumaya devam et ALICE: Rüya, Gerçeklik için Doğal Bir Kuyu

THE RIVER: Yaşamla Lekelenmiş Bir Ağrı, Ölümü Düşlüyor

Loş ışığın altında her bir karakterin etine dokunabildiğimiz, bizi karanlıkta kör etmek için tüm ışıklarını kapatan Tayvanlı yönetmen Tsai Ming-liang’ın 1997 yapımı The River (He liu) adlı filmi, hikâyesi gereği A Serbian Film (Srpski film – 2010) filmini hatırlatmıyor değil. Baba (Miao Tien) karakteri ile oğlu Hsiao-Kang (Kang-Sheng Lee) arasındaki ilişki bunu açıkça dışarıya vurma … Okumaya devam et THE RIVER: Yaşamla Lekelenmiş Bir Ağrı, Ölümü Düşlüyor

QUIET DAYS IN CLICHY: Bıçağın Keskin Ağzı Parıldar mı?

İnsanların tamamen gölge unsuru olarak kullanıldığı, güneş ile denk geldiklerinde ise kendi aralarındaki mesafeyi tamamen kaybeden ve sadece yansımalarıyla yaşamaya devam eden Clichy sakinleri Henry Miller’in aynı adlı romanından Jens Jørgen Thorsen aracılığıyla sinemaya taşınmış, “her an her şey olabilir” tadında bir film. Grindhouse türünü her anlamda bir temsilci gibi elinde taşıyan Quiet Days in … Okumaya devam et QUIET DAYS IN CLICHY: Bıçağın Keskin Ağzı Parıldar mı?

PERSONA NON GRATA: Hepimiz Kayıp Zamanın Peşindeyiz

Her ne kadar kendimizi alışmış olduğumuz düzen içinde, belirlediğimiz sınırlar dahilinde hissetsek de, bazen öyle uzaklaşmalar yaşarız ki böylece kendi sınırlarımızın bile yabancısı olabiliriz. Bu yıl 50. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nin (IFFR) Harbour Kategorisi’nde izleyici ile buluşan Persona Non Grata (Hvor Kragerne Vender), bize kendi kişisel sınırlarımızın bile yabancısı olabileceğimizi gösteriyor. Bu öyle bir yabancılık … Okumaya devam et PERSONA NON GRATA: Hepimiz Kayıp Zamanın Peşindeyiz

Dial M for Movie – Haziran 2021 Seçkisi

Haziran ayı seçkimizle karşınızdayız, biraz geciktik ancak birkaç gün sonra yayınlayacağımız PRIDE MONTH seçkimizle birlikte Haziran ayında sizlere iki seçki birden sunarak kendimizi affettirebiliriz diye umuyoruz. Bu ay da yine hem tür hem de dönem açısından oldukça dağınık bir liste çıktı ortaya, bunu sıfatın en iyi anlamıyla ifade ediyoruz elbette. Pek duyulmamış filmlerle ana akıma … Okumaya devam et Dial M for Movie – Haziran 2021 Seçkisi

FABIAN: Benimle Her Gün Saat 15:00’da Son Nefesimi Aldığım Yerde Buluş

Alman Sineması’nın dikkat çekici, filmlerinde sürekli yeni metotlar deneyen yönetmeni Dominik Graf’ın son filmi “Fabian: Going to the Dogs” (2021), Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nin (IFFR) Harbour Kategorisi’ndeki en dikkat çekici yapımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Hem biçimi hem de anlatısında tercih ettiği dışavurumlar gereği toplamda 176 dakikadan oluşan Fabian: Going to the Dogs, tam anlamıyla bir … Okumaya devam et FABIAN: Benimle Her Gün Saat 15:00’da Son Nefesimi Aldığım Yerde Buluş