SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 5: Trojan’s Horse) – Bellek Yelpazesindeki Her Renk İçin Farklı Bir Birey

Dizinin 14 Şubat’ta AppleTV+’ta yayınlanan beşinci bölümünün adı da yine ikili bir anlam, daha doğrusu çok yönlü tek anlam içeriyor. Bölümün adını birebir kullanan karakter Ricken Hale (Michael Chernus) elbette sadece içsellerin okuması için planlanan yeni kitap projesini kast ediyor: İçsellerin daha iyi çalışmasını sağlayacak bir Truva Atı. Öte yandan, hem dizide hem de özellikle … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 5: Trojan’s Horse) – Bellek Yelpazesindeki Her Renk İçin Farklı Bir Birey

SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 4: Woe’s Hollow) – Gırtlağa Yapışmış Derin Boşluğun Uçurumundan Atlamayı Düşünen Bir Rüya

Dışarıda olmanın dayanılmaz ağırlığıyla birlikte gözlerimizi atmosferin yakıcı beyazlığında Irving (John Turturro) ile açtığımız Severance’ın Woe's Hollow adlı bölümü zihnin donukluğuna imgesel bir gönderme yapıyor. Buna göre sürekli ofis ortamında gördüğümüz, etrafta ölü zihinlerini taşıyan bedenlerin bu sefer fiziksel olarak kendilerini sınırlamayan bir mekânın sonsuzluğuna dağıldıklarına tanıklık ediyoruz. Böylece gözlerimiz ofisin mavi (MDR mavisi) ve … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 4: Woe’s Hollow) – Gırtlağa Yapışmış Derin Boşluğun Uçurumundan Atlamayı Düşünen Bir Rüya

SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 3: Who Is Alive?) – Innie, Outie ya da Omni, Gerçekten de Kim Hayatta?

Her bölümün kapanışını seyirciyi hayli merakta bırakan sonlarla (cliffhanger) bezeyen Severance’ın ikinci sezonu, “Who Is Alive?” başlıklı üçüncü bölümde de bu düsturunu bozmuyor. Başlığın kökeninde elbette Mark Scout’un (Adam Scott) retinasına yakmaya çalıştığı “Kim Hayatta?” imgesi üzerinden Ms. Casey (Dichen Lachman) arayışı yatmakta ancak nasıl “Lumon dinliyor” bilgisi iki yönlü ise, bölüm başlığının da çift … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 3: Who Is Alive?) – Innie, Outie ya da Omni, Gerçekten de Kim Hayatta?

SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 2: Goodbye, Mrs. Selvig) – Ölü Harf’e Karşılık Gelen Öznenin Varoluş Savaşı

Yeni sezonun, dış çekimlere yoğun bir şekilde ağırlık verildiği ikinci bölümünde ana karakterlerin daha çok dışsal benliklerine tanık oluyor, buna bağlı olarak bir önceki bölümde ortaya çıkan Lumon’un kendi çalışanları üzerindeki karşıtlıklar ilkesinin de tadına bakmış oluyoruz. Milchick’in (Tramell Tillman) başlangıçta dolaylı yollarla kurmayı arzuladığı teatral Lumon yapısının arka planını deneyimlerken diğer yandan ise bir … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 2: Goodbye, Mrs. Selvig) – Ölü Harf’e Karşılık Gelen Öznenin Varoluş Savaşı

SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 1: Hello, Ms. Cobel) – Dürtü ve İstenç Karışımı: Simgesel Gerçeklik Kokteyli

Üç yıllık uzun bir aradan sonra izleyicilerinin karşısına geçtiğimiz hafta ikinci sezonuyla çıkan Severance, hem dışlanmış hem kendi halinde içselleşmiş yeni karakterleriyle kimlik kavramına daha bilinçli bir yaklaşım sunmaya çalışıyor. Temelde serinin ruhuna hayat veren ana karakterler olan Mark Scout (Adam Scott), Dylan George (Zach Cherry), Helly Riggs (Britt Lower) ve Seth Milchick (Tramell Tillman) … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 1: Hello, Ms. Cobel) – Dürtü ve İstenç Karışımı: Simgesel Gerçeklik Kokteyli

SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 9: The We We Are) – Başlangıç Noktasının Antinomisi

Sezonun ilk bölümü “The You You Are” (Asıl Olduğun Sen) ile başladığımız yolu “The We We Are” (Gerçek Biz) ile kapatıyoruz. Bu anlamda yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi ilk sezon başlangıç ve son nokta olmak üzere bir çatışkı, yani durumun antinomisini yaratıyor. Öte yandan oldukça bireysel bir dışavurumu olan sezonun ilk bölümüyle karakterlerin tekil olarak … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 9: The We We Are) – Başlangıç Noktasının Antinomisi

SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 8: What’s for Dinner?) – Sentetik Birliğin İşlenemez “Zorunlu” Tasarımı

Kökensel veya transcendental koşul ne olursa olsun her daim üzerine basılan zeminin bir anlamda “gerçeklik” kuvvetinden yoksun bir profil çiziyor olması seri boyunca tüm Lumon çalışanlarının üzerine karanlık bir perde savururken, diğer yandan özünde sahip olunmayan ancak deneyimleyerek gerçekliğe kavuşturulan bir karakter yaratımı da, ana gerçeklikten besleniyor. Bilincin tüm sezgi verilerini öncellemeye gayret gösteren ilk … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 8: What’s for Dinner?) – Sentetik Birliğin İşlenemez “Zorunlu” Tasarımı

SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 7: Defiant Jazz) – İçselliği Yargılama Yetisinden Dışsallığı Yargılama Hürriyetine Geçiş

Her bölümünde derin düşünme eylemini bir üst seviyeye çıkaran Severance, 25 Mart’da yayınlanan Defiant Jazz (Muhalif Caz veya Serkeş Caz) adlı bölümüyle izleyiciye sezonun kırılma noktasını yaşatıyor. Başından beri peşinde olduğumuz “içsel” olanın asıl mevzusu yerini tam anlamıyla “içsel dünyanın” işleyişindeki çarpışmalara bırakıyor. Bölümün yönetmenliğini yapan Ben Stiller, özellikle bölüme adını veren Defiant Jazz sekansında … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 7: Defiant Jazz) – İçselliği Yargılama Yetisinden Dışsallığı Yargılama Hürriyetine Geçiş

SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 6: Hide and Seek) – Kusurlu Benliğini Mükemmel Kılmada Asla Başarılı Olamayacaksın

Lucretius’a göre tüm bedenler belli tohumlardan yaratılıyor. Filozof, bu tohumların hangilerinin diğerlerinden daha “üstün” olup olmadığı konusunda bir sınıflandırma yapılabilecek herhangi bir bilgi kaynağı sağlamamış. Her halükârda canlı form, belli bir ortamın içine gömülmüş halde kendi kalıtımsal formülünü meydana getiriyor. Fiziksel ve psikolojik olarak oluşum gösteren karakterin kendi içindeki uyumu, Severance sınırları bağlamında uçurumlar kadar … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 6: Hide and Seek) – Kusurlu Benliğini Mükemmel Kılmada Asla Başarılı Olamayacaksın

SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 5: The Grim Barbarity of Optics and Design) – Saf Zamanın Nitelikli Yitirilişi

Eğer geleceğin kendisi, şimdiki zamanı sımsıkı çevreleyerek sarıyorsa ve geçmişin tüm neden-sonuç ilişkileriyle bir etkileşim halindeyse, çemberin içindeki ses zapt edilemeyecek kadar yüksek demektir. Severance’da geleceği dışssal (outie), şimdiki zamanı ve geçmişi ise içsel (innie) bağlamında nitelendirecek olursak tam anlamıyla saf bir zamanın izinden gidiyor oluruz. Geleceğin cevapsız kalan endişe verici mesajları da, içsel olanın … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 5: The Grim Barbarity of Optics and Design) – Saf Zamanın Nitelikli Yitirilişi