CEMİL ŞOV: Bir Karakter Bunalımı

Barış Sarhan tarafından yazılan, yönetilen ve yapımcılığı üstlenilen Cemil Şov (Uluslararası adı: The Cemil Show), sinemaya endüstri olarak değil de sanat dalı olarak şapka çıkartan bağımsız duruşuyla, Dünya’nın dört bir yanında seyircilerle buluşmaya başladığı 2021 yılının başından bu yana beyazperdede göze çarpan yapımlar arasında. Dünya prömiyerini yaptığı IFFR’den (Şubat 2021) yaklaşık bir yıl sonra Netflix … Okumaya devam et CEMİL ŞOV: Bir Karakter Bunalımı

NO COUNTRY for OLD MEN – Gri Tonlarda Bir Kaleydoskop

2007 yılında beyazperdede izleyici ile buluşan No Country for Old Men (İhtiyarlara Yer Yok) Ethan ve Joel Coen kardeşlerin filmografisindeki önemli yapımlardan. İlk uzun metrajlı filmleri Blood Simple’dan (1984) beri kendilerine has tarzlarından ödün vermeyen yönetmen kardeşler, The Big Lebowski (1998) ve Fargo (1996) ile kendilerini dünyaya tanıttılar ve En İyi Orijinal Senaryo dalında kazandıkları … Okumaya devam et NO COUNTRY for OLD MEN – Gri Tonlarda Bir Kaleydoskop

THE GAME: Fincher’ın Algı Oyunu

Sinema tarihine adını Se7en (1995) ve Fight Club (1999) gibi filmlerle yazdırmış olan David Fincher, adından yine beğeniyle söz ettiren ve kronolojik olarak bu iki yapımın arasında yer alan The Game (Oyun, 1997) ile de yeteneğini konuşturmuştu. Başrolünde Michael Douglas’ın bulunduğu ve Sean Penn ile Deborah Kara Unger gibi isimlere de oyuncu kadrosunda yer veren … Okumaya devam et THE GAME: Fincher’ın Algı Oyunu

THE LOBSTER ya da Yalnız Kalma Hakkının İhlali

Ana akım sinemadan ayrılan tarzı ile göze çarpan yönetmen Yorgos Lanthimos’un 2015 tarihli filmi The Lobster, tıpkı yönetmenin filmografisindeki diğer yapımlar gibi alışılmadık yapısı ve seyirciden emek talep eden sanatsal tercihleri ile ön plana çıkıyor. Bu yüzden olsa gerek, yönetmenin filmlerinin seyirci kitlesi genellikle “çok sevenler” ve “katlanamayanlar” olarak keskin çizgilerle ikiye ayrılmış durumda. The … Okumaya devam et THE LOBSTER ya da Yalnız Kalma Hakkının İhlali

BIRDMAN veya Inarritu’dan Beklenmedik Bir Eleştiri

Alejandro G. Iñárritu, yönetmen koltuğunda oturduğu 21 Grams, The Revenant, Babel veya Biutiful gibi yapımlarla Hollywood ekosisteminde barınmış ve yapımları geniş kitlelerce beğenilmişti. Özellikle hyperlink [1] (hiper bağ) sinema nazarında ortaya çıkardığı filmler, Iñárritu’nun komplike zaman çizelgeleri ile uğraşırken bile ne denli anlaşılır olabildiğini ortaya koyar nitelikteydi. 2014 yılında beyazperdede yerini alan “Birdman or (The … Okumaya devam et BIRDMAN veya Inarritu’dan Beklenmedik Bir Eleştiri

THE DISASTER ARTIST: Dünya’nın En Kötü Filminin İzinde

Yönetmen koltuğunda 127 Hours, Spider-Man ve Pineapple Express gibi yapımlarda izlediğimiz James Franco’nun bulunduğu The Disaster Artist (Felaket Sanatçı, 2017) sinema tutkunu bir çift arkadaşın Hollywood ile yüzleşme çabasını konu alan bir biyografi. Lakin onu çoğu biyografi işlenişlerinden ayıran en büyük etmen ise uyarlandığı eser ve merkezine oturttuğu ikilinin sinema tarihine olan etkisi. 2003 yapımı … Okumaya devam et THE DISASTER ARTIST: Dünya’nın En Kötü Filminin İzinde