Maggie O’Farrell’ın 2020’de yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanan Hamnet (2025), Chloé Zhao’nun yönetmenliğinde kendisini doğadan inşa edilmiş bir prodüksiyonun içerisine bırakıyor ve orada “yapay” bir şekilde hayat bulmayı bekliyor. Film, William Shakespeare’i merkezine asla almıyor ancak onun etkisi altında kalmayı olabilecek en sade anlatımla gerçekleştiriyor. O’Farrell’ın romanına göre, “Hamlet” ve “Hamnet” aynı isim niteliği taşıyor, … Okumaya devam et HAMNET: Kamusal Bir Efsanenin Boş Beşikte Sallanan Etkileyici Bir Portresi
28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler
Daha önce Candyman (2021), The Marvels (2023) ve Hedda (2025) gibi filmlerin hem yönetmen hem de senaryo koltuğunda yer alan Nia DaCosta’nın yönetmenliğinde gerçekleşen 28 Years Later: The Bone Temple (28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, 2026), 28 Years Later (2025) filmiyle ton bakımından fazlasıyla uyuşuyor. Dramatik olanı çoğu zaman komedi unsurlarıyla besleyen filmin senaryo koltuğunda … Okumaya devam et 28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler
POSSESSION: When Love Becomes an Entity
Directed by Andrzej Żuławski and written by Żuławski together with Frederic Tuten, Possession is a 1981 psychological horror drama set in Berlin, in a city already divided, surveilled, and internally fractured. The setting is not incidental. It functions as a structural extension of the film’s psychic landscape. A city split by walls and ideology becomes … Okumaya devam et POSSESSION: When Love Becomes an Entity
POOLS: Suyun Esrik Hali
Sam Hayes’ın ilk uzun metrajı Pools (2025), bir yetişkinliğe geçiş (coming-of-age) filmi olarak değerlendirilebilir. Başrollerinde Odessa A'zion (Kennedy), Mason Gooding (Reed), Michael Vlamis (Michael), Tyler Alvarez (Blake) ve Suzanne Cryer (Lewis) gibi isimler yer alıyor. Havuzun ve su kavramlarının birer “geçiş dönemi” adı altında metafor olarak kullanılması hikâyenin temelini mizahi olarak beslerken diğer yandan karakterlerin … Okumaya devam et POOLS: Suyun Esrik Hali
THE MASTERMIND: Bir Toplumsal Depresyonun Habercisi Olarak Cazı Puro Gibi Kullanmak
Görünüşte en basit anlamıyla aynı tema etrafında dönen bir soygun zincirini konu alan Kelly Reichardt’ın The Mastermind (2025) filmi her ne kadar belirli bir tarihsel çerçevede anlatısını 1970'lerle çizse de klasik herhangi bir dönemin toplumsal çöküşüyle beraber görünmez depresyonunun uğultularına kulak veriyor. Bunu yaparken karakterlerinin seslerini gölgelemek için kompozisyonunun içerisine cazı araç olarak yerleştirerek sosyolojik … Okumaya devam et THE MASTERMIND: Bir Toplumsal Depresyonun Habercisi Olarak Cazı Puro Gibi Kullanmak
Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY
Deneyimlerimizden, gözlemlerimizden, onların bizde bıraktığı duygu ve düşüncelerden kaç ayrı hikâye kurgularız? Birden fazla kişinin ortaklaşa deneyimlediği bir durum hikâyeleştirildiğinde bakış açıları ne kadar farklı olursa olsun temelde kesişen noktalar, nasıl bir gerçeği hatırlatır bize? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bir Tren Yolculuğu” adlı öyküsünün anlatıcısının yaşantılarımızdaki benzerliklere ilişkin şöyle bir savı vardır: “İnsan hayatı, sandığımız kadar … Okumaya devam et Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY
Mccarthyizm Gölgesinde Bir Noir Romantik Anlatı: SWEET SMELL OF SUCCESS
Herkese merhabalar. Bu yazımızda siz okuyucularımıza yönetmen Alexander Mackendrick’in 1957 yapımı filmi Sweet Smell of Success’in analizini yapmaya çalışacağız. Filmin okumasında 1950’lerde Amerika’daki sosyo-politik ve ekonomik durum, halkın sosyolojik ve psikolojik nabzı, McCarthyizm ve Soğuk Savaş kavramlarını da deşerek filmin bu olgular arasında nerede durduğunun haritasını çıkartırken medyanın gücü, manipülasyon ve iş etiği kavramlarına da … Okumaya devam et Mccarthyizm Gölgesinde Bir Noir Romantik Anlatı: SWEET SMELL OF SUCCESS
Mert Baykal’ın YAN YANA Filminde Karnavalesk Bir Dostluk
“Tür filmleri”, yapı ve ele aldıkları izlekler bakımından ortak özellikler taşıyan sinema yapıtlarından mürekkep bir kategoriyi ifade eder. Bu filmlerin üretim aşamasında izleyicilerin beklentileri nasıl ki öngörülüyorsa izleyiciler de örneğin güldürü ya da korku türündeki bir filme giderlerken üç aşağı beş yukarı nasıl bir anlatı izleyeceğinin farkındadırlar. Nilgün Abisel, Popüler Sinema ve Türler adlı kitabında … Okumaya devam et Mert Baykal’ın YAN YANA Filminde Karnavalesk Bir Dostluk
Rayların Üstünde Bilinmeyene Bir Yolculuk: POCIAG / NIGHT TRAIN
Yönetmen Jerzy Kawalerowicz hiç kuşkusuz Polonya tarihinde çok önemli bir yere sahip olan sinemacıların başında gelmektedir. Onun bu denli ön planda olması elbette yönetmenliği dışında Polonya Birleşik İşçi Partisi üyeliğine ve bir süre parlamentoda görev yapmış olmasına dayanır. Yayılmacı Sovyet Komünizminin bir eseri olarak Polonya’da komünizm ideasının sinemadaki önemli temsilcilerinden olan Kawalerowicz, sinemasıyla da büyük … Okumaya devam et Rayların Üstünde Bilinmeyene Bir Yolculuk: POCIAG / NIGHT TRAIN
İKİ KISA FİLM ve İKİ UZAM (Apartman Boşluğu & Ağlamak Serbest, Gülmek Yasak)
Gaston Bachelard, Mekânın Poetikası kitabında evi insanın ilk gerçek kozmosu olarak tanımlar. Bu ilk kozmos, geçmiş başta olmak üzere o kadar çok şeyi barındırır ki ev üzerine düş kuran kişinin belleğinin ötesine geçecek, bellekle imgelemin birbirine ulandığı bir uzam ortaya çıkar. Bachelard’a göre hem bellek hem imgelem, bir değerler dizgesine koşut biçimde anı ve imge … Okumaya devam et İKİ KISA FİLM ve İKİ UZAM (Apartman Boşluğu & Ağlamak Serbest, Gülmek Yasak)
