Tam üç yıl aradan sonra Apple TV+’ın sevilen dizisi SEVERANCE ikinci sezonuyla (2025) geri döndü. Bu giriş yazısını yazan (H. Necmi Öztürk) benim gibi 40’lı yaşlarındaki bir dizi izleyicisi için bile, üç yıl oldukça uzun bir zaman dilimi. Kendi gençliğimde takip etmeye çalıştığım dizileri düşünüyorum da, mesela Buffy the Vampire Slayer’ın veya Seinfeld‘in, hatta Married with Children‘ın bile iki sezonu arasında 3 yıl bulunsaydı kıyamet kopabilirdi. Daha fazla sözü uzatmayalım, Dan Erickson ile Ben Stiller‘ın zihninden çıkan Severance, ilk iki bölümün ardından bekleyişe değdiğinin sinyallerini veriyor.

İlk sezon oldukça yüksek bir kreşendo ile sonlandığı (She’s Alive!) için yeni sezonun bu gerilimi nasıl yöneteceği merak konusuydu, ilk bölüm Helly karakteri üzerinden seyircinin empati duygusunu biraz zedelemiş olsa da, hem ilk bölümde Mark S‘in yaramazlıkları, hem de ikinci bölümde neredeyse tamamen karakterlerin dış dünyadaki varlıklarına tanık olmamız, şimdiden yeniliklerle dolu bir sezona işaret ediyor. İlk sezonda yaptığımız gibi, bu ikinci sezon için de Burcu Meltem Tohum her bölüm hakkında birer inceleme yazısı kaleme alacak, bazı bölümlerde H. Necmi Öztürk de kalemi eline alabilir. Yazılara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Bölüm 7

Bölüm 8

Bölüm 9
SEVERANCE 1. Sezon (9 Bölüm, 9 Eleştiri Yazısı – Burcu Meltem Tohum)





