CRIMES of the FUTURE: Veri-leş-(tir)ilen Bedenlerin İlkel Organik Formları

Bir veri kümesi olarak kullanılan beden, yapısı gereği fiziksel olarak içerisinde kendisini yavaşlatan organik yapıların temsil noktasını oluşturur. Dolayısıyla beden, sağır bir yazılımdan ibaret olmak bir yana, aksine komut dosyalarıyla sürekli olarak iletişim halindedir. Bu onu doğası gereği yüzeysel bir yetersizlik olarak dışarıya bağımlı kılar. David Cronenberg filmografisinde sıklıkla tanıklık ettiğimiz organik bedenin organik olmayan … Okumaya devam et CRIMES of the FUTURE: Veri-leş-(tir)ilen Bedenlerin İlkel Organik Formları

FROM: Gündüzün Namevcudiyetinde Gecenin Talihini Kovalamak

Baştan sona zaman ve mekân odaklı olan From (2022), The Third Day (2020) mini dizisini anımsatan bir atmosfere sahip. İmge ve simgeler aracılığıyla çeşitli kültlere de selam eden dizi, doğa ve onun dünyaya teslim ettiği kültür üzerinden bir mekân okumasına olanak tanıyor. İlk bölümünden itibaren korku öğelerinin tanıdık topraklarında bizi gezintiye çıkaran From, gücünü bugün … Okumaya devam et FROM: Gündüzün Namevcudiyetinde Gecenin Talihini Kovalamak

YOU WON’T BE ALONE: İnsan Olmanın Hüznü ve Sinemasal Bir Şiir

Bu yılın Sundance Film Festivali gösterimlerinden biri de Goran Stolevski’nin “You Won’t Be Alone” (Yalnız Olmayacaksın) adlı ilk uzun metraj filmiydi, çok merak etmemize rağmen festivalde gösterildiğinde (22 Ocak 2022) izleyememiştik. En sonunda geçtiğimiz hafta izlediğimizdeyse, bu film ve yönetmeni hakkında kesinlikle konuşmamız lazım diye düşündük. Gerçekten de imkanınız varsa bu sayfayı hemen kapatın ve … Okumaya devam et YOU WON’T BE ALONE: İnsan Olmanın Hüznü ve Sinemasal Bir Şiir

EARWIG: Varoluşsal Temastan Kaçınan Bireysel Yaratının Temsili Biçemi

Bu yıl 41. İstanbul Film Festivali’de Hanna Bergholm’un Hatching (Pahanhautoja, Kuluçka, 2022) adlı filminden sonra “fantastik ve gotik kıyılarında” çok merak ettiğimiz diğer bir yapım da Lucile Hadzihalilovic’in 2021 tarihli Earwig (Kulağakaçan) filmiydi. Fiziksel ya da maddesel olarak var olmanın bilincini sırf belli bir özelliğe sahip olduğu için savunan ve onu sımsıkı kucaklayan Earwig, yokluğun … Okumaya devam et EARWIG: Varoluşsal Temastan Kaçınan Bireysel Yaratının Temsili Biçemi

İNSANİ ŞEYLER: “Gri Bölgelere” Dair Katartik Bir Yaklaşım

Fransız yazar Karine Tuil’in aynı adlı ödüllü romanı Les Choses Humaines’den (2019) uyarlanan İnsani Şeyler (2021) aktör, senarist ve yönetmen Yvan Attal’ın en yeni filmi. İKSV’nin düzenlediği 41. İstanbul Film Festivali’nde izleme fırsatı bulduğumuz yapım için tek kelimeyle tetikleyici denebilir. İzleyicileri kadınlar ve erkekler olarak ikiye ayırmak elbette ki çok sığ bir bakış açısı olur, … Okumaya devam et İNSANİ ŞEYLER: “Gri Bölgelere” Dair Katartik Bir Yaklaşım

CEMİL ŞOV: Bir Karakter Bunalımı

Barış Sarhan tarafından yazılan, yönetilen ve yapımcılığı üstlenilen Cemil Şov (Uluslararası adı: The Cemil Show), sinemaya endüstri olarak değil de sanat dalı olarak şapka çıkartan bağımsız duruşuyla, Dünya’nın dört bir yanında seyircilerle buluşmaya başladığı 2021 yılının başından bu yana beyazperdede göze çarpan yapımlar arasında. Dünya prömiyerini yaptığı IFFR’den (Şubat 2021) yaklaşık bir yıl sonra Netflix … Okumaya devam et CEMİL ŞOV: Bir Karakter Bunalımı

DARK GLASSES: Giallo’nun Gözyaşları

Dario Argento filmografisinde son koltukta yerini alan 2022 yapımı Dark Glasses (Occhiali neri), bu yıl 41. İstanbul Film Festivali’nin dikkat çeken filmleri arasındaydı. Yönetmenin özellikle The Bird with the Crystal Plumage (1970), Deep Red (1975), Suspiria (1977), Inferno (1980), Phenomena (1985) ve Opera (1987) gibi kült filmlerinin yanında oldukça sönük kalan Dark Glasses, kesinlikle bir … Okumaya devam et DARK GLASSES: Giallo’nun Gözyaşları

NITRAM: Uzanıp Kendi Dudaklarından Öpenin Tekinsiz Ayna Evresi

41. İstanbul Film Festivali'nde izleme şansı bulduğumuz yapımlardan biri de Nitram oldu. Cannes'da yedi dakika boyunca ayakta alkışlanan ve Caleb Landry Jones’un başrolde gösterdiği performansla Cannes Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığı, yönetmen koltuğunda ise Justin Kurzel’in bulunduğu 2021 yapımı Nitram, Avustralya’nın en kanlı katliamı olarak anılan Port Arthur Katliamı’nın suçlusu Martin Bryant’ın … Okumaya devam et NITRAM: Uzanıp Kendi Dudaklarından Öpenin Tekinsiz Ayna Evresi

HATCHING: Evcilleştirdiğimiz Rafine Beden/ler (Pahanhautoja, 2022)

41. İstanbul Film Festivali’nin “fantastik film” temasını elinde tutan filmi Hatching (Pahanhautoja, Kuluçka, 2022), oldukça bireysel ve izole bir değişim anlatısına tanıklık etmemize olanak sağlıyor. 2018 yapımı Puppet Master adlı kısa filmiyle de hatırlayacağımız yönetmen Hanna Bergholm, önceki çalışmalarında olduğu gibi “değişim ve dönüşüm”ün kıyılarında yüzmeye devam ediyor. Sundance Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapmış olan … Okumaya devam et HATCHING: Evcilleştirdiğimiz Rafine Beden/ler (Pahanhautoja, 2022)

SERVANT (Sezon 3, Bölüm 6: FISH) – Ritüel İşçilerinin Akşam Yemeği Panoraması

Kaçıp gideni düşleyen, onu yakalamaktan vazgeçen ancak yine de aklından çıkaramayan, aslında onunla tamamen bütünleşmiş olanın kör gözlerinin gecenin zifiri karanlığından herhangi bir korkusu yok. Onu korkutan, görmeyen gözlerine rağmen aydınlığın yakıcı ışıltısı. Leanne’in (Nell Tiger Free) en başından beri inşa etmiş olduğu cehennem ev de böylelikle kör birinin avuçlarından, parmak aralarından kayıp gidecek herhangi … Okumaya devam et SERVANT (Sezon 3, Bölüm 6: FISH) – Ritüel İşçilerinin Akşam Yemeği Panoraması