THE HOLE (Dong): Bir Delikten Dünyaya Bakmak

Yönetmen Tsai Ming-liang’ın dördüncü uzun metraj filmi olan 1998 tarihli The Hole (Dong), 2000 yılında, belirsiz bir virüsün Taipei şehrine gölgesini indirmesiyle insanlığın yavaş yavaş bitişine çok duru ve düşündürücü göndermeler yapan özel bir film. Issızlığını, nemliliğini, uzaklığını ve soğukluğunu herhangi bir şartlanmaya bağlı kalmaksızın aktaran film, tıpkı adını aldığı delik gibi, filmin sonuna değin … Okumaya devam et THE HOLE (Dong): Bir Delikten Dünyaya Bakmak

THE WHALER BOY: Panoptizmin Kurguda Gerçeklikle Buluşması

İstanbul Film Festivali Kasım seçkisinin ilk filmi olan The Whaler Boy (Kitoboy, 2020), Philipp Yuryev’in ilk uzun metraj filmi. Filmin hemen ilk sahnesinde bir ekranın içinden Rusya’nın doğu eteklerine doğru uzanıyoruz. Hiç güneş görmeyen bu mekânda film boyunca karşılaştığımız tek cinsin erkek olması dikkat çekici. “Kadın”a yönelik görebildiğimiz tek imge bu güneşsiz mekân ile bağlantı … Okumaya devam et THE WHALER BOY: Panoptizmin Kurguda Gerçeklikle Buluşması

BLACK MIRROR Işığında İnsanlığın “Kara Ayna”daki Yansıması ve Gelecek Senaryoları

Bu yazımızda oldukça büyük bir izleyici kitlesine ulaşan İngiliz TV dizisi Black Mirror’dan (Kara Ayna) ve bize sunduğu gelecek portresinden bahsedecek, insanlığın şimdisi ve geleceği üzerine sohbet havasında birkaç kelam edeceğiz. Yazının sınırları içinde Black Mirror bölümlerinden tek tek bahsetmek elbette ki mümkün değil. Zira dizinin bölümlerinin pek çoğu neredeyse bir film uzunluğuna sahip olmakla … Okumaya devam et BLACK MIRROR Işığında İnsanlığın “Kara Ayna”daki Yansıması ve Gelecek Senaryoları

Distopyaya Dönüşen İkincil Yuva Simülasyonu

Elia Suleiman’ın 2019 yapımı filmi Burası Cennet Olmalı (It Must Be Heaven) Dünya prömiyerini yaptığı 72. Cannes Film Festivali’nde 2 ödül birden kazandı. Bundan önceki filmlerinde Filistin’i Dünya’nın bir mikrokozmosu olarak gördüğünü söyleyen Suleiman, Burası Cennet Olmalı içinse tam tersini dikte ediyor: Bu sefer Dünya Filistin’in bir mikrokozmosu olarak kendini gösteriyor. Varılan her yeni şehir … Okumaya devam et Distopyaya Dönüşen İkincil Yuva Simülasyonu

The Seventh Continent: Hedef Yedinci Kıta

“Yabancılaşma”, “aidiyetsizlik” ve “varoluşsal sıkıntılar” denildiğinde akla gelen yönetmenlerden biri olan Michael Haneke, 1989 tarihli The Seventh Continent (Yedinci Kıta) ile kariyerine derinlikli ve bir o kadar da kışkırtıcı bir başlangıç yaptı ve bu film onun kariyerini çizmesinde önemli bir marka haline geldi. Bir yerde mutlu bir aile varsa, maddi ve manevi olarak uzaktan güçlü … Okumaya devam et The Seventh Continent: Hedef Yedinci Kıta