Dizinin 14 Şubat’ta AppleTV+’ta yayınlanan beşinci bölümünün adı da yine ikili bir anlam, daha doğrusu çok yönlü tek anlam içeriyor. Bölümün adını birebir kullanan karakter Ricken Hale (Michael Chernus) elbette sadece içsellerin okuması için planlanan yeni kitap projesini kast ediyor: İçsellerin daha iyi çalışmasını sağlayacak bir Truva Atı. Öte yandan, hem dizide hem de özellikle … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 5: Trojan’s Horse) – Bellek Yelpazesindeki Her Renk İçin Farklı Bir Birey
Etiket: Christopher Walken
SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 4: Woe’s Hollow) – Gırtlağa Yapışmış Derin Boşluğun Uçurumundan Atlamayı Düşünen Bir Rüya
Dışarıda olmanın dayanılmaz ağırlığıyla birlikte gözlerimizi atmosferin yakıcı beyazlığında Irving (John Turturro) ile açtığımız Severance’ın Woe's Hollow adlı bölümü zihnin donukluğuna imgesel bir gönderme yapıyor. Buna göre sürekli ofis ortamında gördüğümüz, etrafta ölü zihinlerini taşıyan bedenlerin bu sefer fiziksel olarak kendilerini sınırlamayan bir mekânın sonsuzluğuna dağıldıklarına tanıklık ediyoruz. Böylece gözlerimiz ofisin mavi (MDR mavisi) ve … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 4: Woe’s Hollow) – Gırtlağa Yapışmış Derin Boşluğun Uçurumundan Atlamayı Düşünen Bir Rüya
SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 2: Goodbye, Mrs. Selvig) – Ölü Harf’e Karşılık Gelen Öznenin Varoluş Savaşı
Yeni sezonun, dış çekimlere yoğun bir şekilde ağırlık verildiği ikinci bölümünde ana karakterlerin daha çok dışsal benliklerine tanık oluyor, buna bağlı olarak bir önceki bölümde ortaya çıkan Lumon’un kendi çalışanları üzerindeki karşıtlıklar ilkesinin de tadına bakmış oluyoruz. Milchick’in (Tramell Tillman) başlangıçta dolaylı yollarla kurmayı arzuladığı teatral Lumon yapısının arka planını deneyimlerken diğer yandan ise bir … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 2: Goodbye, Mrs. Selvig) – Ölü Harf’e Karşılık Gelen Öznenin Varoluş Savaşı
SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 1: Hello, Ms. Cobel) – Dürtü ve İstenç Karışımı: Simgesel Gerçeklik Kokteyli
Üç yıllık uzun bir aradan sonra izleyicilerinin karşısına geçtiğimiz hafta ikinci sezonuyla çıkan Severance, hem dışlanmış hem kendi halinde içselleşmiş yeni karakterleriyle kimlik kavramına daha bilinçli bir yaklaşım sunmaya çalışıyor. Temelde serinin ruhuna hayat veren ana karakterler olan Mark Scout (Adam Scott), Dylan George (Zach Cherry), Helly Riggs (Britt Lower) ve Seth Milchick (Tramell Tillman) … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 1: Hello, Ms. Cobel) – Dürtü ve İstenç Karışımı: Simgesel Gerçeklik Kokteyli
İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION
1971’de başlayan sinema kariyerinde çektiği birbirlerinden oldukça farklı filmlerle tanınan Abel Ferrara’nın 1995 yapımı filmi The Addiction (Bağımlılık), özellikle yönetmenin sinemasal çeşitliliğini anlamamız açısından biçilmiş kaftan olarak görebileceğimiz bir eser. Ms. 45 (Ferrara, 1981) ve sonrasında başlayan, 90’larda New York’u arkasına alarak dünyanın bu en görkemli şehrinin kaybedenlerini, banliyölerini kendine dert edinen Ferrara’nın neo-noir tadını … Okumaya devam et İnsan Ne ile Yaşar? – BAĞIMLILIK / THE ADDICTION
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 9: The We We Are) – Başlangıç Noktasının Antinomisi
Sezonun ilk bölümü “The You You Are” (Asıl Olduğun Sen) ile başladığımız yolu “The We We Are” (Gerçek Biz) ile kapatıyoruz. Bu anlamda yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi ilk sezon başlangıç ve son nokta olmak üzere bir çatışkı, yani durumun antinomisini yaratıyor. Öte yandan oldukça bireysel bir dışavurumu olan sezonun ilk bölümüyle karakterlerin tekil olarak … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 9: The We We Are) – Başlangıç Noktasının Antinomisi
DUNE: PART TWO – Anti-Feminist Bir Ürün Olarak Animasını Yiyen Mehdi
Frank Herbert’ın Dune (1965) romanının ikinci bölümü olan Dune: Part Two (2024) sinematografik olarak birinci bölüm başarısının üzerine çıksa da hikaye anlatıcılığı kısmında parçalı bir performans gösteriyor. Uyarlamanın hem yönetmeni hem de senaristleri arasında yer alan Denis Villeneuve seyircinin Dune evreni ve hikayesi hakkında arka plan bilgisine sahip olduğu fikri ile anlatımını gerçekleştirir. Sinema üslubuna … Okumaya devam et DUNE: PART TWO – Anti-Feminist Bir Ürün Olarak Animasını Yiyen Mehdi
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 7: Defiant Jazz) – İçselliği Yargılama Yetisinden Dışsallığı Yargılama Hürriyetine Geçiş
Her bölümünde derin düşünme eylemini bir üst seviyeye çıkaran Severance, 25 Mart’da yayınlanan Defiant Jazz (Muhalif Caz veya Serkeş Caz) adlı bölümüyle izleyiciye sezonun kırılma noktasını yaşatıyor. Başından beri peşinde olduğumuz “içsel” olanın asıl mevzusu yerini tam anlamıyla “içsel dünyanın” işleyişindeki çarpışmalara bırakıyor. Bölümün yönetmenliğini yapan Ben Stiller, özellikle bölüme adını veren Defiant Jazz sekansında … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 7: Defiant Jazz) – İçselliği Yargılama Yetisinden Dışsallığı Yargılama Hürriyetine Geçiş
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 5: The Grim Barbarity of Optics and Design) – Saf Zamanın Nitelikli Yitirilişi
Eğer geleceğin kendisi, şimdiki zamanı sımsıkı çevreleyerek sarıyorsa ve geçmişin tüm neden-sonuç ilişkileriyle bir etkileşim halindeyse, çemberin içindeki ses zapt edilemeyecek kadar yüksek demektir. Severance’da geleceği dışssal (outie), şimdiki zamanı ve geçmişi ise içsel (innie) bağlamında nitelendirecek olursak tam anlamıyla saf bir zamanın izinden gidiyor oluruz. Geleceğin cevapsız kalan endişe verici mesajları da, içsel olanın … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 5: The Grim Barbarity of Optics and Design) – Saf Zamanın Nitelikli Yitirilişi
