Yapay tatlılık ve gizli çürüme yapısına gönderme yapan Saccharine ismi dışarıdan çekici bir bağımlılık gibi görünen ancak içerisine derinlemesine dalındığında arzusal olanın iğrenme eşiğine nasıl adım atılabildiğini gösteren bir harita çiziyor. Natalie Erika James’in yazıp yönettiği Saccharine (2026), yönetmenin Relic (2020) filminden sonra renk doygunluğu en çok tavan yapan film olarak izleyicisini selamlıyor. Kullanılan kimi mekânlar her ne kadar günlük yaşamdan tanıdık … Okumaya devam et SACCHARINE: Yenmeye Hazır Vücutların Et Kütle Teorisi
Etiket: Korku
Şeytanın Ötesinde: THE EXORCIST’te Abject Kadın Bedeni, Annelik ve Patriyarkal Restorasyon
William Friedkin tarafından yönetilen 1973 yapımı The Exorcist korku sinemasının kanonikleşmiş eserlerinden birisidir. Çekildiği dönemden bu yana feminist film kuramı da hız kaybetmeden çalışma alanlarını genişlettiğinden dolayı filmde göz ardı edilen cinsiyet politikaları ve annelik temsili Barbara Creed’in ortaya koyduğu “canavarsı-dişi” kavramıyla ve annelik çalışmalarıyla incelenebilir hale gelir. Korku sinemasında şeytan tarafından ele geçirilme teması … Okumaya devam et Şeytanın Ötesinde: THE EXORCIST’te Abject Kadın Bedeni, Annelik ve Patriyarkal Restorasyon
BACKROOMS – Çevrimiçi Hayatlar ve Dijital Şehir Efsaneleri
İnternet kendi efsanelerini yaratacak kadar eskidi mi? Hem bilişim hem de şehir efsanesi terimi olan “backrooms” kavramını araştırırken aklıma bu soru geldi. Evet ilk mesaj (Arpanet) 1969 yılında gönderildi, 1983’te de TCP/IP konfigürasyonuna geçildi ama “her evde internet var” diyebileceğimiz yılın 2000 olduğundan bile pek emin değilim, tabii hayatlarımızda baskın olarak belki 20 yıldır var … Okumaya devam et BACKROOMS – Çevrimiçi Hayatlar ve Dijital Şehir Efsaneleri
OBSESSION: Romantik Fantezinin Küflenmiş Popcornu
Vizyona girdiğinden beri adından sıkça bahsedilen Curry Barker’ın Obsession’ı (2025) kuru bir korku komedisi olarak bir duygu organizasyonu filmi. Kült psikoseksüel Amerikan korkusu ile günümüzün “cringe cinema” olarak adlandırılabileceğimiz bir noktasında duran film bireyin duygu mekanizmasıyla oynamak üzerine kurulu. Öyle ki kimi sahnelerde karakterlerin duygu aktarımı, tıpkı yönetmenin That’s A Bad Idea adlı YouTube kanalındaki … Okumaya devam et OBSESSION: Romantik Fantezinin Küflenmiş Popcornu
HOKUM: A Human Horror Story Beneath the Gothic Chaos
Damian McCarthy’s first major Hollywood horror film clearly carries traces of The Shining, but what makes Hokum (2026) genuinely compelling is how it transforms folklore, guilt, and emotional collapse into something deeply human, anchored by one of Adam Scott’s strongest performances to date. Irish filmmaker Damian McCarthy, whom I consider one of the most talented … Okumaya devam et HOKUM: A Human Horror Story Beneath the Gothic Chaos
SANGUINE: Kısık Ateşte Pişmiş Etin Odunsu Tadı
Marion Le Coroller’nin 79. Cannes Film Festivali’nde Séance de Minuit (Geceyarısı Seansı) kapsamında gösterilen Sanguine (2026) filmi, gore ve body horror dışavurumlarıyla dikkat çekiyor. Julia Ducournau (Titane) ve Coralie Fargeat’dan (The Substance) sonra kadın merkezli body horror serüvenine diğer iki isme oranla daha hafif bir şekilde bağlanan Marion Le Corroller, bedenin tükenmişlik hallerini kademe kademe … Okumaya devam et SANGUINE: Kısık Ateşte Pişmiş Etin Odunsu Tadı
Uğursuz Günün Rahatsız Filmleri #2: 13 Mart Cuma Seçkisi
Dial M for Movie’nin 2019 yılında kurulmasından bu yana bazen ekip olarak, bazen de solo girişimlerle çeşitli listeler (listelerdeki tüm kısa yazılar için tıklayın) yapmaya özen gösterdik, belki son zamanlarda bu tür listeleri daha az yapıyor olsak da, Burcu Meltem Tohum imdada yetişti ve ayın 13’üne denk gelen bir Cuma gününe uyandığımızı fark etmesiyle birlikte … Okumaya devam et Uğursuz Günün Rahatsız Filmleri #2: 13 Mart Cuma Seçkisi
RETURN to SILENT HILL: İkonik Seriyi Oyunlaştırmak Uğruna Kendi Mitolojisini Pasifleştirmek
Dial M for Movie olarak geçtiğimiz günlerde Paris’teki dünya prömiyeri özel gösterimine katıldığımız Return to Silent Hill (Sessiz Tepe: Dönüş, 2026), sisle örtülü bir mekânda kül parçacıklarını aktif tutmaya çalışıyor. Japon şirketi Konami'nin beğenilen oyunu Silent Hill’den, artık bir uyarlama serisinin parçası haline gelen Return to Silent Hill, her ne kadar oldukça takdir gören 2006 … Okumaya devam et RETURN to SILENT HILL: İkonik Seriyi Oyunlaştırmak Uğruna Kendi Mitolojisini Pasifleştirmek
EXIT 8: Mekânsal Süreklilikte Metro Koridorlarının Jeopolitik Döngüsü
Genki Kawamura’nın, Kotake Create tarafından tasarlanan aynı adlı video oyunundan uyarladığı Exit 8 (2025) filmi, sıradan bir mekâna hapsolma anlatısından ziyade sistematik bir akış sunuyor. Daha önce 78. Cannes Film Festivali'nde gösterilen ama başka seanslarla çakıştığı için kaçırdığımız bu filmi, Dial M for Movie olarak 55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında izleme fırsatı bulduk. … Okumaya devam et EXIT 8: Mekânsal Süreklilikte Metro Koridorlarının Jeopolitik Döngüsü
28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler
Daha önce Candyman (2021), The Marvels (2023) ve Hedda (2025) gibi filmlerin hem yönetmen hem de senaryo koltuğunda yer alan Nia DaCosta’nın yönetmenliğinde gerçekleşen 28 Years Later: The Bone Temple (28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, 2026), 28 Years Later (2025) filmiyle ton bakımından fazlasıyla uyuşuyor. Dramatik olanı çoğu zaman komedi unsurlarıyla besleyen filmin senaryo koltuğunda … Okumaya devam et 28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler
