Korkunun ve Korku Sinemasının Psikolojik ve Sinematografik Bağlamda Sistematik Dinamikleri

Korku yüzyıllar boyunca öteki sayılan ve duygusal tepkiler arasında en fazla kaçınılan, tinin tene aktarımının en üst boyutlarda gerçekleştiği, ötekileştirilen ve varlığı yadsınan, doğuştan gelen duygu dizilerinden birisidir. Beynin normal algı sıralamasının yolunu seçmek yerine kendi yolunu oluşturan korkunun böylesi bir varlıksızlaştırılma durumuna düşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Direkt olarak talamustan amigdalaya taşınan bu his hipotalamusu … Okumaya devam et Korkunun ve Korku Sinemasının Psikolojik ve Sinematografik Bağlamda Sistematik Dinamikleri

Halloween’e Özel Ekim Ayı Korku Filmleri Seçkisi!

Ekim ayındaki ikinci seçkimizle karşınızdayız, bu sefer belli bir türe, korku / gerilim türüne özgü bir seçki yapmak istedik, bunun için de Halloween / Cadılar Bayramı kutlamalarına denk gelen Ekim ayından daha iyi bir zamanlama olamaz diye düşündük. Kökleri antikiteye ve Pagan kültüre (Hasat Bayramı) dayanan Halloween, sonrasında dönüşüm geçirerek Hristiyan alemi tarafından da her … Okumaya devam et Halloween’e Özel Ekim Ayı Korku Filmleri Seçkisi!

Dial M for Movie – Temmuz 2020 Seçkisi

Temmuz ayının neredeyse sonuna geldiğimizin farkındayız, ancak bugünden itibaren her ay Dial M for Movie yazarları olarak sizlere 10 filmlik birer seçki hazırlamaya karar verdik. Film önermenin ne kadar problematik bir konu olduğunun bilincindeyiz. Büyük ihtimalle film önerisini en iyi, birbirini çok iyi tanıyan, uzun yıllardır birlikte olan kişiler birbirine yapabilir, dolayısıyla bu açıdan her … Okumaya devam et Dial M for Movie – Temmuz 2020 Seçkisi

Universal Monsters Yeniden Çevrimleri ve Tröst Haline Getirilen Çocukluk Hayallerimiz

Universal Pictures’ın yaklaşık yedi yıldır ağzında gevelediği “Universal canavarlarını yeniden gündeme getireceğiz, bu evreni yeniden canlandıracağız” lakırdılarını açıkçası pek kimse ciddiye almıyordu. Ben de almıyordum zira ortaya çıkan “yeniden çevrimler” belli: Dracula Untold (2014), The Mummy (2017) ve The Invisible Man (2020). Özellikle Tom Cruise’lu, kanımca ne olduğunu oyuncuların bile açıklayamayacağı, sinema benzeri garabetten (Mumya) … Okumaya devam et Universal Monsters Yeniden Çevrimleri ve Tröst Haline Getirilen Çocukluk Hayallerimiz

Amerikan Rüyasının Peşinde Vicdan Yenilgisi – THE INFORMER

Daha çok Western filmleriyle bilinen, ancak bu tarz filmlerin dışında pek çok başka türde üretime de imzasını atmış olan yönetmen John Ford’un 1935 yapımı filmi The Informer (Kadın ve Şeytan), 1920’lerde yaşanan İrlanda Bağımsızlık Savaşı’nı ve bu evrende geçen bir arkadaşlık ilişkisini konu ediniyor. The Informer, Türkçe çevirisindeki anlamı ihtiva etmeyen birçok filmden bir tanesi. … Okumaya devam et Amerikan Rüyasının Peşinde Vicdan Yenilgisi – THE INFORMER

VAMPYR: Carl Theodor DREYER’den Karanlık bir Başyapıt

Sinema tarihinde bazı filmler için haklı tanımlamalar yapılır, “ilk sesli film” (The Jazz Singer) veya “cadılığı konu edinen ilk film” (Häxan) gibi. Danimarkalı usta yönetmen Carl Theodor Dreyer’in Vampyr (1932) filmi hakkında ise, tüm sınıflandırma kriterlerini aşıyor dersek abartmış olmayız. Hitchcock’un “üst üste iki defa izlenmeyi hak eden tek film” olarak nitelediği, Buñuel’in ise “en … Okumaya devam et VAMPYR: Carl Theodor DREYER’den Karanlık bir Başyapıt

NOSFERATU: Ekspresyonist Bir Tutku

Karanlık İmgesi Günümüze değin vampir temasına sırtını dayayan o kadar çok yapım var ki, yıllar geçtikçe bunlar içerisinde belli klişelerin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bir nevi mimetik altyapıya sahip olan bu filmlerin babası, F. W. Murnau’nun 1922 yapımı Nosferatu’sudur. Nosferatu, izleyeni etkilerken aynı zamanda ona bulaşan gizli ve yıkıcı bir yapımdır. Filmde vampir karakterini … Okumaya devam et NOSFERATU: Ekspresyonist Bir Tutku