83. Venedik Film Festivali’nin programı belli olur olmaz izleme listemize aldığımız Hirokazu Kore-eda’nın son filmi Look Back’in (2026) uyarlandığı aynı adlı manga, henüz beş yıllık bir geçmişe sahip olsa da şimdiden ikinci, bu sefer live-action (oyuncuların bizzat rol aldığı, bildiğimiz anlamda film) uyarlaması ile karşımızda. Yönetmenin 79. Cannes Film Festivali’ndeki Sheep in the Box filmini izleyici ile buluşturmasından hemen sonra Venedik … Okumaya devam et LOOK BACK: Manga Dünyasının Fantastik Melodramı
Etiket: festival
WILD HORSE NINE: Ehlileştirilmiş Tarihin Sesi Kıstırılmış Çığlıkları
83. Venedik Film Festivali’nin gösterildiği günden itibaren gözde filmlerinden biri haline gelen Wild Horse Nine (2026), Martin McDonagh’ın In Bruges (2008), Seven Psychopaths (2012), Three Billboards Outside Ebbing, Missouri (2017) ve The Banshees of Inisherin (2022) filmlerinden büyük parçacıklı izler taşıyor. Filmdeki anlatı yapısında mesajın aktarımı konusunda başvurulan mizahın karanlık yapısının karakterler arasında giderek büyüyen uyumsuzlukları beslemek için kullanılması, hikâyenin küresel politikaya ve tarihin içine dalarken … Okumaya devam et WILD HORSE NINE: Ehlileştirilmiş Tarihin Sesi Kıstırılmış Çığlıkları
LE JOURNAL D’UNE FEMME DE CHAMBRE: Performatif Sömürü için Bir El Kitabı
Rumen sinemasının hiciv uzmanı Radu Jude’un geçtiğimiz 79. Cannes Film Festivali’nde Quinzaine des Cinéastes bölümünde prömiyerini yapan Le Journal d’une femme de chambre (Oda Hizmetçisinin Günlüğü, 2026), Fransa-Romanya ortak yapımı. Her filminde olduğu gibi, Jude bir kez daha elindeki anlatısını olabilecek en mesaj kaygılı ve satirik tonda gerçekleştiriyor. Yönetmenin bizzat kendisi her ne kadar filmin senaryo koltuğunda da yer alsa bile elindeki … Okumaya devam et LE JOURNAL D’UNE FEMME DE CHAMBRE: Performatif Sömürü için Bir El Kitabı
83. Venedik Film Festivali Ödülleri Açıklandı
Dial M for Movie olarak her sene olduğu gibi bu yıl da Venedik Film Festivali’ni yerinde takip ettik. 2026 yılı genelde ve özelde tüm festivaller açısından geçmiş senelere oranla daha az iddialı yapımlarla karşımıza çıkmış olsa da festival ödül dinamiği yine yazılı olmayan kurallarını takip etti. Ödül töreninin sürprizlerle dolu olduğunu söylemek güç, öte yandan yarışma kategorisinde … Okumaya devam et 83. Venedik Film Festivali Ödülleri Açıklandı
POSSIBLE LOVE: Kapitalizmin Hayaletleştirdiği Bedenler
83. Venedik Film Festivali programının beklenen yapımlarından biri olan Lee Chang-dong’un Possible Love (Ganeunghan Sarang / 가능한 사랑) filmi (2026), yönetmenin filmografisine göre zayıf bir halka çiziyor. Özellikle Burning (2018) filminden bu yana hayranlarının yeni filmini beklediği yönetmen, mikro bir modern anlatı ile karşımızda. Film Krzysztof Kieślowski’nin Dekalog serisine gönderme yapıyor. İşçi sınıfı, sömürü ve aşk üçgeninde açımlanan film için doğrudan Dekalog’un yeni adaptasyonu … Okumaya devam et POSSIBLE LOVE: Kapitalizmin Hayaletleştirdiği Bedenler
PRIMETIME: Gösteri Toplumunda Kaptan Ahab Sendromu
Dial M for Movie olarak yerinde takip ettiğimiz 83. Venedik Film Festivali’nin bir diğer öne çıkan filmlerinden olan Primetime (2026), Chris Hansen'in NBC'nin Dateline programındaki To Catch A Predator dönemini neon estetiğiyle harmanlayarak medya kapitalizmini bir bağlamda gözetlenme durumunun anatomisi haline getiriyor. Filmi bu bağlamda tamamen Chris Hansen biyografisi olarak değerlendirmemek gerekiyor; daha çok röntgencilik ve ceza pornosu … Okumaya devam et PRIMETIME: Gösteri Toplumunda Kaptan Ahab Sendromu
BUCKING FASTARD: Biyopolitikanın Toplumsal Regülasyonu
83. Venedik Film Festivali’nin en çok beklenen filmlerinden biri olan Werner Herzog’un Bucking Fastard’ı (2026) senkronize varoluşun standardize edilmiş toplumdaki mekanizmalarını ele alıyor. Basın toplantısında bu film projesinin 45 yıldır kendisiyle yaşadığını belirten Herzog, filmin ana fikrinin 1980'lerde İngiltere'de tanıştığı gerçek ikiz kardeşler olan Freda ve Greta Chaplin'den geldiğini belirtiyor. Bu yaşanmış anı birebir doğrudan beyazperdeye aktarmıyor, bu an onun için … Okumaya devam et BUCKING FASTARD: Biyopolitikanın Toplumsal Regülasyonu
FATHERLAND: Entelektüel Yolculuğun Eliptik İfadesi
Bu yıl 79. Cannes Film Festivali’nden sonra 32. Saraybosna Film Festivali’nin programında da yer alan Paweł Pawlikowski’nin yeni filmi Fatherland (2026), Thomas Mann’ın 1949’da Almanya’ya dönüşü üzerinden Almanya'nın savaş sonrası durumunu mercek altına alıyor. Mann film düzleminde tam anlamıyla isimsel bir araç olarak kalırken edebiyat severler açısından film, izleyiciye doyum sağlayabilecek bir düzlem sunmuyor. Tamamen tarihsel dinamikler eşliğinde şekil alan filmin yapısı … Okumaya devam et FATHERLAND: Entelektüel Yolculuğun Eliptik İfadesi
Itonje Søimer Guttormsen ile başrolleri Renate Reinsve ve Helene Bjørneby’nin paylaştığı yeni filmi BUTTERFLY hakkında konuştuk!
Itonje Søimer Guttormsen ile ilk kez 2021’deki IFFR Rotterdam Film Festivali akreditasyonumuz sayesinde bir araya gelme şansımız olmuştu, yönetmenin çok beğendiğimiz uzun metrajı Gritt sonrasında röportaj isteğimiz olumlu karşılanınca keyifli bir sohbet gerçekleştirmiştik (ilk röportaj burada). O dönemde Covid nedeniyle Rotterdam’da değildik, aradan beş yıl geçtiğinde ise IFFR’nin 2026 edisyonunda Burcu Meltem Tohum Dial M for Movie adına Rotterdam’daydı, Guttormsen’in yeni filmi Butterfly (2026) da festival programına … Okumaya devam et Itonje Søimer Guttormsen ile başrolleri Renate Reinsve ve Helene Bjørneby’nin paylaştığı yeni filmi BUTTERFLY hakkında konuştuk!
We talked to Itonje Søimer Guttormsen on her new movie BUTTERFLY starring Renate Reinsve and Helene Bjørneby!
It was 2021’s International Film Festival Rotterdam that made it possible for us to talk to the director of a movie we loved so much, Gritt (2021). Itonje Søimer Guttormsen was the name, and we had a lovely conversation on zoom about Gritt, freedom, Lilith’s choice of leaving the Eden, constructive, freeing rituals and some witchcraft. That interview is here. We were … Okumaya devam et We talked to Itonje Søimer Guttormsen on her new movie BUTTERFLY starring Renate Reinsve and Helene Bjørneby!
