LEAP OF FAITH: William Friedkin ile The Exorcist ve Sinema Üzerine

Alexandre O. Philippe’in 2019 tarihli belgeseli Leap of Faith’i (Leap of Faith: William Friedkin on the Exorcist) geçtiğimiz ayın sonunda IKSV’nin Mart seçkisinde izlemiştik. Filmin adı Türkçe’ye “İnançlı Atlayış” olarak çevrilmiş, belki daha iyi bir karşılık bulunabilirdi diyemiyorum çünkü benim aklıma gelenler de (“Kör Hamle” veya “Kör Atlayış” gibi) hiç iyi değil. “Leap of Faith” … Okumaya devam et LEAP OF FAITH: William Friedkin ile The Exorcist ve Sinema Üzerine

GELECEK PROGRAM / COMING SOON (3) – Nisan 2021

Dial M for Movie 2019’un başında ilk eleştiri yazılarını yayınlamaya başladığında “Gelecek Program” başlığı altında, yakında gösterime girecek filmlerden bahsediyorduk, sonrasında bu duyurularımızı basın bülteni formatında sizlere sunmaya başladık, pandemi döneminde ise ne yazık ki bu tür duyurular durma noktasına geldi. Ancak 2021’in Mart ve Nisan aylarında bazı yeni filmlerle ilgili basın bültenleri posta kutumuza … Okumaya devam et GELECEK PROGRAM / COMING SOON (3) – Nisan 2021

THE PENULTIMATE (Den Næstsidste): Future Perfect

The tense of time that we think is complete, is the time of the symbolized. Learning the causality of a fact is based on this absolute method of knowing. As it will come unaware of the most immediate state of the present time, we arrive at its future perfect tense. In this respect, the possibility … Okumaya devam et THE PENULTIMATE (Den Næstsidste): Future Perfect

LAST MOMENT OF CLARITY ve Bir Senaryonun Anatomisi

Dial M for Movie’de bir film üzerine inceleme yazısı yayınlamamızın genelde iki nedeni oluyor diyebiliriz; ilki o filmi “hakkında yazmaya değer” bulmamız, ikincisiyse o filmin bizde “izlediklerim hakkında söyleyecek sözüm var” itkisini uyandırması. Tabii akredite olduğumuz bir festival söz konusuysa bir filmi kötü de bulsak yazıyoruz, orası ayrı. Dolayısıyla bizden “az önce ne izledim ben, … Okumaya devam et LAST MOMENT OF CLARITY ve Bir Senaryonun Anatomisi

NIGHTVISION: İzleniyor Olmanın Dayanılmaz Artçı Şokları (Cinéma du Réel – 2)

43. Cinéma du Réel Festivali’nden bir diğer favorimiz olan orta metrajlı (37 dk.) Nightvision (Gece Görüşü, 2021), tanımadığımız biri tarafından izleniyor olma hissinin ağırlığının boyutlarını katman katman açan bir film. Bir şüphe duygusunun ve dürtüsünün ne denli hızlı bir şekilde içimize zehir gibi akıtılabileceğine ve giderek büyüyebileceğine tanık oluyoruz. Ekrandan izlediğimiz ve bizim de yabancısı … Okumaya devam et NIGHTVISION: İzleniyor Olmanın Dayanılmaz Artçı Şokları (Cinéma du Réel – 2)

A RIVER RUNS, TURNS, ERASES, REPLACES: Zamanın Hatırlatıcı Formları (Cinéma du Réel – 1)

Bu yıl 43.’sü düzenlenen Cinéma du Réel Festivali’nde favorilerimizden biri olan A River Runs, Turns, Erases, Replaces, (Nehir Akar, Kıvrılır, Siler, Yerine Koyar) tam anlamıyla zamana karşı koyamamanın hikayesini gözler önüne seriyor. Bu karşı koyamama durumu coğrafi olarak şehrin ortasında kendi doğasının yapısını zamanla öyle güçlendiriyor ki adeta bir daha yerinden oynamayacak olan bir kasını … Okumaya devam et A RIVER RUNS, TURNS, ERASES, REPLACES: Zamanın Hatırlatıcı Formları (Cinéma du Réel – 1)

CHUNGKING EXPRESS: Uzun Zaman Önce Olmuş Olanı Sürdürmek

Evimizin odaları, kullandığımız eşyalar, giydiğimiz kıyafetler, üniformalar gibi gündelik hayatta yaşantımızın bir parçası olan, hayatımızın bu gizli özneleri, kendi isimlerinden bağımsız olarak kullanımlarını her an sezdirirler. İşin özü zaten böyle de olmalı; salt amaçlarının dışındaki bu duruşları onları, hayatımızın “cansız” nesnesine çevirir. Böylece yalnızlığın uzlaşımsal ortaklığı ortaya çıkmış olur. Wong Kar-wai filmlerinde de bu cansız … Okumaya devam et CHUNGKING EXPRESS: Uzun Zaman Önce Olmuş Olanı Sürdürmek

Dev Bir Yazarın Gölgesinde Kalmış Bir Büyüme Serüveni: MY SALINGER YEAR

Joanna Rakoff’un aynı adlı romanına dayanan ve yönetmen koltuğunda Philippe Falardeau'nun bulunduğu My Salinger Year (Salinger Yılım, 2020) adlı yapımı, geçtiğimiz ay İKSV’nin Mart Seçkisi kapsamında izledik. Üniversiteden yeni mezun olmuş, yazar olma hayalleri kuran genç bir kadının öğrenci kentinden ayrılıp, sevgilisini bırakıp New York kentine gelişini ve orada yaşadıklarını konu alıyor film. Aslen bir … Okumaya devam et Dev Bir Yazarın Gölgesinde Kalmış Bir Büyüme Serüveni: MY SALINGER YEAR

Kral Arthur’u Gerçekçi Olarak Betimlemek: Peki ama, Hangi Arthur?

Hatırlarsanız Guy Ritchie’nin 2017’de çektiği King Arthur: Legend of the Sword’un ardından, kızılca kıyamet kopmuştu: Askerler ne biçim bir İngilizce konuşuyor, saç kesimleri çok modern, ayrıca karakterler tam oturmamış, vs. vs. Hatta Daniel Pemberton’ın bestelediği harika müzikle bile dalga geçenler olmuştu, tabii hazır herkes tarafından eleştirilen bir film varken, neden olmasın… Geçtiğimiz günlerde de Zack … Okumaya devam et Kral Arthur’u Gerçekçi Olarak Betimlemek: Peki ama, Hangi Arthur?

SERVANT Sezon Finali (Sezon 2, Bölüm 10: JOSEPHINE) – Tersine Çevrilmenin Varsayımsal Gücü

Alman düşünür Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in Phänomenologie des Geistes (The Phenomenology of Spirit - Ruhun Fenomenolojisi) eserinde geçen bir düşünme biçimine göre hakiki olduğundan şüphe duyulan bir bilginin hiçe sayılmasına asla izin verilmemelidir. Düşünür burada “yasaklama”yı ifade edip emir kipini kullanarak bir nevi olayın negatif yapısını eleştirmiştir. Ona göre negatiflik patlaması, anlamlı bir anlatı içinde … Okumaya devam et SERVANT Sezon Finali (Sezon 2, Bölüm 10: JOSEPHINE) – Tersine Çevrilmenin Varsayımsal Gücü