Orhan Pamuk’un aynı isimli romanından uyarlanan ve yönetmen koltuğunda Zeynep Güney Tan’ın oturduğu Masumiyet Müzesi (2026), 1970’ler Türkiye’sinin sosyolojik örüntülerini romantize edilmiş bir ilişkide görünür kılan, dayandığı esere ve yazara sadık kalan, estetik açıdan doyurucu bir yapım olarak karşımıza çıkmaktadır. Anlatı, varlıklı bir ailenin oğlu olan Kemal (Selahattin Paşalı) ile onun uzaktan akrabası yoksul Füsun … Okumaya devam et MASUMİYET MÜZESİ: Eşyalara Bulaşan Eril Saplantının Masum Olmayan Anatomisi
Etiket: Netflix
RIPLEY – Bölüm 5: Küllüğün Şeffaf Sehpa Üzerindeki Soğuk Soluğu
Serinin müphem bir aşırılığa dayanan beşinci bölümü, nesnenin özneleştirilmesi üzerinden asıl olan özneyi özgürleştirmek adına, nesnenin ontolojik gerçekliğine bedel ödetiyor. Bu bölümden itibaren belli bir mekanizmanın girdabına giren Ripley, öznenin başarılı addetmiş olduğu işi, artık tamamlanması beklenen evrensel bir doğruya doğru çekiyor. Kendi hayati çıkarlarına tam anlamıyla direnmekten ziyade yaşamın kendisine sımsıkı sarıldığı bölümün her … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 5: Küllüğün Şeffaf Sehpa Üzerindeki Soğuk Soluğu
RIPLEY – Bölüm 4: Tatlı Hayat (Tematik ve Göstergebilimsel Okuma)
Önceki bölümde, denizin ortasında gerçekleşen cinayetin ardından, La Dolce Vita başlıklı dördüncü bölüm baştan aşağı su temasının gölgesinde ilerliyor demek abartı olmayacaktır, bir anlamda Ripley’nin (Andrew Scott) – eğer varsa – suçluluk duygusunun dışavurumu, sinemasal düzlemde göstergebilimsel terimceyle “su yerdeşliği (isotopie)” aracılığıyla gerçekleşiyor. Suçluluk duygusu yerine söz konusu olanın aslında Dickie’ye (Johnny Flynn) dönük basit … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 4: Tatlı Hayat (Tematik ve Göstergebilimsel Okuma)
THE SHROUDS: Fütüristik Mezarlığın Dijital Tabutu
David Cronenberg’in “en kişisel filmim” olarak nitelendirdiği The Shrouds (Kefenler, 2024), 77. Cannes Film Festivali’nin hem görsel hem içerik bağlamında oldukça yaratıcı yapımları arasında yer alıyor. Filmin hemen açılışında Karsh’ın (Vincent Cassel) izleyiciyi sarıp sarmalayan dişçi koltuğundaki çığlığı ve çektiği kederden dolayı ağrı yaratan dişiyle karşı karşıya kalıyoruz. Cronenberg, filmde Karsh karakteri ile kendi avatarını … Okumaya devam et THE SHROUDS: Fütüristik Mezarlığın Dijital Tabutu
RIPLEY – Bölüm 3: İhlal Edilmiş Hakikatin Su Üzerindeki Yansıması
Kendi benliğinin ve bedenin çığlığını bir kenara bırakarak yavaşça sürümüş olduğu adımları geriye dönüp bir daha çiğnememek üzerine kurulu olan Tom Ripley’nin (Andrew Scott) hayatı gerçekten olmuş olması muhtemel bir hilekârlığın dokunaklı tebessümü gibi dizinin her bölümüne siniyor. Üçüncü bölümün hemen açılış kısmında rastladığımız Ripley’nin İtalyanca öğrenme hali ve sadece temel gündelik bir konuşmanın yansıması … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 3: İhlal Edilmiş Hakikatin Su Üzerindeki Yansıması
RIPLEY – Bölüm 2: Merhametin Yedi Biçimi (Tematik Okuma)
İlk bölümle ilgili yazımızda senarist ve yönetmen Steven Zaillian’ın, daha çok da görüntü yönetmeni Robert Elswit’in ne kadar kaliteli bir iş ortaya çıkardıklarından bahsetmiştik, bu bölümle ilgili tematik çözümlememize geçmeden önce Zaillian üzerinde yine kısaca durmakta fayda var çünkü kendisi senarist kimliğiyle harika bir bölüm başlığına imza atmış, üstüne de bu ikinci bölümün büyük kısmını … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 2: Merhametin Yedi Biçimi (Tematik Okuma)
RIPLEY – Bölüm 1: Bulunması Zor Bir Adam (Göstergebilimsel Okuma)
Tamamı usta senarist ve yönetmen Steven Zaillian tarafından yönetilen sekiz bölümlük dizi Ripley (2024) geçtiğimiz hafta, 4 Nisan 2024’te Netflix platformunda gösterilmeye başlandı. Henüz sadece 2 bölüm izlemiş olmamıza rağmen klavye başına oturma nedenimiz ise elbette dizinin görüntü yönetmeni, Oscar ödüllü usta isim Robert Elswit. Siyah beyaz çekilen Ripley’de imzasını attığı sinematografiye hayran kalmamak imkansız. … Okumaya devam et RIPLEY – Bölüm 1: Bulunması Zor Bir Adam (Göstergebilimsel Okuma)
SPACEMAN: Kontrol Altına Alınmış Saf Aklın Alegorik Esrarengiz Figürü – Berlinale #3
Johan Renck’in kendi sanatsal ve yaratımsal aurasından ilham alarak yönetmiş olduğu Spaceman (2024), yalnızlık için yazılmış sonlu bir şiir havasını taşıyor. Bir astrofizikçiyi canlandıran Adam Sandler (Jakub Prochazka) tam anlamıyla gerçekçi ve sembolik olanın, tanınabilir ve gizemli olan ile yerlerini değiştiriyor. Kendini evinde hissetmek üzere kurulmuş olan kendi anı dünyasına istemeden son derece sadık kalan … Okumaya devam et SPACEMAN: Kontrol Altına Alınmış Saf Aklın Alegorik Esrarengiz Figürü – Berlinale #3
Hakikate Varmak ve Onunla Yüzleşmek: YARATILAN
Çağan Irmak’ın Netflix’te izleyiciyle buluşan yeni dizisi Yaratılan (2023); bilim, korku, kibir, ötekileştirme ve aşk izleklerinin işlendiği bir genel anlatı izlencesine sahip. Mary Shelley’nin kült romanı Frankenstein’dan (1818) uyarlanan dizi, yönetmenin bütün film ve dizilerinde olduğu gibi yine onun biçeminin fark edildiği bir yapım. Yaratılan’ın Çağan Irmak imzalı diğer yapımlarla izlek ve biçemsel söyleşimi, anlatıda … Okumaya devam et Hakikate Varmak ve Onunla Yüzleşmek: YARATILAN
BARDO, False Chronicle of a Handful of Truths: Düşsel Bir Karakterin Kutsanmış Kusurlu Destanı
Birdman or The Unexpected Virtue of Ignorance (2014) filminin yanına 2022’de bir nevi kardeş misali katılan BARDO, False Chronicle of a Handful of Truths (Bardo, Bir Avuç Doğrunun Yalan Yanlış Güncesi), Alejandro G. Iñárritu’nun varoluşun kutsallığında detaylı bir şekilde kusur aradığı, fantezileri baştan sona yıkadığı ve tamamıyla zamanın kumlarıyla oynandığı bir film. Zama (2017), Siberia … Okumaya devam et BARDO, False Chronicle of a Handful of Truths: Düşsel Bir Karakterin Kutsanmış Kusurlu Destanı
