Atom Egoyan’ın, Avrupa prömiyerini geçtiğimiz Şubat ayında Berlinale’de yapan ve adını Salome mitosundaki Yedi Peçe veya Yedi Tül dansından alan son filmi Seven Veils (2023), entelektüel ve tarihsel bagajı hayli yüklü olduğu için dikkatimizi fazlasıyla çekmişti. Bu yılki Berlinale’ye akredite basın olarak katılan yazarımız Burcu Meltem Tohum, filmi izledikten sonra hemen bir eleştiri yazısı kaleme … Okumaya devam et Yönetmen ATOM EGOYAN ile son filmi SEVEN VEILS Hakkında Konuştuk!
Etiket: Berlinale 2024
Talking About Cinema and SEVEN VEILS: An Interview with ATOM EGOYAN
At this year's Berlinale I had the chance, as accredited press member, to see the most recent movie by Atom Egoyan, entitled Seven Veils (2023). By bringing together the worlds of cinema, theatre, opera and the ancient story of Salome, Mr. Egoyan lets us wonder in a universe both real and hallucinative, makes us think … Okumaya devam et Talking About Cinema and SEVEN VEILS: An Interview with ATOM EGOYAN
Made in England: The Films of POWELL and PRESSBURGER – Nesneyi Sarmalayan Kendilik İmgesi – Berlinale #7
Geçtiğimiz ay 74. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gösterilen ve Martin Scorsese’nin rehberliğiyle zenginleşen, usta yönetmenler Michael Powell (1905-1990) ve Emeric Pressburger (1902-1988) üzerine yapılmış Made in England: The Films of Powell and Pressburger (2024) belgeselinin yönetmen koltuğunda David Hinton bulunuyor. Scorsese’nin özel anlatımı sayesinde sinema tarihinin mihenk taşlarından olan bu iki yönetmenin, popülaritenin perdesini fazla … Okumaya devam et Made in England: The Films of POWELL and PRESSBURGER – Nesneyi Sarmalayan Kendilik İmgesi – Berlinale #7
Opal Bilimkurgunun Karikatürize Edilmiş Egolojisi: EMPIRE – Berlinale #6
Bu yıl 74. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde izlediğimiz L'Empire (İmparatorluk, 2024), Bruno Dumont’un yönetmenliğinde komedinin bilimkurguya dokunmaya çalıştığı bir film. Mekânsal olarak oldukça yerel bir atmosfere sahip olan yapımda bilimkurgu sertliği ve sivriliği yerine daha çok karikatürize edilmiş bir dünyanın fâni bilimkurgusu ile karşılaşıyoruz. Birbiriyle uyumlu olmayan kamera çekimlerinin takip ettiği filmin anlatımında zıtlıklar sürekli … Okumaya devam et Opal Bilimkurgunun Karikatürize Edilmiş Egolojisi: EMPIRE – Berlinale #6
WU SUO ZHU: Yavaşlığın Senfonisi – Berlinale #5
Wu Suo Zhu, (Abiding Nowhere, 2024) Tsai Ming-liang’ın Walker serisinin son halkası olarak dünya prömiyerini Berlinale Special kategorisinde yer alarak gerçekleştirdi. Yönetmenin 2011 yılında başlamış olduğu Walker serisi, gündelik yaşamın son derece hızlı tüketim akışında yavaşlığı en iyi şekilde sembolize eden bir dizi metaforik alt yapıya sahip. Belgesel kategorisinde gösterilen Wu Suo Zhu’da, Lee Kang-Sheng’i … Okumaya devam et WU SUO ZHU: Yavaşlığın Senfonisi – Berlinale #5
Bağımsızlığın ve Özgürlüğün Kuklası Olarak Bedenin Son Dansı: SEVEN VEILS – Berlinale #4
Dinamiğini travmatik sorunsallar ile besleyen Seven Veils (Yedi Peçe, 2023), Atom Egoyan’ın yazıp yönetmiş olduğu ve 74. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde dikkatimizi çeken filmlerden biriydi. Melankolik tonların hâkim olduğu film, bireyin kendisine ve etrafındakilere yabancılaşması üzerinden gerçekleştirilmeyi bekleyen öznesel arzular çatısı altına kuruluyor. Richard Strauss'un 1905 tarihli Salome operasının yeniden sahnelemesi etrafında açımlanan kompozisyonuyla katmanlı … Okumaya devam et Bağımsızlığın ve Özgürlüğün Kuklası Olarak Bedenin Son Dansı: SEVEN VEILS – Berlinale #4
SPACEMAN: Kontrol Altına Alınmış Saf Aklın Alegorik Esrarengiz Figürü – Berlinale #3
Johan Renck’in kendi sanatsal ve yaratımsal aurasından ilham alarak yönetmiş olduğu Spaceman (2024), yalnızlık için yazılmış sonlu bir şiir havasını taşıyor. Bir astrofizikçiyi canlandıran Adam Sandler (Jakub Prochazka) tam anlamıyla gerçekçi ve sembolik olanın, tanınabilir ve gizemli olan ile yerlerini değiştiriyor. Kendini evinde hissetmek üzere kurulmuş olan kendi anı dünyasına istemeden son derece sadık kalan … Okumaya devam et SPACEMAN: Kontrol Altına Alınmış Saf Aklın Alegorik Esrarengiz Figürü – Berlinale #3
A TRAVELER’S NEEDS: Askıda Bırakılmış Tuhaflığın Cebindeki Komik Anahtar – Berlinale #2
74. Berlin Uluslararası Film Festivali Berlinale’de Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü’ne layık görülen A Traveler's Needs (Yeohaengjaui Pilyo, 2024), Hong Sang-soo’nun kimlik yaratımı düzleminde en sıcak komedisi diyebileceğimiz, kaygıyla beslenmiş gündelik hayatın sıcak, görsel bir eleştirisi olarak karşımıza çıkıyor. Fransızca öğretme konusunda hayatta kendine belli bir yer edinmiş sıradan ve bir o kadar da tuhaf … Okumaya devam et A TRAVELER’S NEEDS: Askıda Bırakılmış Tuhaflığın Cebindeki Komik Anahtar – Berlinale #2
CUCKOO: Keşif Gözcüsünün Kulakları Kanatan Radyo İstasyonu – Berlinale #1
Tuhaf, rahatsız edici ve ölümcül bir sesin sahte güvenlik duygusuna kapılmış bir evreni hedef alan Cuckoo (2024), sesin varlığını uyarıcı bir dalga şeklinde kullanarak izleyiciyi gerçeküstü bir rüya anlatısının içerisine davet ediyor. Film boyunca gizemli ve can yakan bir sesin, çığlığın peşinde sürüklenirken şifreli ve trajik konusuyla Cuckoo, bu yıl Dial M for Movie olarak, … Okumaya devam et CUCKOO: Keşif Gözcüsünün Kulakları Kanatan Radyo İstasyonu – Berlinale #1
