Yıllardır uzaktan, üç yıldan beri de yerinde takip etmiş olduğumuz Paris International Fantastic Film Festival (PIFFF), bu yıl tematik olarak yine birbirinden dikkat çekici filmlere ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz sene bizzat jüri koltuğunda oturma şansını da yakalayarak takibini yaptığım festivalin tüm programı oldukça yoğun ve etkili bir çerçeve çizmişti. Bu yıl ise 13. edisyonu nedeniyle hem kendi özgün yapısı gereği hem de 13 sayısının korku/gerilim literatüründeki yansımasından ötürü programını daha da genişleten PIFFF, sinema türünün “uğursuz” diye nitelendirilen temasına kapılarını açıyor. Festival Paris’te, 4-10 Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek.
ICK (Joseph Kahn, 2024)

Bir kasabada “ick” adı verilen bir madde üzerinden ana anlatısını genişleten Joseph Kahn’ın ICK adlı filmi 13. Paris Fantastik Film Festivali’nin açılış filmi olması nedeniyle de takip etmemiz gereken filmler arasında yer alıyor. İlk gösterimini 49. Toronto Film Festivali’nde yapan film, korku türünün “old school” teması altında şekilleniyor. Yarışma dışı (hors compétition) kategoride yer alan yapım, ritmik kompozisyonu ve 2000’lerin ilk yıllarını çağrıştıran görsel düzlemiyle retro bir seyir alanı açıyor.
BLOOD STAR (Lawrence Jacomelli, 2024)

Festivalin yarışma kategorisinde (en compétition) yer alan Blood Star, kompozisyonunun dinamiğini New Mexico’nun ıssız bir yerine çekiyor. Tamamen kum, rüzgâr ve tozun hakim olduğu bir ortamda geçen Blood Star, bir yandan karakter odaklı bir gerilim tabanı hazırlarken diğer taraftan ise mekânsal bir dokunuş yapıyor. Bu şekilde izleyicisine gündüz kâbusu gördürmeyi hedefliyor.
FLESH FOR FRANKENSTEIN (Paul Morrissey, 1974)

Festivalin La Séance Culte kategorisi altında gösterilen 1974 yapımı Chair pour Frankenstein, hazır vizyonda yeni vampir filmlerini beklerken festivalin programına geçmişe dair bir nostalji havası katıyor. Filmin kadrosunda Udo Kier (Baron Frankenstein), Monique van Vooren (Baroness Katrin Frankenstein) ve Joe Dallesandro (Nicholas) gibi isimlerin yer alması dikkat çekiyor. Yer yer korku ile komedi öğelerini bir arada kullanan film, eksantrik bir seyir keyfi vadediyor.
THE WAILING (Pedro Martín-Calero, 2024)

Bir İspanyol yapımı olan The Wailing, festivalin yarışma kategorisinden bize göz kırpıyor. Başrollerinde Ester Expósito (Andrea), Mathilde Ollivier (Marie) ve Malena Villa’nın bulunduğu (Camila) film, kadın karakterleri merkezine alan ve feminist bakış açısına sahip bir yapım. Bu şekilde hikâyesini anlatırken üç ayrı bölüme odaklanan filmin parçacıkları, bütünde gerilim öğelerini yapmış olduğu dağılımdan alıyor. Bu anlamda örtük olarak kullanmış olduğu simgelerin yapısını da kompozisyonuna yedirerek gizem unsurunu besliyor.
THE DESCENT (Neil Marshall, 2005)

The Descent ile birlikte festivalde La Séance Culte kategorisinde takip etmeyi planladığımız film sayısı ikiye çıkıyor. Filmin klostrofobik yapısı genel olarak mekân kullanımını ön plana çıkarırken diğer yandan 2000’lerin şu sıralarda özlenen gerilim temasını da festival sayesinde bugünün seyircisine sunuyor. İzleyiciye kapana kısılmışlık hissiyatını doğrudan yansıtan filmin atmosfer yaratımı aracılığıyla gerilim dinamizmini elden bırakmadığını belirtmek gerek.
STRANGE DARLING (JT Mollner, 2024) – BONUS

2024’ün ön plana çıkan korku filmleri arasında yer alan ve kimilerine göre yeterince ilgi görmeyen Strange Darling, Festivalin yarışma kategorisinde kendisini gösteriyor. 35 mm’de çekilmiş olan filmin genel atmosferi belli bir kovalamaca üzerine kurulu olarak karşımıza çıkıyor. Bir katilin hayat hikâyesini kimi zaman kendi gözünden anlatır tarzda ilerleyen filmde teknik açıdan da ilgi çekici geçişler bulunuyor. Filmin bölümlere ayrılma biçimi, her bir bölüm dahilinde anlatımın kendisine incelikli bir gerilim yansıtıyor. Bu anlamda bir bakıma atmosferik gerilim sınıfına giren Strange Darling, festival programına dahil edilmesine sevindiğimiz filmler arasında yer alıyor.
HERESY (Didier Konings, 2024)

Ortaçağ korku filmi olarak değerlendirilen Heresy, yarışma kategorisinde karşımıza çıkıyor. Bilhassa The VVitch (2015) filmiyle bağlantılı sayılabilecek temaları da barındıran film, konusu ve konusunun işleyiş biçimiyle dikkat çekiyor. Görsel efekt ve tasarımlarının etkileyici dışavurumuyla arkaik dilde bir anlatı sunarken diğer yandan cinsel şiddet ve ataerki konularına da dokunarak rahatsız edici görsel düzleminin yanı sıra kompozisyon biçimiyle de son derece dikkat çekici. Film her ne kadar kısıtlı bir süreye sahip olsa da aktarmış olduğu hikâye ile izlemeye değer bir seyir keyfi yaratıyor.
DESERT ROAD (Shannon Triplett, 2024)

Psikolojik korku türündeki Desert Road, minimalist mekân tasarımıyla anlatısını destekleyerek gerilim yapısını güçlendirmeye çalışıyor. Basit bir seyahat düzlemini bireysel deneyime indirgeyerek bir dizi olayın vuku bulmasına tanıklık etmemizi sağlıyor. Bu şekilde ana karakterin kendisiyle iletişim halinde olmasına ortam yaratan film, festivalin yarışma kategorisinde, karakter odaklı anlatım yapısıyla öne çıkıyor.
CUCKOO (Tilman Singer, 2024) – BONUS

74. Berlin Film Festivali’nde izlediğimiz Cuckoo, özellikle ses tasarımıyla ve alışılmışın dışında görsel efektleriyle dikkatimizi çekmişti. Buna karşın türünde oldukça nadir rastlanan ve deneysel duran dışavurumları nedeniyle doğrudan korku/gerilim türüne hizmet etmektense bu türlerin etrafında dolanan bir film olarak karşımıza çıkıyor. Festivalin yarışma kategorisinde yer alan film her ne kadar doğrudan favorimiz olmasa da deneysel yapısını göz önüne almamız gerektiğini düşünerek kendisini listemize “bonus” olarak dahil ettik.
THE ASSESSMENT (Fleur Fortuné, 2024)

Fleur Fortuné’nin ilk uzun metrajlı filmi The Assessment, hayal gücünün engin dağlarından yokuş aşağı bırakılan bir Sisyphos taşına benziyor. Festivalin yarışma kategorisinde yer alan filmin başrollerinde Elizabeth Olsen (Mia) ve Alicia Vikander (Virginia) gibi isimler bulunuyor. Hem cansız bir manzaranın estetik olarak sanat ile buluşmasına, hem de kompozisyonun sağlamış olduğu psikolojik gerilim türüne sadık bir şekilde hizmet eden The Assessment, festival filmleri arasında merakla beklediğimiz yapımlardan biri. Korku/gerilim türünde psiko-seksüel ve sado-mazoşist öğelerin yansımasını barındıran The Assessment’ın etkisi, büyük ihtimalle festival seyircisinin yakasını kolay kolay bırakmayacak.
THE LAST SACRIFICE (Rupert Russell, 2024)

Rupert Russell‘ın belgesel türündeki The Last Sacrifice çalışması, yarışma dışı kategoride gösteriliyor. Charles Walton‘ın hâlâ çözülememiş cinayetini anlatan filmde, okültizm, paganizm ve büyücülük konularına yer veriliyor. Günümüzle bağlantılı olabileceği düşünülen bir pagan ritüelinin kapılarını cesur bir şekilde açan The Last Sacrifice, bahsi geçen cinayete dair teorilerini ortaya koyarken diğer yandan konuya oldukça eleştirel bir yaklaşımda da bulunuyor.
THE SURFER (Lorcan Finnegan, 2024) – BONUS

Lorcan Finnegan’ın beşinci uzun metraj filmi olan The Surfer, 77. Cannes Film Festival’inde prömiyerini yaparak tüm ilgiyi üzerine toplamıştı. Özellikle Nicolas Cage (Sörfçü), ve Julian McMahon’un (Scally) performanslarını izlemek ve mekân kullanımına tanıklık etmek için eşsiz görsel ve dinamik bir şölen sunan The Surfer, Paris Fantastik Film Festivali’nin kapanış filmi olarak listemizde yer alıyor. Paranoya ve psikedelik sahnelerinin tüm sekanslara işlediği film, senenin beklenmedik orijinal filmleri arasında yer alıyor.
Listemizde yer alan ve “bonus” olarak işaretlemiş olduğumuz Strange Darling, Cuckoo ve The Surfer ile ilgili eleştiri yazılarımıza ve röportajlara, ilgili başlıklarda üzerlerine tıklayarak veya aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz. 4–10 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenecek olan Paris Uluslararası Fantastik Film Festivali (PIFFF) boyunca ve tabii ki izleyen günlerde de yayınlayacağımız eleştiri yazılarımızı sitemizden ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz. Bol filmli günler!

İlgili eleştiri ve röportajlar:
- Strange Darling (eleştiri)
- Cuckoo (eleştiri)
- The Surfer (eleştiri)
- Lorcan Finnegan (The Surfer – röportaj) – TR
- Lorcan Finnegan (The Surfer – interview) – ENG
