BLUE VELVET: Gotik Hayaletin Soyutlaştırdığı Öteki Kulak

Bir anlamda fragmanlar halinde bir bedenin düşüşü olarak da düşünülebilen Blue Velvet (Mavi Kadife, 1986), David Lynch’in gerçeklik ve fantezi öğelerinin en yüksek seviyede seyrettiği filmlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bir yanda izleyicinin önüne sermiş olduğu beden parçalarıyla en ince ayrıntısına kadar ilgilenirken diğer yandan tam olarak belli bir fantezinin kölesi olmuş duygulara rehberlik eden … Okumaya devam et BLUE VELVET: Gotik Hayaletin Soyutlaştırdığı Öteki Kulak

Boolean Vivarium’un Yönetmeni NICOLAS BAILLEUL ile Konuştuk!

Sitemizin kurucu-yazarı Burcu Meltem Tohum, bu yılın Mart ayında akredite olarak katıldığı 46. Cinéma du Réel – Paris Belgesel Film Festivali’nde izlediği Boolean Vivarium adlı filmden kafasında bazı soru işaretleriyle ayrılınca, hemen yönetmen Nicolas Bailleul ile temasa geçtik ve kendisi de röportaj talebimizi tüm inceliğiyle kabul etti. Ne var ki cevapların bize yazılı olarak geç … Okumaya devam et Boolean Vivarium’un Yönetmeni NICOLAS BAILLEUL ile Konuştuk!

Nicolas Bailleul, Réalisateur de “Boolean Vivarium” a répondu à nos questions!

Burcu Meltem Tohum, après avoir vu le film « Boolean Vivarium » de Nicolas Bailleul dans la 46ème édition du Cinéma du Réel (22-31 Mars 2024) cette année, elle a tout de suite commencé à chercher les moyens de faire un entretien avec M. Bailleul. Nous tenons à remercier M. Nicolas Bailleul, d’avoir accepté la demande d’entretien … Okumaya devam et Nicolas Bailleul, Réalisateur de “Boolean Vivarium” a répondu à nos questions!

I SAW THE TV GLOW: Büyüsünü Yitiren Televizyonun Ölü Nesnesi Olmak

Jane Schoenbrun'un üçüncü uzun metraj filmi olan I Saw the TV Glow (“TV Ekranının Parladığını Gördüm”, 2024), televizyonun yarı soluk rengine kapılmış yapay bir gerçekliğin geçidini, bir ekranın gri tonlarına sığınmış pürüzlü dudaklara taşıyor. Film her ne kadar çoğunlukla yumuşak denebilecek alanlara çıplak ayakla basıyor olsa da, sekansların arasından seken, bir nevi imge evrenimizde paslanmış … Okumaya devam et I SAW THE TV GLOW: Büyüsünü Yitiren Televizyonun Ölü Nesnesi Olmak

THE GIRL WITH THE NEEDLE – Karnı Hiç Doymayan Gargantua’nın Kutsal Mağarası

77. Cannes Film Festivali’nin en karanlık filmlerinden biri olan, Magnus von Horn’un siyah beyaz olarak çektiği son eseri The Girl with the Needle (Pigen med Nalen, 2024) cehennemvari görsel temasıyla aynı kâbusu izleyiciye film bitinceye değin defalarca yaşatıyor. İğneli kız olarak tanıdığımız ve filmin tüm anlatısını onunla keşfettiğimiz Karoline’in (Vic Carmen Sonne) dramatik varlığı ve … Okumaya devam et THE GIRL WITH THE NEEDLE – Karnı Hiç Doymayan Gargantua’nın Kutsal Mağarası

DUNE: PART TWO – Anti-Feminist Bir Ürün Olarak Animasını Yiyen Mehdi

Frank Herbert’ın Dune (1965) romanının ikinci bölümü olan Dune: Part Two (2024) sinematografik olarak birinci bölüm başarısının üzerine çıksa da hikaye anlatıcılığı kısmında parçalı bir performans gösteriyor. Uyarlamanın hem yönetmeni hem de senaristleri arasında yer alan Denis Villeneuve seyircinin Dune evreni ve hikayesi hakkında arka plan bilgisine sahip olduğu fikri ile anlatımını gerçekleştirir. Sinema üslubuna … Okumaya devam et DUNE: PART TWO – Anti-Feminist Bir Ürün Olarak Animasını Yiyen Mehdi

CUCKOO: Keşif Gözcüsünün Kulakları Kanatan Radyo İstasyonu – Berlinale #1

Tuhaf, rahatsız edici ve ölümcül bir sesin sahte güvenlik duygusuna kapılmış bir evreni hedef alan Cuckoo (2024), sesin varlığını uyarıcı bir dalga şeklinde kullanarak izleyiciyi gerçeküstü bir rüya anlatısının içerisine davet ediyor. Film boyunca gizemli ve can yakan bir sesin, çığlığın peşinde sürüklenirken şifreli ve trajik konusuyla Cuckoo, bu yıl Dial M for Movie olarak, … Okumaya devam et CUCKOO: Keşif Gözcüsünün Kulakları Kanatan Radyo İstasyonu – Berlinale #1

STRAWBERRY MANSION: Rüyalarda Bile Rahat Yok

Yönetmenliğini Kentucker Audley ile Albert Birney’nin yaptığı Strawberry Mansion (2021) retro-fütüristik teması ve olabildiğine pastel renkleri ile seyircinin dikkatini üzerine çekiyor. Sinemada sürrealizm söz konusu olduğunda genellikle görünür bir bağlantı olsa da olmasa da sıklıkla David Lynch sineması üzerinden bir değerlendirme yapılır. Temelsiz David Lynch benzetmeleri bir yana, bu filme tam bir Lynch üslubu hakim … Okumaya devam et STRAWBERRY MANSION: Rüyalarda Bile Rahat Yok

Sight and Sound Dergisi Tüm Zamanların En İyi Filmleri Anketi (Sonuçlar)

Herhangi bir alanda “en iyiyi” belirleme arzumuzun altında yatan nedir? Seçimlerimizi veya tercihlerimizi onaylamak, tasdik etmek, doğrulamak, geçerli kılmak mı? İster sporda ister edebiyatta, müzikte, resimde veya sinemada olsun, “en iyi” listeleri yaparken aslında ne yapıyoruz?  Derginin 2019’dan bu yana genel yayın yönetmenliğini yapan Mike Williams, sonuçların açıklandığı sayının (2022/2023 Kış Sayısı) giriş yazısında bu … Okumaya devam et Sight and Sound Dergisi Tüm Zamanların En İyi Filmleri Anketi (Sonuçlar)

CRIMES of the FUTURE: Veri-leş-(tir)ilen Bedenlerin İlkel Organik Formları

Bir veri kümesi olarak kullanılan beden, yapısı gereği fiziksel olarak içerisinde kendisini yavaşlatan organik yapıların temsil noktasını oluşturur. Dolayısıyla beden, sağır bir yazılımdan ibaret olmak bir yana, aksine komut dosyalarıyla sürekli olarak iletişim halindedir. Bu onu doğası gereği yüzeysel bir yetersizlik olarak dışarıya bağımlı kılar. David Cronenberg filmografisinde sıklıkla tanıklık ettiğimiz organik bedenin organik olmayan … Okumaya devam et CRIMES of the FUTURE: Veri-leş-(tir)ilen Bedenlerin İlkel Organik Formları