NOSFERATU (2024) – Vampir Mitosu Estetiği ve Ders Niteliğinde Bir Uyarlama

Dünya Prömiyerini 8 Kasım 2024’te Los Angeles’ta yapan Robert Eggers’ın dördüncü uzun metrajı Nosferatu (2024) festivallere pek uğramadan, gösterim serüvenini sessizce ve yavaş yavaş tüm ülkelerde sürdürdü, film ülkemizde de bugün, 3 Ocak 2025’te gösterime girdi. Eggers’ın son filmini “korku”, “dönem filmi” vs. gibi belli kategorilerde değerlendirmek mümkün ancak herşeyden önce sanatsal yönü ağır basan … Okumaya devam et NOSFERATU (2024) – Vampir Mitosu Estetiği ve Ders Niteliğinde Bir Uyarlama

THE GIRL WITH THE NEEDLE – Karnı Hiç Doymayan Gargantua’nın Kutsal Mağarası

77. Cannes Film Festivali’nin en karanlık filmlerinden biri olan, Magnus von Horn’un siyah beyaz olarak çektiği son eseri The Girl with the Needle (Pigen med Nalen, 2024) cehennemvari görsel temasıyla aynı kâbusu izleyiciye film bitinceye değin defalarca yaşatıyor. İğneli kız olarak tanıdığımız ve filmin tüm anlatısını onunla keşfettiğimiz Karoline’in (Vic Carmen Sonne) dramatik varlığı ve … Okumaya devam et THE GIRL WITH THE NEEDLE – Karnı Hiç Doymayan Gargantua’nın Kutsal Mağarası

DRACULA (1931) – Bela Lugosi’nin Korku Sinemasına Hediyesi

İlk bakışta doğal olarak sadece Bela Lugosi’yi Dracula rolünde çok beğendiğim için bu tür bir başlık attığım düşünülebilir, kendisini oyuncu olarak çok beğendiğim doğru olsa da, başlığın altında farklı bir neden yatıyor: Dracula’nın hem çekim hazırlıkları yapılırken, hem de çekimler sırasında, Bela Lugosi dışında kimsenin filmi ciddiye almamış olması. Oyuncuların bir kısmı, hatta yönetmen Tod … Okumaya devam et DRACULA (1931) – Bela Lugosi’nin Korku Sinemasına Hediyesi

VIVRE SA VIE: Film en douze tableaux – Kendini Kendine Ödünç Vermek Asla Ortadan Kaldırmayacak Rastlantıyı

Sinema tarihinde deneysel dram kategorisinde yerini alan “Vivre sa vie: Film en douze tableaux” (1962), Jean-Luc Godard’ın dördüncü uzun metraj filmi olarak Fransız Yeni Dalga akımının öncülerinden. Arzuları, korkuları, şüpheleri, tesadüfleri ve gerçekçiliğin sıkıcı olmayan hallerini sunan film, yönetmenin de deyişiyle pür bir zihnin içindekileri tamamen bedenselleştirip onun hareketine katılıyor. Yönetmenin diğer filmleri arasında farklı … Okumaya devam et VIVRE SA VIE: Film en douze tableaux – Kendini Kendine Ödünç Vermek Asla Ortadan Kaldırmayacak Rastlantıyı

WITCHHAMMER, Otakar Vávra ve Malleus Maleficarum

Cadılar ve cadılık üzerine çekilen film sayısı hayli fazla olsa da, bunlar içinde çok azı konuya tarihsel ve gerçekçi açıdan yaklaşmayı seçiyor. İlk akla gelenler Haxan (1922), The Passion of Joan of Arc (1928), Day of Wrath (1943), Witchfinder General (1968) ve tabii ki yazımızın konusu olan, 1970 yapımı Witchhammer (Kladivo na Carodejnice). Bu saydığım … Okumaya devam et WITCHHAMMER, Otakar Vávra ve Malleus Maleficarum

THE HUNGER: Ölümsüzlük Hazin Şey, Yıldızların Altında

Scott kardeşlerin (Frank, Ridley, Tony) en küçüğü Tony Scott’ın (1944-2012) ilk uzun metrajı olan 1983 tarihli The Hunger (Açlık), ABD’li yazar Whitley Strieber’in 1981’de yayımlanan aynı adlı romanına dayanıyor. Artık bir mitoloji haline gelmiş olan vampir teması etrafında şekillenen romanlar günümüzde “yeni” olarak algılanmıyor elbette ancak İngiliz Edebiyatı’nda “herşeyi” başlatan eserlerden kısaca bahsetmekte yarar var, … Okumaya devam et THE HUNGER: Ölümsüzlük Hazin Şey, Yıldızların Altında

We Need to Talk About CARL THEODOR DREYER (Books on Dreyer by Dale & Jean Drum and Jan Wahl)

The history of cinema has certainly great directors, great minds and geniuses in almost every decade. But some of them, even among this “happy few”, create their own halo of greatness and come even forward as a force of nature. Master of The House, The Passion of Joan of Arc, Vampyr, Ordet or Day of … Okumaya devam et We Need to Talk About CARL THEODOR DREYER (Books on Dreyer by Dale & Jean Drum and Jan Wahl)

Dial M for Movie – Aralık 2020 Seçkisi

Evet Mart ayından beri "bitsin de kurtulalım" dediğimiz 2020 yılının sonuna gelmeyi başardık, 1 Ocak 2021'de herşeyin mucizevi bir şekilde normale dönmeyeceğini bilsek de, yaklaşan bitişin belli bir rahatlama sağladığı da bir gerçek. Seçkilerimizin sekizincisiyle, yıl sonu seçkimizle karşınızdayız. Bu defaya mahsus olmak üzere üç kişinin elinden çıkan Aralık seçkisi, yine de çeşitlilik açısından diğerlerinden … Okumaya devam et Dial M for Movie – Aralık 2020 Seçkisi

Korkunun ve Korku Sinemasının Psikolojik ve Sinematografik Bağlamda Sistematik Dinamikleri

Korku yüzyıllar boyunca öteki sayılan ve duygusal tepkiler arasında en fazla kaçınılan, tinin tene aktarımının en üst boyutlarda gerçekleştiği, ötekileştirilen ve varlığı yadsınan, doğuştan gelen duygu dizilerinden birisidir. Beynin normal algı sıralamasının yolunu seçmek yerine kendi yolunu oluşturan korkunun böylesi bir varlıksızlaştırılma durumuna düşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Direkt olarak talamustan amigdalaya taşınan bu his hipotalamusu … Okumaya devam et Korkunun ve Korku Sinemasının Psikolojik ve Sinematografik Bağlamda Sistematik Dinamikleri

PORDENONE Sessiz Filmleri ve G.W. Pabst, Brigitte Helm, Cecil B. DeMille

Bu yıl 39. kez izleyici karşısına, hem de pandemi nedeniyle ilk defa çevrimiçi olarak çıkan Pordenone Sessiz Film Festivali (Le Giornate Del Cinema Muto), sessiz sinema tutkunları için tam bir hazine. 1982’den bu yana her yıl İtalya’nın en kuzeyindeki Pordenone kentinde düzenlenen festival, bu sene çevrimiçi olarak tüm Dünya’dan izleyicilere açık bir şekilde (2020 Londra … Okumaya devam et PORDENONE Sessiz Filmleri ve G.W. Pabst, Brigitte Helm, Cecil B. DeMille