VORTEX – Ölüm Denen Girdap Bir Şekilde Hepimizi Yutar

Başlık biraz karamsar oldu farkındayız ancak Gaspar Noé’nin 2021 yapımı son filminin pozitif olmak gibi bir gayesi yok. Noé’nin hem yazıp hem de yönettiği 2 saat 20 dakikalık bu en yeni draması Dario Argento, Françoise Lebrun, Alex Lutz ve Kylian Dheret gibi isimlere ev sahipliği yapıyor. Argento ile Lebrun senelerdir birlikte olan yaşlıca bir çifti … Okumaya devam et VORTEX – Ölüm Denen Girdap Bir Şekilde Hepimizi Yutar

François Ozon Yorumuyla PETER von KANT’ın O Kadar da Acı Olmayan Gözyaşları

72. Berlin Film Festivali’nin (Berlinale) açılış filmi olarak gösterilen Peter von Kant (2022); Denis Ménochet, Stéfan Crépon, Isabelle Adjani, Hanna Schygulla, Khalil Ben Gharbia ile Aminthe Audiard'ı başrollerde gördüğümüz bir François Ozon filmi. 85 dakikalık yapım, ünlü Alman auteur Rainer Werner Fassbinder’in -bu yazının devamında kendisinin ismini RWF şeklinde kısaltacağız- 1972 yapımı filmi “Petra von … Okumaya devam et François Ozon Yorumuyla PETER von KANT’ın O Kadar da Acı Olmayan Gözyaşları

BENEDICTION: Dolabımda En Ulaşılamayacak Yere Keder Koyuyorum

Terence Davies’in gerçekliğin kademeli boyutlarına odaklanan son filmi Benediction (Kutsama, 2021), bedeni çevreleyen ve onu değiştiren tüm unsurları kendi eleğinden geçiriyor. Zamanın ağırlığını değişen bedenler üzerinden gösteren film, 41. İstanbul Film Festivali’nde beklenmedik dramatik dinamiğiyle dikkatleri üzerine çekti. Onu beklenmedik kılan ise soyut olan zamanı bedenin nesnesi haline getirerek maddeleştirmesi ve bunu yaparken hikâyesini iki … Okumaya devam et BENEDICTION: Dolabımda En Ulaşılamayacak Yere Keder Koyuyorum

A PLEIN TEMPS (Full Time) – Akreple Yelkovanın Bitmeyen Savaşında Yalnız Bir Annenin Yaşam Mücadelesi

Başrolünde Laure Calamy’nin yer aldığı À Plein Temps (2021), genel grev esnasında hayatındaki herşey ters gitmeye başlayan yalnız bir annenin dramını anlatıyor. Dışarıdan her ne kadar “normal” bir konuya değiniyormuş gibi görünse de filmin senaryo koltuğunda da oturan yönetmen Eric Gravel her saniye dozunu arttırdığı gerilim ve hayata geç kalma hissiyle vermek istediği etkiyi karşı … Okumaya devam et A PLEIN TEMPS (Full Time) – Akreple Yelkovanın Bitmeyen Savaşında Yalnız Bir Annenin Yaşam Mücadelesi

EARWIG: Varoluşsal Temastan Kaçınan Bireysel Yaratının Temsili Biçemi

Bu yıl 41. İstanbul Film Festivali’de Hanna Bergholm’un Hatching (Pahanhautoja, Kuluçka, 2022) adlı filminden sonra “fantastik ve gotik kıyılarında” çok merak ettiğimiz diğer bir yapım da Lucile Hadzihalilovic’in 2021 tarihli Earwig (Kulağakaçan) filmiydi. Fiziksel ya da maddesel olarak var olmanın bilincini sırf belli bir özelliğe sahip olduğu için savunan ve onu sımsıkı kucaklayan Earwig, yokluğun … Okumaya devam et EARWIG: Varoluşsal Temastan Kaçınan Bireysel Yaratının Temsili Biçemi

İNSANİ ŞEYLER: “Gri Bölgelere” Dair Katartik Bir Yaklaşım

Fransız yazar Karine Tuil’in aynı adlı ödüllü romanı Les Choses Humaines’den (2019) uyarlanan İnsani Şeyler (2021) aktör, senarist ve yönetmen Yvan Attal’ın en yeni filmi. İKSV’nin düzenlediği 41. İstanbul Film Festivali’nde izleme fırsatı bulduğumuz yapım için tek kelimeyle tetikleyici denebilir. İzleyicileri kadınlar ve erkekler olarak ikiye ayırmak elbette ki çok sığ bir bakış açısı olur, … Okumaya devam et İNSANİ ŞEYLER: “Gri Bölgelere” Dair Katartik Bir Yaklaşım

THE NOVELIST’S FILM: Mermer Tozu Kağıdı Üzerindeki Mürekkep Lekeleri

Karşılaşmaların ve tesadüfi olarak meydana gelen farklı olayların film kompozisyonuna incelikli bir şekilde dahil edildiği durumlara Krzysztof Kieslowski eserlerinde oldukça sık denk geliriz. Film içindeki mekânlara dahil olmak ve mekânlardaki adaptasyonumuzu güçlendirmek için bilinmeyenin izinde olma durumuna ise daha çok Éric Rohmer filmlerinde rastlarız. Güney Koreli yönetmen Hong Sang-soo’nun neredeyse tamamını siyah beyaz olarak çektiği … Okumaya devam et THE NOVELIST’S FILM: Mermer Tozu Kağıdı Üzerindeki Mürekkep Lekeleri

DARK GLASSES: Giallo’nun Gözyaşları

Dario Argento filmografisinde son koltukta yerini alan 2022 yapımı Dark Glasses (Occhiali neri), bu yıl 41. İstanbul Film Festivali’nin dikkat çeken filmleri arasındaydı. Yönetmenin özellikle The Bird with the Crystal Plumage (1970), Deep Red (1975), Suspiria (1977), Inferno (1980), Phenomena (1985) ve Opera (1987) gibi kült filmlerinin yanında oldukça sönük kalan Dark Glasses, kesinlikle bir … Okumaya devam et DARK GLASSES: Giallo’nun Gözyaşları

NITRAM: Uzanıp Kendi Dudaklarından Öpenin Tekinsiz Ayna Evresi

41. İstanbul Film Festivali'nde izleme şansı bulduğumuz yapımlardan biri de Nitram oldu. Cannes'da yedi dakika boyunca ayakta alkışlanan ve Caleb Landry Jones’un başrolde gösterdiği performansla Cannes Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, yönetmen koltuğunda ise Justin Kurzel’in bulunduğu 2021 yapımı Nitram, Avustralya’nın en kanlı katliamı olarak anılan Port Arthur Katliamı’nın suçlusu Martin Bryant’ın … Okumaya devam et NITRAM: Uzanıp Kendi Dudaklarından Öpenin Tekinsiz Ayna Evresi

HATCHING: Evcilleştirdiğimiz Rafine Beden/ler (Pahanhautoja, 2022)

41. İstanbul Film Festivali’nin “fantastik film” temasını elinde tutan filmi Hatching (Pahanhautoja, Kuluçka, 2022), oldukça bireysel ve izole bir değişim anlatısına tanıklık etmemize olanak sağlıyor. 2018 yapımı Puppet Master adlı kısa filmiyle de hatırlayacağımız yönetmen Hanna Bergholm, önceki çalışmalarında olduğu gibi “değişim ve dönüşüm”ün kıyılarında yüzmeye devam ediyor. Sundance Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapmış olan … Okumaya devam et HATCHING: Evcilleştirdiğimiz Rafine Beden/ler (Pahanhautoja, 2022)