UNDERWATER: 2020 Model Alien Güzellemesi

Yönetmen koltuğunda William Eubank’in oturduğu, başrollerinde Kristen Stewart ve Vincent Cassel’in yer aldığı Underwater, 2020 yılı bilimkurgu dağarcığının ilk üyesi olarak kendini gösteriyor. Yönetmen, 2014 yılında hem yazıp hem de yönetmiş olduğu The Signal adlı film ile türün takipçilerinin dikkatini çekmeyi başarmıştı. Şimdi ise Underwater ile bizi vıcık vıcık bir halde okyanusun derinliklerine çağırıyor. Kurgusal … Continue reading UNDERWATER: 2020 Model Alien Güzellemesi

PAN'IN LABİRENTİ: Bir Çarkın İç Acıları ve Ağrıları

Aykırı bir peri masalı. Guillermo del Toro'nun 2006 yılında acılar ve ağrılar içinde yazıp ete kemiğe büründürdüğü bir masal. Masallar yüzyıllar boyunca toplumsal normların etkisinden çıkarılamamış ve yeniden yaratımlar yerine yeniden üretimler ile sürekli kendilerini hatırlatmışlardır. Masal kavramının çerçevesini oluşturmuş, bunun dışında kalanlara ise kalıp dışı, aykırı gözüyle bakmayı sağlamıştır bu masallar. Del Toro'nun masalı … Continue reading PAN'IN LABİRENTİ: Bir Çarkın İç Acıları ve Ağrıları

VAMPYR: Carl Theodor DREYER’den Karanlık bir Başyapıt

Sinema tarihinde bazı filmler için haklı tanımlamalar yapılır, “ilk sesli film” (The Jazz Singer) veya “cadılığı konu edinen ilk film” (Häxan) gibi. Danimarkalı usta yönetmen Carl Theodor Dreyer’in Vampyr (1932) filmi hakkında ise, tüm sınıflandırma kriterlerini aşıyor dersek abartmış olmayız. Hitchcock’un “üst üste iki defa izlenmeyi hak eden tek film” olarak nitelediği, Buñuel’in ise “en … Continue reading VAMPYR: Carl Theodor DREYER’den Karanlık bir Başyapıt

THE FAVOURITE: Anaerkil İktidar Mücadelesi

Daha önceden Dogtooth, The Lobster ve The Killing of a Sacred Deer’dan tanıdığımız Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un çok konuşulan filmi The Favourite (2018), festival gösterimi sonrasında üzerine bir de çalışma yapmam nedeniyle daha ayrıntılı bir şekilde inceleme fırsatı bulduğum bir yapım. The Favourite’ı diğer Lanthimos filmlerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi senaryosuna bu sefer Lanthimos’un … Continue reading THE FAVOURITE: Anaerkil İktidar Mücadelesi

THE CROW: Dört Ayrı Hayatın Ortak Karesi

En önce nişan yüzükleri için öldürülen çift vardı. Arkasından trafik kazasında hayatını yitiren nişanlı bir kadın geldi. Bu iki hikâye iç içe geçirildi ve nişanlı olup bir çete tarafından öldürülen çiftin hikayesi yaratıldı. Bu yaratım sırasında nişanlı ve evlilik hazırlığı yapan bir adam bir karganın kanadına binip bizleri ve bu düzeni terk etti. Dört ayrı … Continue reading THE CROW: Dört Ayrı Hayatın Ortak Karesi

MUSEUM HOURS ve PIETER BRUEGEL

Museum Hours / Ziyaret Saatleri 2012 yılında çekilmiş bir belgesel olmasına rağmen, ünü biraz geriden geldi. Çeşitli mecralarda adının geçmeye başlaması ve aldığı ödüllerin parıltısının Dünya’nın dört bir yanında görülebilmesi için, beş-altı yıl beklemesi gerekti. En sonunda bizim de dikkatimizi çekince, gittik DVD’sini aldık, büyük bir şevkle ekran karşısına oturduk. Ne yazık ki bizi, tahmin … Continue reading MUSEUM HOURS ve PIETER BRUEGEL

LOST HIGHWAY: Gerçek ile Rüya Arası Bir Yerde

Bazen güncel filmlere başını çevirip, bir klasik olarak adlandırılan, kendisi için kült niteliği taşıyan filmlere dönüş yapmak istiyor insan. Seneler geçtikçe bu filmlere tekrar tekrar geri dönüldüğünde, her seferinde yeni bir şey fark ediliyor veya hafızadaki yeri tazeleniyor. Lost Highway de benim için böyle bir yapıt. Filmin yönetmeni David Lynch’in diğer işleri gibi, Lost Highway … Continue reading LOST HIGHWAY: Gerçek ile Rüya Arası Bir Yerde

POWDER: Beyazdan Daha Beyaz Olana Karşı Sırttaki Ter Damlasının Ürperticiliği

Powder, 1995 yılında Victor Salva'nın kaleminden ve kamerasından gözlerimize ve oradan beynimizin kıvrımlarında dolaşıp yüreğimize (eğer var ise) misafir olan nev-i şahsına münhasır bir eser. Genel olarak konusuna bakılacak olunursa; henüz ana rahminin sıcaklığından ayrılmamış olan Jeremy'ye (Sean Patrick Flanery) ev sahipliği yapan annesinin üzerine bir yıldırım düşmesi ve bu yıldırımın güçleriyle donanmış Jeremy'nin doğup … Continue reading POWDER: Beyazdan Daha Beyaz Olana Karşı Sırttaki Ter Damlasının Ürperticiliği

Ford v Ferrari / Le Mans ‘66

James Mangold’un, 1966 Le Mans yarışında Ford ile Ferrari firmalarının üstünlük mücadelesini konu edinen son filmi Ford v Ferrari, bu yılın sürprizlerinden ve gösterim tarihi açısından da adeta bir yılbaşı hediyesi. Sürpriz olarak niteleme sebeplerimizden biri, filmin ana konusunun genel kitleye hitap etmemesi. Kişisel olarak benim bile ilk tepkim yavan bir “yarış filmi, hadi bakalım” … Continue reading Ford v Ferrari / Le Mans ‘66

Bir Hitchcock Güzellemesi: THE STRANGE LOVE of MARTHA IVERS

En az Hitchcock filmleri kadar karanlık, acımasız ve gölge oyunlarıyla aklınızı başınızdan alan 1946 yapımı The Strange Love of Martha Ivers (Martha Ivers’in Tuhaf Aşkı), masum maskelerinin altındaki tehlikeli sayılabilecek insan karakterlerini ince bir şekilde işleyen bir film. Başrollerini Martha karakteriyle Barbara Stanwyck, Sam karakteriyle Van Heflin ve Toni karakteriyle Lizabeth Scott’ın paylaştığı filmde Kirk … Continue reading Bir Hitchcock Güzellemesi: THE STRANGE LOVE of MARTHA IVERS