Karanlık Sulardan Aydınlığa: SU YÜZÜ

Edebiyat yapıtlarını ele alan edebiyat biliminin bir alt dalı olan karşılaştırmalı edebiyat bilimi, iki yapıtı bir bölüm ya da konu kapsamında incelemekte ve araştırmalar, hem bir ulusa ait metinler hem de farklı ulusların edebiyatlarından seçilmiş metinler üzerine yapılabilmektedir. Karşılaştırmalı çözümlemelerin araştırmacının ufkunu genişlettiğini ve çalışmayı da zenginleştirdiğini ifade eden Gürsel Aytaç, bu bilim dalının tarihçesine … Okumaya devam et Karanlık Sulardan Aydınlığa: SU YÜZÜ

AYRILIK DA SEVDAYA DÂHİL: Üstkurmaca, Karakter İnşası ve Melodramatik İmgelem

Proje tasarımı Yavuz Turgul’a ait olan, yönetmenliğini Selim Demirdelen ile Kurtcebe Turgul’un, senaristliğini ise Kurtcebe Turgul ile Nilgün Öneş’in üstlendikleri Ayrılık da Sevdaya Dahil (2026) dizisi, adından başlayarak daha ilk anda izleyiciyi yalnızca bir anlatıya değil, geniş bir kültürel belleğe davet eder. Adı ve temel izleklerinden biri olan aşk üzerinden Attilâ İlhan şiiriyle kurduğu diyalog, … Okumaya devam et AYRILIK DA SEVDAYA DÂHİL: Üstkurmaca, Karakter İnşası ve Melodramatik İmgelem

Robert Redford’un ORDINARY PEOPLE Filmini Çevre Psikolojisi Üzerinden İzlemek

Bugüne kadar uzun ya da kısa süre içinde bulunduğunuz mekânları düşünün. Örneğin, çocukluğunuzda yalnızca bir kez gittiğiniz herhangi bir yeri… Oraya aradan on beş, yirmi, belki daha fazla yıl sonra tekrar gittiğinizde ilk ziyaretinize ait görüntüler zihninizde canlanacak ve bu görüntüler, birtakım duyguların taşıyıcısı olacaktır. Daha uzun süre kaldığınız mekânlara farkında olarak ya da olmayarak … Okumaya devam et Robert Redford’un ORDINARY PEOPLE Filmini Çevre Psikolojisi Üzerinden İzlemek

Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY

Deneyimlerimizden, gözlemlerimizden, onların bizde bıraktığı duygu ve düşüncelerden kaç ayrı hikâye kurgularız? Birden fazla kişinin ortaklaşa deneyimlediği bir durum hikâyeleştirildiğinde bakış açıları ne kadar farklı olursa olsun temelde kesişen noktalar, nasıl bir gerçeği hatırlatır bize? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bir Tren Yolculuğu” adlı öyküsünün anlatıcısının yaşantılarımızdaki benzerliklere ilişkin şöyle bir savı vardır: “İnsan hayatı, sandığımız kadar … Okumaya devam et Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY

Mert Baykal’ın YAN YANA Filminde Karnavalesk Bir Dostluk

“Tür filmleri”, yapı ve ele aldıkları izlekler bakımından ortak özellikler taşıyan sinema yapıtlarından mürekkep bir kategoriyi ifade eder. Bu filmlerin üretim aşamasında izleyicilerin beklentileri nasıl ki öngörülüyorsa izleyiciler de örneğin güldürü ya da korku türündeki bir filme giderlerken üç aşağı beş yukarı nasıl bir anlatı izleyeceğinin farkındadırlar. Nilgün Abisel, Popüler Sinema ve Türler adlı kitabında … Okumaya devam et Mert Baykal’ın YAN YANA Filminde Karnavalesk Bir Dostluk

İKİ KISA FİLM ve İKİ UZAM (Apartman Boşluğu & Ağlamak Serbest, Gülmek Yasak)

Gaston Bachelard, Mekânın Poetikası kitabında evi insanın ilk gerçek kozmosu olarak tanımlar. Bu ilk kozmos, geçmiş başta olmak üzere o kadar çok şeyi barındırır ki ev üzerine düş kuran kişinin belleğinin ötesine geçecek, bellekle imgelemin birbirine ulandığı bir uzam ortaya çıkar. Bachelard’a göre hem bellek hem imgelem, bir değerler dizgesine koşut biçimde anı ve imge … Okumaya devam et İKİ KISA FİLM ve İKİ UZAM (Apartman Boşluğu & Ağlamak Serbest, Gülmek Yasak)

Başar Sabuncu Sineması #3: ASILACAK KADIN Filminde Melek, Emsal Kalfa ve Mefaret

Başar Sabuncu sineması üzerine hazırladığım yazı dizisinin ilk iki bölümünde olduğu gibi Asılacak Kadın (1986) filmini çözümlemek için temel sorumuz yine aynı olsun: Filmin başkarakteri Melek kimdir? Sorunun yanıtını ararken bu kez filmle başvurmamız gereken bir yapıt daha var: Pınar Kür’ün 1979 yılında yayımlanan, aynı adlı romanı. Helmut Kreuzer, edebiyat uyarlamalarını “yazınsal malzemenin devralınması olarak … Okumaya devam et Başar Sabuncu Sineması #3: ASILACAK KADIN Filminde Melek, Emsal Kalfa ve Mefaret

Dağınık Bir Hayatı Yoluna Koyma İhtimalleri: BAŞLANGIÇLAR

Her nesil, kendinden öncekilerin deneyimlerini ve öğütlerini ya dinleyerek ya da reddederek hayatı anlamaya ve bir yol bulmaya çalışır. Sürece kendi deneyimlerini de katar. Bu yönüyle nesiller birbirine benzer. Öte yandan her nesil, doğup büyüdüğü dönemin koşulları, normları, olanakları ve ritmiyle biçimlenir. Söz konusu farklılık, bir nesli kendisinden önceki ve sonraki nesillerden ayırırken onları özgül … Okumaya devam et Dağınık Bir Hayatı Yoluna Koyma İhtimalleri: BAŞLANGIÇLAR

Başar Sabuncu Sineması #2: KUPA KIZI Filmini Umberto Eco’yla İzlemek

Başar Sabuncu sineması üzerine hazırladığım yazı dizisinin birinci bölümüne yönetmenin ilk filmi olan Çıplak Vatandaş’ın (1985) başkarakteri İbrahim’in (Şener Şen) kim olduğunu sorarak başlamıştım ve bu soruya vereceğimiz yanıtların karakterin anlatı boyunca izlediğimiz dönüşümüne bağlı olarak değişeceğini işaret ederek çözümlemenin genel hatlarını belirlemiştim. Aynı soruyu yönetmenin ikinci filmi olan Kupa Kızı’nın (1986) başkarakteri Nilgün (Müjde … Okumaya devam et Başar Sabuncu Sineması #2: KUPA KIZI Filmini Umberto Eco’yla İzlemek

Kadranları Olmayan Bir Saat: AGNÈS VARDA SİNEMASI

2000 yapımı Toplayıcılar filminde zamansızlığın göstergesi olarak yorumlanabilecek kadransız bir saatten bahseden Agnès Varda’ya atıfta bulunduğu yazısında Sırma Saka, yönetmenin hem filmlerini hem de sanatçı kimliğini bu kadransız saate benzeterek şu tespiti yapar: “Daha çok Yeni Dalga’nın tek kadın yönetmeni olmasıyla anılan Varda’nın sinemanın her alanında yenilikler getirmesi ve hatta son döneminde sanatçılık kariyeriyle de … Okumaya devam et Kadranları Olmayan Bir Saat: AGNÈS VARDA SİNEMASI