BERGMAN ADASI: Seni Düşlüyordum, Oysa Ben de Zaten Senin Düşündeymişim

Ortada “yolculuk” namına bütün fiiller, kelimeler, nesneler ve karakterler olsa da Mia Hansen-Løve’un yedinci uzun metraj filmi olan Bergman Island (Bergman Adası, 2021) yolculuk vaat eden ancak ona dair ardında hiçbir iz bırakmayan bir film. Burada sadece fiziksel anlamda bir yolculuktan değil, aynı zamanda duyusal bir yolculuğun varlığının koşullarından da bahsediyoruz. Kişisel bir iç sıkıntısının … Okumaya devam et BERGMAN ADASI: Seni Düşlüyordum, Oysa Ben de Zaten Senin Düşündeymişim

PETROV’S FLU: Göçebelikle Yerleşik Olmak Arasında Sıkışmış Bir Bellek

Bir punk sineması nasıl olurdu diye düşündüğümüzde aklımıza rahatlıkla düşebilecek filmlerden biri olan Petrov’s Flu (Petrovy v grippe, 2021), zihnin sessizce attığı çığlıkların bir kasırgası niteliğindedir. Sahip olduğu aşırılıklarla kendisini izleyenden ayrıcalık talep eden bu film hem görsel hem de içerik olarak pek alışık olmadığımız bir dünyaya sahip. Bu türden bir dışavurum akıllara Xawery Żuławski’nin … Okumaya devam et PETROV’S FLU: Göçebelikle Yerleşik Olmak Arasında Sıkışmış Bir Bellek

TITANE: Bir Düş Uyuşturucusunun Ritimsiz Dansı

Pasif bir ölüm sıcaklığını bir pelerin gibi kullanan düş uyuşturucusu için basit olan, kendi doğallığını takip etmektir. Basit olduğu için takip edilmesi kolay olan bu yol giderek alışkanlığa hatta gündelik ritme dönüşür. Varlığı, etrafa öznesi olmadan gerçekleştirdiği dağılım ise sadece öznesi dışındakileri sarsıcı bir şekilde etkileyebilir. Farkında olmadan bu alışkanlığın zehrini yutan özne, alıp verdiği … Okumaya devam et TITANE: Bir Düş Uyuşturucusunun Ritimsiz Dansı

THE CARD COUNTER (Kumarbaz): Babil Kulesi’nin Yıkılışı

Yerkürenin merkezine doğru sonsuzluk için kuyu kazmaya inat etmiş bir grup insan ancak kendileri için önceden çizilmiş olan sınıra varıncaya kadar özgürlerdir ve aradıkları sonsuzluğa yakındırlar. Ancak sınıra ulaşınca artık aynı grup ile yeni bir plan yapıp yola devam etme lüksü ellerinde olmaz. Bu da koyunun, uzun zamandır beraber olduğu gruptan ayrılması gerekliliğinin ilk koşuludur. … Okumaya devam et THE CARD COUNTER (Kumarbaz): Babil Kulesi’nin Yıkılışı

Your Vice is a Locked Room and Only I Have the Key: Kendi Duyularım Bile Algıladıklarını İnkâr Ediyor

Gözler belleğin kaidesi görevini yerine getiriyorsa onları yerinden çıkardığımızda bellekten geriye ne kalır? Masanın üzerine bırakılan kalem, daktilo, mektup açacağı ve tüm odaya dağılmış kâğıt parçaları ben odaya girmeden önce de varsa ben odaya girdikten sonra onları belleğimin parçası haline getiren gözler miydi? Ya da gözlerin taşıyıcısı olan beden sadece orada dikilen bir heykel miydi? … Okumaya devam et Your Vice is a Locked Room and Only I Have the Key: Kendi Duyularım Bile Algıladıklarını İnkâr Ediyor

AMERICAN HORROR STORIES: Rakibiniz Sizi Odadan Attı, Bağlantı Yeniden Yükleniyor (Sezon Finali)

Evrendeki en eski şeyle, yani ölümle tanıştıktan sonra diğer bedensiz ruhlarla aynı evi paylaşmak, bazı daimon’ların çoğu zaman henüz ruhuna erişmemiş bedenlere musallat olup onları bir nevi padalya niyetine kendilerinin malzemesi yapmalarıyla sonuçlanıyor. Oyun tamamen bir evde hayatta kalmak üzerine kurulu, öyle ki oyun sayfasını defalarca kez yenileyip sürekli aynı bölümü oynasanız bile çok daha … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Rakibiniz Sizi Odadan Attı, Bağlantı Yeniden Yükleniyor (Sezon Finali)

AMERICAN HORROR STORIES: Dehşet Olduğu Anda Bir Hikâye Ortaya Çıkar (Bölüm 6)

Kulaklarımız duyduğumuz herhangi bir çığlığın yanından umursamazca geçemediği gibi dehşetin yüzünü görmeye başladığımız zaman da başını başka yere çeviremez olur. AHS (American Horror Story) serisinin de genel olarak takip ettiği yol bununla bağlantılıdır. Son derece sert, işkence görmüş şiddetli bir hikâyenin peşinden sürekli olarak sürüklenir dururuz. Spin-off serisinin altıncı bölümü olan Feral’da (“yabani koşullarda yaşayan” … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Dehşet Olduğu Anda Bir Hikâye Ortaya Çıkar (Bölüm 6)

MEANDER: Günbatımı Günbatımını Taklit Ederken

Bir günbatımı resminin günbatımını temsil etmesi beklenir, öte yandan günbatımını örnek almış bir resim, aslında resimsel biçim olarak bu türden bir idea’nın gölgesini takip eder. Dolayısıyla temsil edilen her ne ise mantıksal olarak örnek aldığını gerek bağımsız temsilcileriyle gerekse benzer temellendirmeleriyle gösterir. Bu bağlamda Fransız yönetmen Mathieu Turi’nin ikinci uzun metraj filmi olan 2020 tarihli … Okumaya devam et MEANDER: Günbatımı Günbatımını Taklit Ederken

CANDYMAN (2021) – Onların Mekânı Ölümün Diyarıdır

Filmi yöneten ve aynı zamanda senaryo yazım kadrosunda da yer alan Nia DaCosta’nın Candyman (Şeker Adamın Laneti, 2021) filmi alışılageldik yeniden çevrim (remake) yapımların önüne geçiyor. Hepsinden de önemlisi kesinlikle efsanenin ana maddesinden kendisini kurtarmak isterken kaynak sözcenin asıl mülkiyetinde mahsur kalma tuzağına düşmüyor: Candyman efsanesinin rastlantısal dünyasının olasılıklarından besleniyor. Hem yapımcı koltuğunda oturan hem … Okumaya devam et CANDYMAN (2021) – Onların Mekânı Ölümün Diyarıdır

AMERICAN HORROR STORIES: Azize İlan Edilmek Suretiyle Klasik Mirasa Sahip Çıkmak (Bölüm 5)

2019 yılında televizyon dünyasında yerini alan, Tony Basgallop ve M. Night Shyamalan’ın oldukça başarılı çalışması Servant serisinden sonra, en azından televizyon dünyasında, “gizemli bebek” etrafında gerilim yaratma seviyesinin üst düzeye çıktığı söylenebilir. Daha çok televizyon dizilerinde kendini gösteren Sanaa Hamri’nin yönetmenliğinde gerçekleştirilen American Horror Stories’in Ba'al adlı bölümü iyiliği, kötülüğü, gizemi veyahut şeytanları kendince yorumlamaktan … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Azize İlan Edilmek Suretiyle Klasik Mirasa Sahip Çıkmak (Bölüm 5)