CARNIVAL of SOULS ve Göstergebilimsel Bir Okuma

Korku ustalarından George A. Romero’nun, Yaşayan Ölülerin Gecesi (Night of the Living Dead) filmi 1968 yılında sinemalarda gösterilmeye başladığında, seyirciler “daha önce buna benzer hiçbir şey izlemedim” izlenimiyle çıkıyorlardı salonlardan. 1960’larda, hatta 1970’lerde bile geniş kitlelere yönelik korku filmleri çekilmiyordu (1973 tarihli The Exorcist yine döneminin ilerisindeydi). Rod Serling’in muhteşem The Twilight Zone (1959-1964) dizisinde … Okumaya devam et CARNIVAL of SOULS ve Göstergebilimsel Bir Okuma

BLY MANOR – Une conversation sémiotique autour de l’épisode 5 : L’Autel du mort

La série télévisée The Haunting of Bly Manor (2020, Netflix), inspirée du conte fantastique Le Tour d’écrou (1898) de Henry James est une production magnifique du début à la fin, mais le cinquième épisode intitulé Altar of the Dead (L’autel du mort), sous la direction de Liam Gavin (épisodes 4 & 5), offre une myriade … Okumaya devam et BLY MANOR – Une conversation sémiotique autour de l’épisode 5 : L’Autel du mort

SİNEMA ve DİL Sorunsalı

Uzun zamandan beri sinemayla farklı düzeylerde ilişkileri bulunan birçok insandan, gerek izlediğim belgesellerde, okuduğum kitaplarda veya karşıma çıkan sinema konulu YouTube videolarında, benzer bir cümleyi o kadar çok duydum ki, birçok bakımdan rahatsız oldum. Farklı biçimlerde dile getirilen bu fikri, şu cümleyle özetleyebilirim: “Sinema, bir öykü anlatma sanatıdır”. Bu cümlede elbette doğruluk payı var ancak … Okumaya devam et SİNEMA ve DİL Sorunsalı