THE HUNGER: Ölümsüzlük Hazin Şey, Yıldızların Altında

Scott kardeşlerin (Frank, Ridley, Tony) en küçüğü Tony Scott’ın (1944-2012) ilk uzun metrajı olan 1983 tarihli The Hunger (Açlık), ABD’li yazar Whitley Strieber’in 1981’de yayımlanan aynı adlı romanına dayanıyor. Artık bir mitoloji haline gelmiş olan vampir teması etrafında şekillenen romanlar günümüzde “yeni” olarak algılanmıyor elbette ancak İngiliz Edebiyatı’nda “herşeyi” başlatan eserlerden kısaca bahsetmekte yarar var, … Okumaya devam et THE HUNGER: Ölümsüzlük Hazin Şey, Yıldızların Altında

We Need to Talk About CARL THEODOR DREYER (Books on Dreyer by Dale & Jean Drum and Jan Wahl)

The history of cinema has certainly great directors, great minds and geniuses in almost every decade. But some of them, even among this “happy few”, create their own halo of greatness and come even forward as a force of nature. Master of The House, The Passion of Joan of Arc, Vampyr, Ordet or Day of … Okumaya devam et We Need to Talk About CARL THEODOR DREYER (Books on Dreyer by Dale & Jean Drum and Jan Wahl)

Dial M for Movie – Aralık 2020 Seçkisi

Evet Mart ayından beri "bitsin de kurtulalım" dediğimiz 2020 yılının sonuna gelmeyi başardık, 1 Ocak 2021'de herşeyin mucizevi bir şekilde normale dönmeyeceğini bilsek de, yaklaşan bitişin belli bir rahatlama sağladığı da bir gerçek. Seçkilerimizin sekizincisiyle, yıl sonu seçkimizle karşınızdayız. Bu defaya mahsus olmak üzere üç kişinin elinden çıkan Aralık seçkisi, yine de çeşitlilik açısından diğerlerinden … Okumaya devam et Dial M for Movie – Aralık 2020 Seçkisi

Korkunun ve Korku Sinemasının Psikolojik ve Sinematografik Bağlamda Sistematik Dinamikleri

Korku yüzyıllar boyunca öteki sayılan ve duygusal tepkiler arasında en fazla kaçınılan, tinin tene aktarımının en üst boyutlarda gerçekleştiği, ötekileştirilen ve varlığı yadsınan, doğuştan gelen duygu dizilerinden birisidir. Beynin normal algı sıralamasının yolunu seçmek yerine kendi yolunu oluşturan korkunun böylesi bir varlıksızlaştırılma durumuna düşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Direkt olarak talamustan amigdalaya taşınan bu his hipotalamusu … Okumaya devam et Korkunun ve Korku Sinemasının Psikolojik ve Sinematografik Bağlamda Sistematik Dinamikleri

PORDENONE Sessiz Filmleri ve G.W. Pabst, Brigitte Helm, Cecil B. DeMille

Bu yıl 39. kez izleyici karşısına, hem de pandemi nedeniyle ilk defa çevrimiçi olarak çıkan Pordenone Sessiz Film Festivali (Le Giornate Del Cinema Muto), sessiz sinema tutkunları için tam bir hazine. 1982’den bu yana her yıl İtalya’nın en kuzeyindeki Pordenone kentinde düzenlenen festival, bu sene çevrimiçi olarak tüm Dünya’dan izleyicilere açık bir şekilde (2020 Londra … Okumaya devam et PORDENONE Sessiz Filmleri ve G.W. Pabst, Brigitte Helm, Cecil B. DeMille

Dial M for Movie – Temmuz 2020 Seçkisi

Temmuz ayının neredeyse sonuna geldiğimizin farkındayız, ancak bugünden itibaren her ay Dial M for Movie yazarları olarak sizlere 10 filmlik birer seçki hazırlamaya karar verdik. Film önermenin ne kadar problematik bir konu olduğunun bilincindeyiz. Büyük ihtimalle film önerisini en iyi, birbirini çok iyi tanıyan, uzun yıllardır birlikte olan kişiler birbirine yapabilir, dolayısıyla bu açıdan her … Okumaya devam et Dial M for Movie – Temmuz 2020 Seçkisi

VAMPYR: Carl Theodor DREYER’den Karanlık bir Başyapıt

Sinema tarihinde bazı filmler için haklı tanımlamalar yapılır, “ilk sesli film” (The Jazz Singer) veya “cadılığı konu edinen ilk film” (Häxan) gibi. Danimarkalı usta yönetmen Carl Theodor Dreyer’in Vampyr (1932) filmi hakkında ise, tüm sınıflandırma kriterlerini aşıyor dersek abartmış olmayız. Hitchcock’un “üst üste iki defa izlenmeyi hak eden tek film” olarak nitelediği, Buñuel’in ise “en … Okumaya devam et VAMPYR: Carl Theodor DREYER’den Karanlık bir Başyapıt

THE WITCH : Robert Eggers’ın Okült Sinemaya Armağanı

Cadı kavramı, günümüzde çok çeşitli yansımalara ev sahipliği yapmaktadır: modern söylem içinde bazılarına göre zeki, tuttuğunu koparan kadınları ifade eden bu sıfat, tarihte geriye doğru gittikçe çok daha vahim bir anlamsal evrene kavuşmaktadır. Cadılık, çoğunlukla Ortaçağ ile özdeşleştirilir örneğin, “Ortaçağ’da hep cadılar yakıldı” denir. Halbuki Ortaçağ’da yakılan cadı sayısı, sıfıra yakındır. Asıl cadı, yani “topluma … Okumaya devam et THE WITCH : Robert Eggers’ın Okült Sinemaya Armağanı