SERVANT (Sezon 2, Bölüm 2: SPACEMAN) – Kuzunun Kurban için Hazır Edilişi

Dizinin adından müsemma, ilk sezondan beri gerek ana gerekse yan karakterler arasında bir kuzu-kurban ilişkisi var. Bu ikili ilişki, dizinin her bölümünde karakterler düzleminde öznelerini değiştirmiş olsa da “kurban edilme” eyleminde hiçbir zaman bir değişiklik olmuyor. Özellikle ana karakterlerden Sean Turner’ın (Toby Kebbell) çok iyi bir aşçı olması sayesinde ve hemen her bölümde hazırladığı ziyafetler … Okumaya devam et SERVANT (Sezon 2, Bölüm 2: SPACEMAN) – Kuzunun Kurban için Hazır Edilişi

SERVANT (Sezon 2, Bölüm 1: DOLL) – Tasarım Aşamasında Bir Evren

Şimdiden üçüncü sezonunun çekimlerine başlanan Servant’ın yeni sezonunun ilk bölümü geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Yayın hakları Apple TV+ platformu üzerinde olan dizinin ikinci sezonu üzerine her hafta yazılarımızla burada olacağız. Dizinin ilk sezonunun genel incelemesini ise yine sitemizde bulabilirsiniz. Servant ilk sezon finaliyle, her gerilim yapımının yaptığı gibi gizemli bir şekilde ardında birçok açık kapı bırakarak … Okumaya devam et SERVANT (Sezon 2, Bölüm 1: DOLL) – Tasarım Aşamasında Bir Evren

YOU SHOULD HAVE LEFT: Modern İnsanın Hapishanesi Evidir

Dünyadan tamamen izole, modern, mimarisi minimalize edilmiş evde “bir süreliğine tatil yapıp kafa dinleme” fikri genellikle korku / gerilim türü için çok besleyici ve biraz da klişeleşmiş bir kullanım. Hatta öyle ki ana karakterlerin gittikleri bu evin bir de sakladığı “karanlık bir sırrı” varsa o zaman bu klişe tadından yenmez. Ancak You Should Have Left’in … Okumaya devam et YOU SHOULD HAVE LEFT: Modern İnsanın Hapishanesi Evidir

İstanbul Film Festivali 2021’e Hızlı Giriyor

[BASIN BÜLTENİ] İstanbul Film Festivali'nin 2020'de beyazperdede ve dijital platformu filmonline.iksv.org’ta gösterimini yaptığı 176 film, 190 binin üzerinde izleyiciye ulaştı. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ 2021'İYENİ YILIN İLK ÜÇ AYINA YAYILACAKÇEVRİMİÇİ FİLM PROGRAMIYLA KARŞILIYOR İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali’nin yılın ilk üç ayına yayılacak dopdolu çevrimiçi gösterim programı 1 Ocak 2021 Cuma … Okumaya devam et İstanbul Film Festivali 2021’e Hızlı Giriyor

Temsilin Temsilinin Ötekisi: POSSESSION

Polonyalı yönetmen Andrzej Żuławski’nin 1981 yapımı Possession filmi, bütünün ayırt edici özelliği olan “temsil”in öğelerini ilgilendiren unsurları kendi içine yedirmiş bir yapım. Aşkınlık ve fantastik ilkelerini dokunaklı bir şekilde yansıtmış olan Żuławski, salt bir ilişkide vuku bulan gerçekçi (temel) gerekçelerden kendine özgü bir dinamik yakalamış. 1988 yapımı The Silver Globe (Na Srebrnym Globie) ile dekor, … Okumaya devam et Temsilin Temsilinin Ötekisi: POSSESSION

Dial M for Movie – Aralık 2020 Seçkisi

Evet Mart ayından beri "bitsin de kurtulalım" dediğimiz 2020 yılının sonuna gelmeyi başardık, 1 Ocak 2021'de herşeyin mucizevi bir şekilde normale dönmeyeceğini bilsek de, yaklaşan bitişin belli bir rahatlama sağladığı da bir gerçek. Seçkilerimizin sekizincisiyle, yıl sonu seçkimizle karşınızdayız. Bu defaya mahsus olmak üzere üç kişinin elinden çıkan Aralık seçkisi, yine de çeşitlilik açısından diğerlerinden … Okumaya devam et Dial M for Movie – Aralık 2020 Seçkisi

LE REGARD DE CHARLES: Charles Aznavour’un Omzundan Dünya

Charles Aznavour’un aramızdan ayrılışının ikinci yılında, içerisinde birçok kişisel görüntülerin bulunduğu Le regard de Charles (Aznavour by Charles - 2019), bize sanatçının hayatına dair toplamda 83 dakikalık bir pencere açıyor. Yapım, İstanbul Film Festivali’nin Kasım seçkisi arasında yegâne belgesel filmi olarak yerini aldı. Marc Di Domenico'nun yönetmiş olduğu belgeselde hem şarkıcı hem de aktör olan … Okumaya devam et LE REGARD DE CHARLES: Charles Aznavour’un Omzundan Dünya

ON THE ROCKS: Hurdahaş Eden Nesnellik, Sürgüne Yollayan Öznellik

2003 yapımı Lost in Translation (Bir Konuşabilse) filminden sonra tekrar bir araya gelen Sofia Coppola ve Bill Murray, On the Rocks (2020) ile baştan aşağı öznellik ve nesnellik unsurlarının çatışmasını sergiliyor. Bill Murray’nin canlandırdığı Felix karakteri öznellik düzleminde karşımıza çıkarken Rashida Jones’un canlandırdığı Laura karakteri ise nesnel duruş olarak filmdeki yerini alıyor. Bu noktada “öznellik” … Okumaya devam et ON THE ROCKS: Hurdahaş Eden Nesnellik, Sürgüne Yollayan Öznellik

THE NEST: Suretleri Söylenemeyende Göstermek

Sean Durkin’in ikinci uzun metraj filmi olan The Nest (2020) ile ilgili ilk izleniminiz bir evliliğe dayalı gerilimler silsilesi ise bunu aklınızdan çıkarmanızı öneririz. Öte yandan filmde birincil ve dolaylı yoldan ikincil persona’lara dayalı gerilimler kovalamak daha makul bir yaklaşım olacaktır. İlk uzun metrajını 2011 yılında “Martha Marcy May Marlene” adıyla piyasaya süren Durkin bu … Okumaya devam et THE NEST: Suretleri Söylenemeyende Göstermek

THE WHALER BOY: Panoptizmin Kurguda Gerçeklikle Buluşması

İstanbul Film Festivali Kasım seçkisinin ilk filmi olan The Whaler Boy (Kitoboy, 2020), Philipp Yuryev’in ilk uzun metraj filmi. Filmin hemen ilk sahnesinde bir ekranın içinden Rusya’nın doğu eteklerine doğru uzanıyoruz. Hiç güneş görmeyen bu mekânda film boyunca karşılaştığımız tek cinsin erkek olması dikkat çekici. “Kadın”a yönelik görebildiğimiz tek imge bu güneşsiz mekân ile bağlantı … Okumaya devam et THE WHALER BOY: Panoptizmin Kurguda Gerçeklikle Buluşması