PAN’S LABYRINTH – The Tragic Beauty of Escapism

The difference between my childhood viewing of Pan’s Labyrinth (2006) and my adult one is not just about time; it’s about what I can bear to see now. When I first saw it, I thought: Oh, Ofelia made it. She returned to her underground kingdom. Her death wasn’t in vain! It was the price of … Okumaya devam et PAN’S LABYRINTH – The Tragic Beauty of Escapism

FRANKENSTEIN – Guillermo del Toro’dan Mary Shelley’nin Düşsel Evrenine Saygı Duruşu

1816 yılının 17 Haziran’ında, İsviçre’nin Cenevre Gölü yakınlarında bulunan Villa Diodati’de (Diodati Malikânesi) Lord Byron, John W. Polidori, Mary Shelley, eşi Percy Bysshe Shelley ve Mary Shelley’nin üvey kardeşi Claire Clairmont bir araya gelmiş, yağmurlu ve fırtınalı bir akşam Byron’ın önerisiyle birbirlerinden bağımsız olarak korku öyküleri yazmaya koyulmuşlardı. O gece Lord Byron Vampir adlı yarım … Okumaya devam et FRANKENSTEIN – Guillermo del Toro’dan Mary Shelley’nin Düşsel Evrenine Saygı Duruşu

Yerinde Takip Ettiğimiz 82. Venedik Film Festivaline Genel Bakış

Bu sene Dial M for Movie olarak üçüncü kez Venedik Uluslararası Film Festivali’ndeyiz, Burcu Meltem Tohum’un festival süresince izlediği filmler hakkındaki eleştirileri önümüzdeki 2 hafta boyunca sitemizde belirli aralıklarla yayınlanacak. Lanthimos’un merakla beklenen Bugonia’sı ve Guadagnino’nun tartışmalı yeni filmi After the Hunt hakkındaki yazılar yayınlandı bile. Bu sene 27 Ağustos – 6 Eylül tarihleri arasında … Okumaya devam et Yerinde Takip Ettiğimiz 82. Venedik Film Festivaline Genel Bakış

FRANKENSTEIN: In the Anatomy of Fiction, a Gloomy Picture Wears a Brown Jacket

Guillermo del Toro's Frankenstein (2025), evidently the strongest candidate to win the competition at the 82nd Venice Film Festival, brings to the forefront fundamental human elements such as pain, regret and hope in the human form, while simultaneously presenting the story of the most poetic outcast, one who navigates the limits of powerlessness, empathy and … Okumaya devam et FRANKENSTEIN: In the Anatomy of Fiction, a Gloomy Picture Wears a Brown Jacket

MOON GARDEN: Tekinsiz Kurtların Gece Flüt Niyetine Kullandıkları Ulumaları

Ryan Stevens Harris’in üçüncü uzun metraj filmi olan Moon Garden (2022), tam anlamıyla cehennemi andıran havasıyla tüm rüyalardan uzak olması dilenen tedirgin bir atmosfere sahip. Başrolünde kendi kızı Haven Lee Harris’i Emma rolünde oynatan Harris, Moon Garden’ın geçtiğimiz L'Étrange Festival’in en tedirgin edici atmosfere sahip filmi olmasıyla dikkatimizi çekmişti. Gerçeklik ilkelerini birer aksesuar olarak kullanan … Okumaya devam et MOON GARDEN: Tekinsiz Kurtların Gece Flüt Niyetine Kullandıkları Ulumaları

PIG: Trüf Mantarı, İnsan Sıcaklığı ve Sinemasal Bir Şiir

Bazı filmlerden bahsederken, kişisel beğeninin de katkısıyla, “şiir” tabiri oldukça sık kullanılır. Bu benzetmenin birçok film için yapılması da, metaforu klişe sularına yaklaştırıyor haliyle. Ne var ki Michael Sarnoski’nin yönettiği, senaryosunu Vanessa Block ile beraber yazdığı, başrolünde de Nicolas Cage’in bulunduğu 2021 yapımı Pig (Domuz), beni herşeye rağmen bu klişe kavramı kullanmaya itti, çünkü gerçekten … Okumaya devam et PIG: Trüf Mantarı, İnsan Sıcaklığı ve Sinemasal Bir Şiir

THE THIRD DAY – Bölüm 1: Postmodern Anlatıda Mitler ve Bengi Dönüşler

HBO’nun yeni mini dizisi The Third Day, oyuncu kadrosunda barındırdığı Jude Law (Sam), Katherine Waterston (Jess), Emily Watson (Martin) ve Naomie Harris (Helen) gibi isimlerle dikkatleri çekiyor. Dizinin yaratıcı koltuğunda ise bir zamanlar Utopia adlı televizyon dizisiyle dikkatleri üzerine toplamış olan (aynı adlı ve içerikli dizinin Ekim ayında Amazon Prime’da yeni versiyonun yayınlanması bekleniyor) Dennis … Okumaya devam et THE THIRD DAY – Bölüm 1: Postmodern Anlatıda Mitler ve Bengi Dönüşler

Universal Monsters Yeniden Çevrimleri ve Tröst Haline Getirilen Çocukluk Hayallerimiz

Universal Pictures’ın yaklaşık yedi yıldır ağzında gevelediği “Universal canavarlarını yeniden gündeme getireceğiz, bu evreni yeniden canlandıracağız” lakırdılarını açıkçası pek kimse ciddiye almıyordu. Ben de almıyordum zira ortaya çıkan “yeniden çevrimler” belli: Dracula Untold (2014), The Mummy (2017) ve The Invisible Man (2020). Özellikle Tom Cruise’lu, kanımca ne olduğunu oyuncuların bile açıklayamayacağı, sinema benzeri garabetten (Mumya) … Okumaya devam et Universal Monsters Yeniden Çevrimleri ve Tröst Haline Getirilen Çocukluk Hayallerimiz

PAN’IN LABİRENTİ: Bir Çarkın İç Acıları ve Ağrıları

Aykırı bir peri masalı. Guillermo del Toro'nun 2006 yılında acılar ve ağrılar içinde yazıp ete kemiğe büründürdüğü bir masal. Masallar yüzyıllar boyunca toplumsal normların etkisinden çıkarılamamış ve yeniden yaratımlar yerine yeniden üretimler ile sürekli kendilerini hatırlatmışlardır. Masal kavramının çerçevesini oluşturmuş, bunun dışında kalanlara ise kalıp dışı, aykırı gözüyle bakmayı sağlamıştır bu masallar. Del Toro'nun masalı … Okumaya devam et PAN’IN LABİRENTİ: Bir Çarkın İç Acıları ve Ağrıları