SEVERANCE (Sezon 2, Bölüm 4: Woe’s Hollow) – Gırtlağa Yapışmış Derin Boşluğun Uçurumundan Atlamayı Düşünen Bir Rüya

Dışarıda olmanın dayanılmaz ağırlığıyla birlikte gözlerimizi atmosferin yakıcı beyazlığında Irving (John Turturro) ile açtığımız Severance’ın Woe’s Hollow adlı bölümü zihnin donukluğuna imgesel bir gönderme yapıyor. Buna göre sürekli ofis ortamında gördüğümüz, etrafta ölü zihinlerini taşıyan bedenlerin bu sefer fiziksel olarak kendilerini sınırlamayan bir mekânın sonsuzluğuna dağıldıklarına tanıklık ediyoruz. Böylece gözlerimiz ofisin mavi (MDR mavisi) ve beyaz duvarlarına çarpmak yerine yapay bir doğanın ortasındaki kara bürünmüş alanların beyazlığına çarpıyor. Donmuş, buz kesmiş bir ortamın tamamen Innie‘lerin zihinsel yapılarına doğrudan gönderme yapılan bu bölümde hiçbir zaman tanıklık edemediğimiz duyusal bir boşluğun görsel olarak nasıl bir kıyafeti üzerine çektiğini görüyoruz. Dışarıda olmanın vermiş olduğu rüzgârın yapısı karakterlerin etrafında teker teker belli bir uluma etkisi yaratırken diğer yandan gerçeküstü bir yolculuğun da kapısını aralıyor.

Zach Cherry, John Turturro, Adam Scott, Britt Lower

Açık Hava İnzivasında Kimlik Kontrolü

Bu bölüm itibariyle Mark (Adam Scott), Dylan (Zach Cherry), Helly (Britt Lower) ve Irving’in ORTBO‘yu deneyimlemeleri, diğer bir deyişle Outdoor (Açıkhava), Retreat (İnziva), Team (Takım haline gelmek), Building (İnşa etmek), Occurrence (Meydana gelmek) gibi öğelerin ön plana çıkması beklenen bir sistemin parçası haline gelmeleri bekleniyor. Bu şekilde ekibin uyumu ve sadakatinin üst bir seviyeye çıkması bekleniyor. Ancak yeni sezonun dengesi tam da bu noktada patlak vermeye başlıyor. Böylelikle en başta sistemin olumlamış olduğu sistematik yapının tam tersi bir şekilde sonuçlanması gerçeküstü durumun açık bir mektubu haline geliyor. Bölüm, adı itibariyle belli, derin bir hüznün haritasını buz kesmiş karın ortasına fırlatıyor. Tam 23 günde çekilen Woe’s Hollow, Catskill dağlarından Severance izleyicilerine güzel bir manzara sunuyor. Çeşitli röportajlardan öğrendiğimize göre bu bölüm tüm Severance bölümleri arasında prodüksiyon aşamasında en çok vakit alan bölüm olarak listenin başında yerini almış. İçerik olarak içerisinde imgesel birçok göndermeye sahip olan bölümün teknik anlamda da serinin tarihsel boyutuna ilkler eklemesi dikkat çekiyor. Çekimler esnasında yoğunlukla doğal kar yapısını kullanan ekip, böylesine canlı bir kış tablosunu kompozisyonuna en gerçekçi şekilde yediriyor. Lojistik olarak ise merkezden uzakta kalan bu mekânın görünmez büyüsü ekibin tüm ruhuna işlemiş gözüküyor ki Woe’s Hollow, serinin tüm sezon bölümlerinden farklı bir noktaya konumlanıyor.

Sarah Bock, Tramell Tillman

Hiç Durmayan Asansör İniltisi

Bölümün hem açılışı hem de kapanışı meşhur asansör geçişlerinde kullanılan bağlantı yapısıyla taçlandırılıyor. Bu şekilde her zaman tanıklık ettiğimiz geçiş kısımlarının arada sıkışmış bir kısmına denk geliyoruz. Bu da bölümün açılış ve kapanışını yapan Irving’in izleyiciye yol göstermesiyle gelişiyor. Lumon teknolojisi ile her zamanki ofislerinde olmak yerine gözlerini tamamen farklı, doğanın kollarında bulan ekibin mevcut durumu izleyici üzerinde bıraktığı tarifsiz “neredeyiz şimdi?” ifadesiyle interaktif bir hal almaya başlıyor. Bir anlamda tüm seri boyunca izleyici de innie olarak sayıldığından bölümün dokusu daha canlı bir şekilde hissedilmeye başlıyor. Mekân tasarımı olarak sadece rüyalarda yer alabilecek bir görseli ekrana taşıyan Severance, özellikle mesaj aktarımı olarak dağın tepesine yerleştirmiş olduğu, enerji kaynağı belirsiz DVD oynatıcısı ile herkese seslenerek geçilmesi mümkün olan ile olmayan sınırları da çizmiş oluyor. Buna göre innie‘lerin gerçekliğine bir gölge gibi konan Lumon, çalışanlarına taze ancak bir o kadar da yapay gerçekliklerini satıyor. Bu da bir şekilde içerisinde nefes alınıp verilen atmosferi yapay, deneysel bir yaşam alanına çeviriyor. Böyle bir noktada DVD oynatıcısının gerçekliği sorgulanabilir konumda bulunmuyor çünkü bu bölümün mesaj aracı tamamen imgelerin kendisi olarak renkleri görünmeyen bir paletle boyanıyor.

Britt Lower

Eğlenceli Değil miydi?

Bölümün içerik anlamında ilk etaptaki inşa edilme kısmı tamamen Irving’in kendi gölgesiyle bir gezintiye çıkmasıyla ilgiliydi. Buna bağlı olarak bölgenin ormanında kendi içseli de dahil olmak üzere Irving’e olan bitenlerle ilgili bir geçiş planlanıyordu ancak bölüm, Irving üzerinden Helly’nin kimlik sorunsalına dokundu. Kostüm departmanı da son derece özenli bir şekilde çalışan Severance ekibi, tek tipte kıyafetler kullanarak herkesin içerisinde olduğu karmaşıklık durumuyla ortak bir kimliksiz kimlik yapısına davet ediyor. Bir şekilde görünmez bir maske haline gelen bölümün görsel anlamdaki aksesuar sayılabilecek unsurları, herkesin farkında olduğu ancak yüzleşmeye yanaşmadığı bir konuyu iyi bir şekilde süslüyor. Mekân olarak tekinsiz ve alışıldık bir ortamın kullanılmayışı ve kıyafet olarak da normalin dışına çıkılması bir anlamda ekibi görünmez vahşi bir dış dünyanın göbeğine atıyor. Ancak bunu yaparken “vahşi” olabilecek herhangi bir hayvanın bu mekân içinde kullanılmaması ve o beklenilen vahşi hayvanın tamamen Lumon oluşu, görünmez bir tehlikenin camına tıklatıyor.

Christopher Walken

Ölü Fok, Kabusunda Yaşadığını Görüyor

Heykeltıraş Penko Platikanov tarafından yapılan ölü fokun çürümüş yapısı, mekânın içerisine cansız bir dinamik üflüyor. Bir anlamda korku aşılanması beklenen bu türden bir sahnenin bir anda akşam yemeğine meze olma fikri ise hem kara komedi ışıklarını yakıp hem de dış dünyanın ölümcül görselinin de tablosunu çiziyor. Bu şekilde dış mekânda sınır bir kez daha çiziliyor ve bu ölü fokun olduğu yerin ötesine geçilmiyor. Ayrıca ilk kez böyle bir noktada hangi canlının ömrünün nerede bitebileceği konusuna da ufaktan sürünüyoruz. ORTBO kamp merkezinde açık hava tuvaletinde dört katlı tuvalet kağıdının bulunması ve özenle hazırlanmış çadırların yapısı gereği doğal bir ortama hapsedilmiş kısa süreli bir hastalık gibi doğanın tenine dokunan Lumon ekibi kapsül bir yaşam formunu doğuruyor. Öte yandan Burt’ün (Christopher Walken) ortaya çıkış biçimi ve bunun Irving’in üzerine yansıması belli bir rüya akışı içerisinde, korku halinin zayıf noktasını besliyor.

John Turturro, Britt Lower, Adam Scott

Görsel kompozisyonda oldukça dikkat çekici bir şekilde resmedilen bu sekans, terk edilmiş bir boyutu aralıyor. Tamamen gerçek bir sisin altında gerçekleşen bu seansın görünümü Woe’nun (Faith Vaughn) görünümüyle birlikte daha da taçlanıyor. Masanın, monitörlerin, klavyenin duruşu ve monitörlerin üzerinde dönüp duran rakamlar Dieter Eagan’ın (Marc Geller) ideal dünya yansımasını resmediyor. Lumon ekibinde büyük değişikliklerin olduğu bu bölümde karakterler arası bir bariyer olarak kullanılan bir nevi sıfırlama tekniğinin varlığı ürkütücü bir hal almaya başlıyor. Tür olarak içerisinde diğer bölümlerine oranla farklı birçok türü barındıran Woe’s Hollow, şüpheleri netleştirmeye yarayan kayıp bir bulmacanın belirsiz tuzağını olabilecek en şık rüya formatında sunuyor ve bunu herkesin deneyimine açıyor.

Burcu Meltem Tohum

SEVERANCE 1. Sezon (9 Bölüm, 9 Eleştiri Yazısı – Burcu Meltem Tohum)

SEVERANCE 2. Sezon (10 Bölüm, 10 Eleştiri Yazısı)

Bir Cevap Yazın