26. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’nde “Ulusal Kurmaca Kategorisi”nde en iyi film, en iyi senaryo ve başrol oyuncusu Gülçin Kültür Şahin’in en iyi oyuncu ödüllerini aldığı, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda en iyi kısa film ve Trabzon Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda Tanju Gürsu Jüri Özel Ödülü’ne layık … Okumaya devam et Kimin Aynasından Kendimize Bakıyoruz ve “İç Ses” Aslında Kime Ait? – ÖLÜM BİZİ AYIRANA DEK (2025 İzmir Kısa Film Festivali #4)
Yazar: Baran Barış
Siyahla Beyazın Karşıtlığında: CENNETSİZ ve ANKARA 1979 (2025 İzmir Kısa Film Festivali #3)
Alain Badiou, Siyah: Olmayan Rengin Işıltıları adlı kitabında siyahı ışık ve renklerin yokluğu olarak tanımlamakta, beyazın ise bütün renklerin “dağılıp yok olduğu bir hayalet” olduğunu ileri sürmektedir. Peki, birbirine karşıt olan siyahla beyaz arasındaki etkileşim, hangi anlamlandırmalara yol açar? “Siyah, renklerin Hiç’i, beyaz Her şeyi’dir” diyen Badiou, ikisinin bir araya gelmesi durumunda gerçeğin rengini kaçırdığımıza … Okumaya devam et Siyahla Beyazın Karşıtlığında: CENNETSİZ ve ANKARA 1979 (2025 İzmir Kısa Film Festivali #3)
Kahramanların Yolculukları: BİZİM OLAN HER ŞEY ve EUDAIMONIA (2025 İzmir Kısa Film Festivali #2)
26. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’nde “Ulusal Kurmaca Kategorisi Finalist Filmleri” arasında olan Deniz Kezik’in Bizim Olan Her Şey (2025) ve Gizem İbak’ın Eudaimonia (2025) filmlerinden biri ayna, diğeri kavak metaforuyla tamamlanan iki yolculuk ekseninde birer anlatı inşa eder. Bizim Olan Her Şey, iki erkekle yola çıkmak zorunda kalan bir kadının; Eudaimonia ise bir babayla oğlunun yaşantılarından kesit sunar. Yolculuk izleği söz konusu olduğunda akla ilk … Okumaya devam et Kahramanların Yolculukları: BİZİM OLAN HER ŞEY ve EUDAIMONIA (2025 İzmir Kısa Film Festivali #2)
Kentsel ve Kişisel Belleğin Minör Bir Anlatıdaki İzdüşümleri: ALİS (2025 İzmir Kısa Film Festivali #1)
26. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’nde “Ulusal Kurmaca Kategorisi Finalist Filmleri” arasında yer alan, senaryosunu Beril Tan’ın yazıp yönettiği Alis (2025), bir sayfiyede kentsel dönüşüm adı altında kentlerin belleğinin silinmesine yol açan kararlara teslim olan komşularının aksine tek başına direnen başkarakteri Alis’in (Deniz Türkali) öyküsünü konu edinir. Uzun bir süredir üzerine çalıştığım metinler olduğu için filmi izledikten … Okumaya devam et Kentsel ve Kişisel Belleğin Minör Bir Anlatıdaki İzdüşümleri: ALİS (2025 İzmir Kısa Film Festivali #1)
Adımlar, Kumdan Kaleler, Dalgalar… Hayat: ÂDİLE NÂŞİT
Âdile Nâşit’in (oyuncular Meltem Kaptan ve Ayşe Gümüş) 1930 ile 1987 yıllarının arasına sığan, kısa ama gerek kurduğu bağlar gerekse meslek hayatı boyunca Türk sineması ve tiyatrosuna kattıklarını düşündüğümüzde dolu dolu geçtiğini görebildiğimiz ömrü, Çağan Irmak’ın yönettiği, senaryosu Nermin Yıldırım’a ait olan Âdile Nâşit (2025) filmiyle beyazperdeye taşınınca izleyicinin karşısına oldukça katmanlı bir anlatı çıkıyor. … Okumaya devam et Adımlar, Kumdan Kaleler, Dalgalar… Hayat: ÂDİLE NÂŞİT
PERDE’nin Ardında: Bakış, Etik ve Sınıf
Bakmak, çoğu zaman sıradan ve masum bir eylem gibi algılansa da toplumsal ilişkilerdeki eşitsizliğin sonucu olarak kurulan bir güç pratiğini gizler. Kimlerin bakışın taşıyıcısı, kimlerin ise nesnesi olduğu ve bu ilişkinin nasıl olağanlaştırıldığı, kültürel yapıyla doğrudan bağlantılıdır. Ataerkil düzende bir denetleme, anlamlandırma ve sahiplenme biçimi olan bakışın taşıyıcısı, özne olarak konumlandırılan erkektir. Bu bağlamda kadın, … Okumaya devam et PERDE’nin Ardında: Bakış, Etik ve Sınıf
Karanlık Sulardan Aydınlığa: SU YÜZÜ
Edebiyat yapıtlarını ele alan edebiyat biliminin bir alt dalı olan karşılaştırmalı edebiyat bilimi, iki yapıtı bir bölüm ya da konu kapsamında incelemekte ve araştırmalar, hem bir ulusa ait metinler hem de farklı ulusların edebiyatlarından seçilmiş metinler üzerine yapılabilmektedir. Karşılaştırmalı çözümlemelerin araştırmacının ufkunu genişlettiğini ve çalışmayı da zenginleştirdiğini ifade eden Gürsel Aytaç, bu bilim dalının tarihçesine … Okumaya devam et Karanlık Sulardan Aydınlığa: SU YÜZÜ
AYRILIK DA SEVDAYA DÂHİL: Üstkurmaca, Karakter İnşası ve Melodramatik İmgelem
Proje tasarımı Yavuz Turgul’a ait olan, yönetmenliğini Selim Demirdelen ile Kurtcebe Turgul’un, senaristliğini ise Kurtcebe Turgul ile Nilgün Öneş’in üstlendikleri Ayrılık da Sevdaya Dahil (2026) dizisi, adından başlayarak daha ilk anda izleyiciyi yalnızca bir anlatıya değil, geniş bir kültürel belleğe davet eder. Adı ve temel izleklerinden biri olan aşk üzerinden Attilâ İlhan şiiriyle kurduğu diyalog, … Okumaya devam et AYRILIK DA SEVDAYA DÂHİL: Üstkurmaca, Karakter İnşası ve Melodramatik İmgelem
Robert Redford’un ORDINARY PEOPLE Filmini Çevre Psikolojisi Üzerinden İzlemek
Bugüne kadar uzun ya da kısa süre içinde bulunduğunuz mekânları düşünün. Örneğin, çocukluğunuzda yalnızca bir kez gittiğiniz herhangi bir yeri… Oraya aradan on beş, yirmi, belki daha fazla yıl sonra tekrar gittiğinizde ilk ziyaretinize ait görüntüler zihninizde canlanacak ve bu görüntüler, birtakım duyguların taşıyıcısı olacaktır. Daha uzun süre kaldığınız mekânlara farkında olarak ya da olmayarak … Okumaya devam et Robert Redford’un ORDINARY PEOPLE Filmini Çevre Psikolojisi Üzerinden İzlemek
Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY
Deneyimlerimizden, gözlemlerimizden, onların bizde bıraktığı duygu ve düşüncelerden kaç ayrı hikâye kurgularız? Birden fazla kişinin ortaklaşa deneyimlediği bir durum hikâyeleştirildiğinde bakış açıları ne kadar farklı olursa olsun temelde kesişen noktalar, nasıl bir gerçeği hatırlatır bize? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bir Tren Yolculuğu” adlı öyküsünün anlatıcısının yaşantılarımızdaki benzerliklere ilişkin şöyle bir savı vardır: “İnsan hayatı, sandığımız kadar … Okumaya devam et Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY
