SYMPATHY FOR MR. VENGEANCE: İntikam Yanılgısının Haklılığı ve Haksızlığı Üzerine

Güney Koreli yönetmen ve senarist Park Chan-Wook'un The Vengeance Trilogy (İntikam Üçlemesi) dizisinin ilk filmi olan 2002 yapımı Sympathy for Mr. Vengeance, intikamın en sıcak halini seyirciyi yorarak göstermeyi amaçlarken aynı zamanda ahlaki olan / olmayan davranışların ve sınıf çatışmalarının da bireylerin ruhsal değişimlerindeki etkisini gözler önüne seriyor.  Filmin biçimlenmesinin ardından senaryosu yazılan bu hikâyenin … Continue reading SYMPATHY FOR MR. VENGEANCE: İntikam Yanılgısının Haklılığı ve Haksızlığı Üzerine

CARRIE: Kara Safranın Melankolisi ve Rahmin Histerisinden Doğan Kadın

Carrie'yi 1974 yılında Stephen King doğurdu, 1976 yılında Brian De Palma büyüttü. Ataerkillik karşıtlığı üzerine kurulan bu hikâyede anlatılan temel mesele kadınlık eşiğine dayanmış olan genç bir kızın püriten toplum içindeki cadı avcılarına karşı hayatta kalma mücadelesidir.  Carrie White (Sissy Spacek), dindar bir kadın olan Margaret White (Piper Laurie) tarafından dünyaya getirilen ve dünyaya geldiği … Continue reading CARRIE: Kara Safranın Melankolisi ve Rahmin Histerisinden Doğan Kadın

OKJA: HER DEĞİŞİM KENDİ ÇOCUKLARINI YER

Güney Koreli yönetmen Bong Joon-Ho tarafından 2017 yılında hayata geçirilen Okja, görsel bir manifesto niteliğindedir. Mirando şirketi tarafından hipopotam ve domuz genetiğinin birleşiminden laboratuar ortamında yaratılan “superpig” (süper domuz) türüne ait birçok hayvan, dünyanın dört bir yanındaki farklı çiftçilere, bakılmaları için verilir. Okja da Güney Koreli bir çiftçi olan Heebong (Byun Hee-bong) ve torunu Mija (Ahn … Continue reading OKJA: HER DEĞİŞİM KENDİ ÇOCUKLARINI YER

IN THE MOOD FOR LOVE: Hong Kong’dan Kamboçya’ya Bir Aşk Sırrı

Quentin Tarantino'nun en sevdikleri arasında yer alan, Wong Kar-Wai'nin 2000 yılında kalemiyle yazdığı, kamerasıyla kendi sesinden okuduğu bir şiir filmdir In The Mood For Love (Aşk Zamanı). Wong Kar-Wai filmleri hüznün huzurunda seyrine devam eden ufak teknelere benzetilebilir. Bu tekneler yolcularını her defasında farklı bir limana götürür. Belki bu tekneler yeni limanlar yaratmaz ama yolcuları … Continue reading IN THE MOOD FOR LOVE: Hong Kong’dan Kamboçya’ya Bir Aşk Sırrı

POISON IVY: Kadınlığın Teslisi

Bilindiği gibi zehirli sarmaşık, kolay adapte olabilen inatçı bir bitki. Yaşamını sivri yapraklarını geçirip kanattığı konağından sağlıyor. Yalnızca konağına değil aynı zamanda çevresindeki çeşitli canlılara da zarar verme eğilimi mevcut. Zehirli sarmaşık liseli bir genç kız olarak ete kemiğe büründüğünde ise karşımıza 1992 yılında Katt Shea tarafından yazılıp yönetilen Poison Ivy (Zehirli Sarmaşık) filmi çıkıyor. … Continue reading POISON IVY: Kadınlığın Teslisi

OPHELIA: Hamlet’in Eril Yolculuğuna Dişil Bir Meydan Okuma

Ophelia bir temsildir ve bu temsili filminden önce bizzat tanımak ve tanıtmak gerekir. Ophelia isminin Yunanca "ophelos" yani "yardım" anlamına gelen sözcükten geldiğine inananların sayısı fazla. Lacan'a göre bu isim "o-phallus" (penis) kökeninden gelir. Fakat diğer uzmanlar bu görüşü şiddetle reddeder ve bir kesim "ophelos" kelimesinden bir kesim ise "ophis" (yılan) kelimesinden geldiğini savunur. Ophis … Continue reading OPHELIA: Hamlet’in Eril Yolculuğuna Dişil Bir Meydan Okuma

PAN’IN LABİRENTİ: Bir Çarkın İç Acıları ve Ağrıları

Aykırı bir peri masalı. Guillermo del Toro'nun 2006 yılında acılar ve ağrılar içinde yazıp ete kemiğe büründürdüğü bir masal. Masallar yüzyıllar boyunca toplumsal normların etkisinden çıkarılamamış ve yeniden yaratımlar yerine yeniden üretimler ile sürekli kendilerini hatırlatmışlardır. Masal kavramının çerçevesini oluşturmuş, bunun dışında kalanlara ise kalıp dışı, aykırı gözüyle bakmayı sağlamıştır bu masallar. Del Toro'nun masalı … Continue reading PAN’IN LABİRENTİ: Bir Çarkın İç Acıları ve Ağrıları

THE CROW: Dört Ayrı Hayatın Ortak Karesi

En önce nişan yüzükleri için öldürülen çift vardı. Arkasından trafik kazasında hayatını yitiren nişanlı bir kadın geldi. Bu iki hikâye iç içe geçirildi ve nişanlı olup bir çete tarafından öldürülen çiftin hikayesi yaratıldı. Bu yaratım sırasında nişanlı ve evlilik hazırlığı yapan bir adam bir karganın kanadına binip bizleri ve bu düzeni terk etti. Dört ayrı … Continue reading THE CROW: Dört Ayrı Hayatın Ortak Karesi

POWDER: Beyazdan Daha Beyaz Olana Karşı Sırttaki Ter Damlasının Ürperticiliği

Powder, 1995 yılında Victor Salva'nın kaleminden ve kamerasından gözlerimize ve oradan beynimizin kıvrımlarında dolaşıp yüreğimize (eğer var ise) misafir olan nev-i şahsına münhasır bir eser. Genel olarak konusuna bakılacak olunursa; henüz ana rahminin sıcaklığından ayrılmamış olan Jeremy'ye (Sean Patrick Flanery) ev sahipliği yapan annesinin üzerine bir yıldırım düşmesi ve bu yıldırımın güçleriyle donanmış Jeremy'nin doğup … Continue reading POWDER: Beyazdan Daha Beyaz Olana Karşı Sırttaki Ter Damlasının Ürperticiliği