A SHORT FILM ABOUT KILLING – Sıcak Bir Yaz Gecesinde* Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film’in Düşündürdükleri

“Kabil’den bu yana hiçbir ceza dünyayı iyileştirememiştir” der Kieslowski’nin başyapıtının karakterlerinden Avukat Piotr. Bu cümleyi duyduğumuzda, hiç kuşkusuz insanlığın varoluşundan bu yana tüm tarihe dair derin düşüncelere dalmamak elde değildir. Krzysztof Kieslowski’nin efsanevi DEKALOG serisinin 5. bölümünden sinemaya uyarlanan A Short Film About Killing (1988), bize muhtemelen şimdiye kadarki en evrensel, en ‘insani’ soruları sorar. … Okumaya devam et A SHORT FILM ABOUT KILLING – Sıcak Bir Yaz Gecesinde* Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film’in Düşündürdükleri

COUTURES: Bedenin Kurumsal Mekanlarca Metalaştırılması

Alice Winocour’un yazıp yönetmenliğini üstlendiği ve 45. İstanbul Film Festivali seçkisinde de yer alan Coutures (Moda, 2025), film boyunca bahsi geçen ve karakterlerin içerisinde süzüldüğü kurumları kendi mekanik zaman dilimine doğru çekiyor. Bu şekilde tam anlamıyla kendi diline kavuşan mekânların yapısı Henri Bergson’un “yaşanan zaman”ının (durée) kapısını çalar. Bu da bedenlerin doğrudan bu mekanik yapısı … Okumaya devam et COUTURES: Bedenin Kurumsal Mekanlarca Metalaştırılması

DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN’in Güvenilmez Anlatıcısıyla Birtakım Mülâhazalar

Türk edebiyatında deneme türünün önemli yazarlarından Salâh Birsel, 1950’lerin sonunda bir tane roman yazar. Önce Ulus gazetesinde tefrika olarak okurla buluşan Dört Köşeli Üçgen adlı bu kitabın yayımlandığında yıl 1960’tır. 1950 kuşağı Türk yazarlarının yapıtlarını düşünürsek Birsel’in romanını “umulmadık bir metin” addetmek zor; çünkü okur, önceki on yıl boyunca onu ataletten kurtaracak metinlerle sıklıkla meşgul … Okumaya devam et DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN’in Güvenilmez Anlatıcısıyla Birtakım Mülâhazalar

Ataerki Tarafından Kemirilen Üftade’nin Delilikle Çözünmesi: TEYZEM

Teyzem (1986) filmi Ümit Ünal’ın kendi teyzesiyle ilişkili unutamadığı ve belki de bir katarsis yaşamak adına kaleme aldığı senaryosunun, yönetmen Halit Refiğ tarafından beyazperdeye aktarılmış yoğunluklu ve döneminin dilini, toplumunu, politikasını sorgulayan, irdeleyen bir yapım olarak karşımıza çıkar. Halit Refiğ her ne kadar “ulusal sinema” anlayışına sahip bir yönetmen olsa da Teyzem’in konusu ve yapısı … Okumaya devam et Ataerki Tarafından Kemirilen Üftade’nin Delilikle Çözünmesi: TEYZEM

DUNE: PART TWO – Anti-Feminist Bir Ürün Olarak Animasını Yiyen Mehdi

Frank Herbert’ın Dune (1965) romanının ikinci bölümü olan Dune: Part Two (2024) sinematografik olarak birinci bölüm başarısının üzerine çıksa da hikaye anlatıcılığı kısmında parçalı bir performans gösteriyor. Uyarlamanın hem yönetmeni hem de senaristleri arasında yer alan Denis Villeneuve seyircinin Dune evreni ve hikayesi hakkında arka plan bilgisine sahip olduğu fikri ile anlatımını gerçekleştirir. Sinema üslubuna … Okumaya devam et DUNE: PART TWO – Anti-Feminist Bir Ürün Olarak Animasını Yiyen Mehdi

Nur, Aşırı Yüklü Dili ve KAÇIKLIK DİPLOMASI

Dil ile delilik arasındaki bağ üzerine tespitlerinin bulunduğu Büyük Yabancı adlı kitabında Michel Foucault, konuşma olanağı ile deli olma olanağının eşzamanlı olduğunu ileri sürer. Birbirine dolanan bu iki olanağın özgürlüklerimizden en baskın olanının yolunu açtığını savunur. Peki, Foucault’nun deyişiyle delinin “aşırı yüklü dili”, neden ‘deli olmayanlar’ tarafından anlaşılmaz, çözümlenemez? İki grup arasında iletişimi engelleyen nedir? … Okumaya devam et Nur, Aşırı Yüklü Dili ve KAÇIKLIK DİPLOMASI

JOSEPH KILIAN – Kilian’ı Beklerken

Pavel Juráček ve Jan Schmidt tarafından çekilen Joseph Kilian (Postava k Podpírání, 1963), Çek Yeni Dalgası’na ait bir yapım olarak nitelendirilir. 38 dakikalık filmin konusu kısaca şöyle: Çekoslovakya’da totaliter bir yönetimin gölgesinde izole bir yaşam süren Harold (Karel Vasicek), Joseph Kilian adındaki bir tanıdığını, ölüm haberi vermek üzere aramaya koyulur. Kilian’ı arayan Harold devlet tarafından … Okumaya devam et JOSEPH KILIAN – Kilian’ı Beklerken

Réponse de femmes: Biz-im Bedenimiz Biz-im Cinsiyetimiz ya da Libidinal Enerjiyle Çalışan Arzu Makineleri

Agnès Varda, Simone de Beauvoir tarafından kaleme alınan bir manifestodan esinlenerek çektiği 1975 tarihli kısa filmi / belgeseli Réponse de Femmes: Notre Corps, Notre Sexe’de [Kadınların Cevabı: Bizim Bedenimiz, Bizim Cinsiyetimiz] radikal feminizmin -ya da ikinci dalga feminizmin- gündemindeki sorulara ve kürtajın Fransa’da yasallaştırılması sürecinde ortaya çıkan sorunlara değinir. Varda’nın bir sine-bildiri olarak tanımladığı kısa … Okumaya devam et Réponse de femmes: Biz-im Bedenimiz Biz-im Cinsiyetimiz ya da Libidinal Enerjiyle Çalışan Arzu Makineleri

MOTHER! – Dört Heterotopyalı Bir Toprak Ana Kalbi

Psikolojik korku-gerilim türüne dahil edilebilecek Mother! (2017),  Black Swan (2010) ve Requiem for a Dream (2000) gibi filmlerle adından söz ettiren Darren Aronofsky tarafından yazılıp yönetilmiştir. Filmde çokça dinsel ve mitolojik alegorilere yer verilir ve bu düzlem üzerinden bir sinemasal hikâye elde edilir. Gösterim sonrası çoğunlukla Aronofsky tarafından açımlanan bu filme yeni yorumlar getirmek oldukça … Okumaya devam et MOTHER! – Dört Heterotopyalı Bir Toprak Ana Kalbi

AMERICAN HORROR STORIES: Arzu Yasasının Lateks Kanunları (Bölüm 1&2)

Erotik hazzın yarasını her zaman ucu paslanmış bir kesiciyle deşmeye çalışan Brad Falchuk – Ryan Murphy ikilisi 25 Ağustos 2021’de American Horror Story’nin (AHS) 10. sezonunun açılışını yapmaya hazırlanırken, Temmuz ayında serinin hayranlarını bir spin-off ile buluşturdu. Toplam 7 bölümden oluşan ve sezon finalini 19 Ağustos’ta yapacak olan bu spin-off, konusunu tamamen AHS’nin ilk sezonu … Okumaya devam et AMERICAN HORROR STORIES: Arzu Yasasının Lateks Kanunları (Bölüm 1&2)