RIPLEY – Bölüm 2: Merhametin Yedi Biçimi (Tematik Okuma)

İlk bölümle ilgili yazımızda senarist ve yönetmen Steven Zaillian’ın, daha çok da görüntü yönetmeni Robert Elswit’in ne kadar kaliteli bir iş ortaya çıkardıklarından bahsetmiştik, bu bölümle ilgili tematik çözümlememize geçmeden önce Zaillian üzerinde yine kısaca durmakta fayda var çünkü kendisi senarist kimliğiyle harika bir bölüm başlığına imza atmış, üstüne de bu ikinci bölümün büyük kısmını bu tema etrafında gerçekten de dantel gibi işlemiş. 1953 doğumlu Zaillian’ın Ripley dışında yönetmen olarak üç filmi, bir de 2016 yapımı dizi The Night Of var. Ancak hangi filmlerin senaryolarına imza atmış şöyle bir bakalım: Schindler’s List (1993), Hannibal (2001), Gangs of New York (2002), American Gangster (2007), Moneyball (2011), The Girl With the Dragon Tattoo (2011), The Irishman (2019) ve daha niceleri. Dolayısıyla Ripley dizisini de yazan ve yöneten, kariyerinde muhteşem işlere imza atmış bir üstat, üstelik Ripley de onun en iyi çalışmalarından biri. Görüntü yönetmeni Robert Elswit’i de elbette Oscar ödülünü kucakladığı There Will Be Blood (2007) ile hatırlamak mümkün, onun dışında Desert Hearts (1985), Boogie Nights (1997), Magnolia (1999), Good Night and Good Luck. (2005, Oscar adaylığı), Michael Clayton (2007), King Richard (2021) gibi yapımlar sayılabilir.

Dakota Fanning, Johnny Flynn, Andrew Scott

Merhametin Yedi Biçimi (Caravaggio)

Bölümün adı, ünlü İtalyan ressam Caravaggio’nun 1607 yılında yaptığı resmin adına dayanıyor; “Merhametin Yedi Biçimi” ya da orijinal adıyla Sette opere di Misericordia. Bir bölümün adını bir tabloyla özdeşleştirmekte ne var diyebilirsiniz, haklısınız da ancak dediğimiz gibi dizinin bu ikinci bölümünün akışı, bu tabloda anlatılanlarla koşut bir şekilde ilerliyor, bu nedenle de harika bir adlandırma olmuş. Patricia Highsmith’in 1955 tarihli ilk Ripley romanında Caravaggio’nun adının geçmediğini de hatırlatalım. Caravaggio’nun tablosunda resmettiği ve Katolik inanışında bireyin maddi ihtiyaçlarının da giderilmesi gerektiği inancına dayanan bu yedi eylem şu şekilde sıralanıyor:

  1. Vefat eden kişiyi gömmek
  2. Mahpusu ziyaret etmek
  3. Açın karnını doyurmak
  4. Evsize barınak sağlamak
  5. Çıplağı giydirmek
  6. Hastayı ziyaret etmek
  7. Susamış olanın susuzluğunu gidermek

Bu yedi eylemden ilki hariç tümü, doğrudan veya mecazi olarak Ripley’nin anlatısında da yer buluyor ve senaryonun doğal akışı içine yerleştirilme şekilleri o kadar ustaca ki, özellikle araştırılmasa rahatlıkla gözden kaçabilir. Zaillian bu yedi eylemi, Ripley’nin (Andrew Scott) Dickie (Johnny Flynn) ile Marge’ın (Dakota Fanning) güvenlerini kazanma oyununa yedirmiş, zaten bu ikinci bölüm de baştan sona, Ripley ile diğer iki ana karakter arasındaki bir satranç oyununa benziyor, ne var ki hem siyah hem de beyaz taşları hareket ettiren sadece Ripley.

The Seven Works of Mercy (Caravaggio, 1607)

Güven Kazanma Oyunu ve Yedi Merhamet Tezahürü

Bu bölümde Ripley, 35. dakika itibariyle hem Dickie’nin hem de Marge’ın tam güvenini kazanıyor, tabii sonra kısa sürede güvenlerini boşa çıkartıyor gibi görünerek ikilinin kafalarını karıştırıp onları daha da savunmasız hale getirmek için. Öncelikle Dickie’nin villasına gidip “bir itirafta bulunacağını” söyledikten sonra aslında kendisini Bay Greenleaf’in parayla tuttuğunu, geliş amacının da Dickie’yi New York’a geri dönmesi için ikna etmek olduğunu açıklıyor. Bu şeffaflık hamlesiyle birdenbire Dickie’nin gözünde daha sempatik ve güvenilir bir konuma yükselen Ripley, bölümün adında geçen merhamet biçimlerine maruz kalmaya başlıyor. Öncelikle Dickie, Ermelinda’ya (Francesca Romana Bergamo) “Tom için bir kahve lütfen” diye seslenerek, Caravaggio’nun tablosunda geçen “Susamış olanın susuzluğunu gidermek” eylemini gerçekleştirmiş oluyor. Ardından Ripley’e kendi villasında kalabileceğini söylemesi elbette karşımıza “Evsize barınak sağlamak” şeklinde çıkıyor.

Johnny Flynn

Dickie Ripley’e sağladığı odaya, mekanı dekore etmesine yardım etmek için gelince de “Mahpusu ziyaret etmek” eylemine gönderme yapılmış oluyor, buradaki “mahpus” yan anlamı da ilk bölümde göstergebilimsel çözümlemeyle işaret ettiğimiz /tutsaklık/ yerdeşliğini hatırlatıyor, dizide var olan bu düzeydeki bir tutarlılık, özellikle günümüz sinemasında her zaman karşılaştığımız bir durum değil. Buraya “hastayı ziyaret etmek” eylemini de katabiliriz, ne de olsa Ripley için “akıl sağlığı yerinde” demek imkansız. Marge gece eve gelip Dickie ile Ripley’i sohbet eder (ve Dickie’yi randevularını unutmuş) halde bulduğunda, Ripley ile Dickie’nin yemek yediklerini de öğreniriz: “Açın karnını doyurmak”. Son olarak “Çıplağı giydirmek” göndermesini ise bölümün sonuna doğru, Ripley tamamen soyunup Dickie’nin kıyafetlerini giydiğinde görmüş oluyoruz. Dolayısıyla “Vefat edeni gömmek” dışındaki tüm eylemlere dizinin bu bölümünde, üstelik bölümün doğal akışı içinde yer verilmiş oluyor, başta da söylediğimiz gibi ustalıklı bir adlandırma olmuş.

Dakota Fanning

Güven Kaybetme Hamleleri

Ripley’nin Dickie ile aralarındaki güveni sarsmak için uyguladığı ilk yöntem, kendisini Carlo olarak tanıtan bir mafya üyesini (Renato Solpietro) Dickie’ye danışmadan villaya davet etmek ve onunla görüştürmek şeklinde kendini gösteriyor. Ripley’nin, Carlo’nun karanlık işlerle uğraştığını rahatlıkla anlayabilecek kapasitede olduğunu taksici ile yere düşmüş taklidi yapan genç kız sahnesinden biliyoruz, dolayısıyla bilinçli olarak yaptığı bu hareketin iki sebebi var: İlki elbette Dickie’nin şaşkınlık anında sözü Marge’a getirip konuyu değiştirerek Marge’ın yazdığı kitabı okuma şansını yakalamak. İkincisi de, mafyaya Dickie gibi zengin birisiyle arkadaş gibi görünüp sonraki dönemde Carlo iş yapabilmek. Sonuç olarak Dickie’nin güvenini kaybeder gibi göründüğü bu sahnede, Ripley aslında hem Carlo’nun güvenini kazanmış hem de Marge’ın güvenini kazanabilmek için ortam yaratmış oluyor. Sonrasında Marge’ın kitabını gerçekten üzerine notlar alarak okuması sayesinde de Marge ile normale biraz daha yaklaşan bir ilişki kurulmuş olacaktır.

Andrew Scott

Ripley’nin ikinci hamlesi ise Dickie’nin kıyafetlerini giyerek onun taklidini yapmaya başlaması. Burada Ripley yakalanmayı planlıyor muydu, romanları okumadan sadece görsel veriler üzerinden emin olmak imkansız ancak sonuca baktığımızda, bu “yakalanma anından” da yine zaferle çıktığını görüyoruz, zira hemen sonrasındaki konuşmada Ripley Dickie’ye birdenbire “asıl sorun, senin Marge’ı onun seni sevdiğinden daha az seviyor olman” şeklinde bir çıkış yapınca, Dickie’nin duygusal ve genel anlamda zihinsel dengesi bozulur ve Ripley’nin kendi kıyafetlerini giyerek kendi taklidini yapması tuhaflığı üzerine daha fazla gitmemeye karar verir. Dahası Ripley’nin “gitmemi istersen hemen giderim” önermesine de Dickie olumsuz yanıt verince, olaylar genel olarak yine Ripley’nin lehine dönmüş olur. Burada “Ripley’nin lehine” derken hayatın normal akışı içinde işlerin onun lehine döndüğünü kast etmediğimizi de belirtelim, Ripley’nin sosyopat davranış modeli içinde ona istediği kaotik ortamı sağladığı için anlatıda başkarakterin lehine dönen bir durum söz konusu. Son olarak yere düşmüş taklidi yapan kadınla olan sahnede Ripley’nin Dickie’ye durduk yerde “I like girls” (Kızları beğenirim / Kızlardan hoşlanırım) demesinin de ortamı bulandırmak, Dickie’nin Ripley hakkında net bir fikir sahibi olmasını iyice zorlaştırmak bağlamlarında çok etkili olduğunu ekleyelim.

Johnny Flynn

Ripley’nin Anlatı İskeleti

Dizinin bu bölümüyle ilgili izlenimlerimizi göstergebilimsel bir not ile sonlandıralım, zira bölüm Ripley’nin bu anlatıdaki serüveninde (Programme Narratif / PN) neler yapmayı planlıyor olabileceği ile ilgili birçok ipucu barındırıyor. Bölümün bize sunduğu görsel göstergelere göre Ripley’nin anlatıdaki temel amacı (PN Principal) Dickie’nin yaşamına sahip olmak, her anlamda onun yerine geçip onun hayatını yaşamak. Buna ulaşmak için başvurduğu yan yöntemler ise (PN d’usage) Dickie ile arkadaşmış gibi görünmek, Dickie ve Marge ile yakınlaşmak, güvenlerini kazanmak, Dickie’den sonraki yaşamı için de bağlantılar kurmak. Elbette Ripley’nin müthiş bir gözlemci olduğu ayrıntısını da buraya eklemek gerek, Freddie Miles’ı (Eliot Sumner) taklit ettiğinde Dickie’nin şaşkınlığını unutmayalım.

Dakota Fanning

Ripley’nin gözlemciliğini görüntü yönetmeni Elswit ve yönetmen Zaillian ekrana çok güzel bir şekilde yansıtıyorlar, mesela Dickie ile birlikte Marge’ın evine gittiklerinde Ripley’nin Marge’ın kişiliğini analiz etmeye ve var olan tüm bilgileri sünger gibi çekmeye çalıştığını art arda gelen 7 kesme çok iyi yansıtıyor:

  • Açık pencere
  • Örgü malzemeleri (uzak ve yakın plan, 2 kesme)
  • Çiçekler
  • Boş askılıklar
  • Kitap çalışması
  • Polaroid fotoğraflar

Bu ayrıntılar sayesinde Ripley, Marge’ın dışa dönük bir karaktere sahip olduğu (açık pencere ve elle toplanmış çiçekler), kendine yeten ve birçok şeyi kendi üretmeyi seven (örgü malzemeleri, kitap çalışması) bir yapısı olduğu, fazla düzenli olmadığı (boş askılıklar) gibi çıkarsamalarda bulunmuş olabilir. Sonrasında bunları Marge’ı farklı şekillerde kandırmak için kullanacaktır. Sonuç olarak ilk bölümle birlikte temel kuran özellikte bir bölüm var yine karşımızda. Ayrıntılar Ripley’nin diğer bölümlerde neleri nasıl ve neden yapabileceği ile ilgili birçok bilgi sunuyor.

(Kare üçüncü bölüme aittir)

Daktilo Ayrıntısı

Ayrıntı demişken yazımızı ilginç bir notla bitirelim. Ripley villada yalnız kaldığında Dickie’nin daktilosunda İngiliz alfabesindeki 26 harfin tamamını içeren bir cümle (pangram) yazar, bunu yapmasındaki amaç o daktilonun parmak izini çıkartmak, diğer bir deyişle yazacağı bir belgenin bu daktiloyla yazıldığını açık edecek herhangi bir garipliğe sahip olup olmayacağını anlamaktır. Bu gariplik, “e” harfinin diğer harflerden daha yüksekte olmasıdır, e harfini basan daktilo düzeneği yuvasından hafifçe kaymıştır. İngilizce’deki bu cümle şudur: The Quick Brown Fox Jumps Over The Lazy Dog (Atik kahverengi tilki tembel köpeğin üzerinden atladı) ancak daha da önemlisi Türkçe’ye de parantez içindeki karşılığıyla değil, tam da olması gerektiği gibi, Türkçe’de kullanılan 29 harfin tamamını içeren karşılığıyla çevrilmiş olması: Pijamalı Hasta, Yağız Şoföre Çabucak Güvendi. Altyazı çevirisini Salih Bayram yapmış, bu denli dikkatli ve özenli çeviri için kendisine teşekkürler. Dizinin üçüncü bölümünü Burcu Meltem Tohum kaleme alacak, dördüncü bölümle ilgili yazımızda görüşmek üzere.

H. Necmi Öztürk

Tüm RIPLEY yazıları için tıklayın.

Bir Cevap Yazın