2026’nın sonuna doğru keskin bir şekilde ilerlediğimiz bu aylarda hem reklamsal boyutta hem de salt sinema takipçileri açısından yılın en çok beklenen filmlerinden biri olarak bir anda kendisini ortaya koyan Nathan Fielder ve Lance Oppenheim’in You Can See Everything belgeseli için, illüzyon dünyasında basit bir manipüle aracı olarak kullanılan sinemanın conatus’u (varlığın kendi varlığını sürdürme, koruma ve devam ettirme çabası) diyebiliriz. A24 imzasını … Okumaya devam et YOU CAN SEE EVERYTHING: Rastlantısal Zorunlulukta Kendini İfade Etmek veya İfade Edilmek
Yazar: Burcu Meltem Tohum
HALLOWEEN Seçkisi! (2026)
Geçtiğimiz yıllarda Halloween seçkilerimizi 22 Ekim ve 31 Ekim gibi son derece profesyonel tarihlerde yayınlamışız, bu seneki seçkimizi 1 Kasım'da yayınlamak asla istemezdik ancak yazarlarımızın yazılarını vakitlice teslim ettiklerini hemen söylemekle başlayayım, editör olarak suçu üzerime alıyorum, 31 Ekim'de severek takip ettiğimiz KORK Festivali'ne sabahtan akşama dek katılmamız gerekince yazıyı yetiştiremedim. Herşeyi açığa vurmadan, festivalde … Okumaya devam et HALLOWEEN Seçkisi! (2026)
MINOTAUR: Uygarlık ile Vahşilik Arasındaki Ahlak Alışverişi
Andrey Zvyagintsev’in son filmi Minotaur, 2026 Cannes Film Festivali’nde Grand Prix kazanarak yönetmenin dokuz yıllık arasından sonraki dönüşüne işaret eden yapım olarak dikkat çekiyor. Yönetmenin özellikle The Return (2003), Leviathan (2014) ve Loveless (2017) filmlerinden sonra daha az dikkat çekici ancak kendi tarzında belli bir tona sahip olan Minotaur, tipik bir evlilik krizi üzerinden Rusya’nın Ukrayna’ya karşı olan savaşını sinematik bir kaynağa dönüştürüyor. Bunu yaparken … Okumaya devam et MINOTAUR: Uygarlık ile Vahşilik Arasındaki Ahlak Alışverişi
ARTAKALAN: Sıfatlar da Kendilerini Kiplerde İfade Eder
2026’da Dial M for Movie olarak, yerinde takip ettiğimiz uluslararası festivaller arasına San Sebastián Film Festivali’ni de ekledik. Bu yıl 74. kez düzenlenen köklü festivalin programında Yeşim Ustaoğlu’nun 2026 yapımı yeni filmi Artakalan (What Remains) da yer alıyor. Dağıtımını The Match Factory’nin, ortak yapımcılığını da Mubi’nin üstlendiği Artakalan, Dünya prömiyerini 74. San Sebastián Film Festivali’nin ana yarışma kategorisinde geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdi. Senaryo ve yönetmen … Okumaya devam et ARTAKALAN: Sıfatlar da Kendilerini Kiplerde İfade Eder
LOOK BACK: Manga Dünyasının Fantastik Melodramı
83. Venedik Film Festivali’nin programı belli olur olmaz izleme listemize aldığımız Hirokazu Kore-eda’nın son filmi Look Back’in (2026) uyarlandığı aynı adlı manga, henüz beş yıllık bir geçmişe sahip olsa da şimdiden ikinci, bu sefer live-action (oyuncuların bizzat rol aldığı, bildiğimiz anlamda film) uyarlaması ile karşımızda. Yönetmenin 79. Cannes Film Festivali’ndeki Sheep in the Box filmini izleyici ile buluşturmasından hemen sonra Venedik … Okumaya devam et LOOK BACK: Manga Dünyasının Fantastik Melodramı
WILD HORSE NINE: Ehlileştirilmiş Tarihin Sesi Kıstırılmış Çığlıkları
83. Venedik Film Festivali’nin gösterildiği günden itibaren gözde filmlerinden biri haline gelen Wild Horse Nine (2026), Martin McDonagh’ın In Bruges (2008), Seven Psychopaths (2012), Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) ve The Banshees of Inisherin (2022) filmlerinden büyük parçacıklı izler taşıyor. Filmdeki anlatı yapısında mesajın aktarımı konusunda başvurulan mizahın karanlık yapısının karakterler arasında giderek büyüyen uyumsuzlukları beslemek için kullanılması, hikâyenin küresel politikaya ve tarihin içine dalarken … Okumaya devam et WILD HORSE NINE: Ehlileştirilmiş Tarihin Sesi Kıstırılmış Çığlıkları
LE JOURNAL D’UNE FEMME DE CHAMBRE: Performatif Sömürü için Bir El Kitabı
Rumen sinemasının hiciv uzmanı Radu Jude’un geçtiğimiz 79. Cannes Film Festivali’nde Quinzaine des Cinéastes bölümünde prömiyerini yapan Le Journal d’une femme de chambre (Oda Hizmetçisinin Günlüğü, 2026), Fransa-Romanya ortak yapımı. Her filminde olduğu gibi, Jude bir kez daha elindeki anlatısını olabilecek en mesaj kaygılı ve satirik tonda gerçekleştiriyor. Yönetmenin bizzat kendisi her ne kadar filmin senaryo koltuğunda da yer alsa bile elindeki … Okumaya devam et LE JOURNAL D’UNE FEMME DE CHAMBRE: Performatif Sömürü için Bir El Kitabı
83. Venedik Film Festivali Ödülleri Açıklandı
Dial M for Movie olarak her sene olduğu gibi bu yıl da Venedik Film Festivali’ni yerinde takip ettik. 2026 yılı genelde ve özelde tüm festivaller açısından geçmiş senelere oranla daha az iddialı yapımlarla karşımıza çıkmış olsa da festival ödül dinamiği yine yazılı olmayan kurallarını takip etti. Ödül töreninin sürprizlerle dolu olduğunu söylemek güç, öte yandan yarışma kategorisinde … Okumaya devam et 83. Venedik Film Festivali Ödülleri Açıklandı
POSSIBLE LOVE: Kapitalizmin Hayaletleştirdiği Bedenler
83. Venedik Film Festivali programının beklenen yapımlarından biri olan Lee Chang-dong’un Possible Love (Ganeunghan Sarang / 가능한 사랑) filmi (2026), yönetmenin filmografisine göre zayıf bir halka çiziyor. Özellikle Burning (2018) filminden bu yana hayranlarının yeni filmini beklediği yönetmen, mikro bir modern anlatı ile karşımızda. Film Krzysztof Kieślowski’nin Dekalog serisine gönderme yapıyor. İşçi sınıfı, sömürü ve aşk üçgeninde açımlanan film için doğrudan Dekalog’un yeni adaptasyonu … Okumaya devam et POSSIBLE LOVE: Kapitalizmin Hayaletleştirdiği Bedenler
PRIMETIME: Gösteri Toplumunda Kaptan Ahab Sendromu
Dial M for Movie olarak yerinde takip ettiğimiz 83. Venedik Film Festivali’nin bir diğer öne çıkan filmlerinden olan Primetime (2026), Chris Hansen'in NBC'nin Dateline programındaki To Catch A Predator dönemini neon estetiğiyle harmanlayarak medya kapitalizmini bir bağlamda gözetlenme durumunun anatomisi haline getiriyor. Filmi bu bağlamda tamamen Chris Hansen biyografisi olarak değerlendirmemek gerekiyor; daha çok röntgencilik ve ceza pornosu … Okumaya devam et PRIMETIME: Gösteri Toplumunda Kaptan Ahab Sendromu
