Çek Korku Sinemasında Sürreel Bir Melez: MORGIANA

Morgiana (1972), Çek Yeni Dalgası’nın korku, gerilim ve fantastik türünde en etkin ismi olan Juraj Herz tarafından yönetilmiş olan, yaklaşık yarım yüzyıllık bir yapım. Film, sürreel dokunuşlara sahip olmasının yanı sıra yönetmenin Ravensbrück Toplama Kampı’na gönderildiği zamanlardan da izler taşıyor. Bu konuda en belirgin olarak karşımıza çıkan temel unsurlar arasında klostrofobik mekân çekimleri ve gerçeküstü … Okumaya devam et Çek Korku Sinemasında Sürreel Bir Melez: MORGIANA

Karantina Altında Sinema – Son Gelişmeler

Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman kendi Master Class reklamına “Tuhaf bir çağda yaşıyoruz” cümlesiyle başlıyordu aylar önce, acaba şu anki pandemi durumunu tarif etmek için hangi sıfatları kullanıyordur, tahmin etmek çok zor. Evet olağandışı bir dönemden geçiyoruz, bu dönemi endişe verici kılan ise elbette bunun bir dönem mi; yoksa yaşanan toplumsal travma sonucu hastalığın tedavisi … Okumaya devam et Karantina Altında Sinema – Son Gelişmeler

Bir Hitchcock Güzellemesi: THE STRANGE LOVE of MARTHA IVERS

En az Hitchcock filmleri kadar karanlık, acımasız ve gölge oyunlarıyla aklınızı başınızdan alan 1946 yapımı The Strange Love of Martha Ivers (Martha Ivers’in Tuhaf Aşkı), masum maskelerinin altındaki tehlikeli sayılabilecek insan karakterlerini ince bir şekilde işleyen bir film. Başrollerini Martha karakteriyle Barbara Stanwyck, Sam karakteriyle Van Heflin ve Toni karakteriyle Lizabeth Scott’ın paylaştığı filmde Kirk … Okumaya devam et Bir Hitchcock Güzellemesi: THE STRANGE LOVE of MARTHA IVERS

Tarkovski’nin MIRROR Filminde Zaman, Mekân ve Dil Kullanımı

Zaman için “mumyalanmış” tabirini kullanan André Bazin’e saygıyla. Zaman kavramı film yapmanın temel taşlarından biridir. Böylelikle filmde bir anda sonsuz açılar yakalanabiliyor. Andrey Tarkovski’nin Mirror / Ayna (1975) adlı filminde tarihsel ve kişisel zaman anlayışı hâkim. Yönetmen için “zaman algısı” yaratmak filmin ritmini oluşturan en önemli yapı taşlarından biri. Günümüzde yapılan filmlerde daha çok estetik … Okumaya devam et Tarkovski’nin MIRROR Filminde Zaman, Mekân ve Dil Kullanımı

Uluslararası Sanatçı Filmleri 2019 İstanbul Modern’de!

Beyoğlu'ndaki yeni / geçici mekanına taşınan İstanbul Modern'de sinema odaklı bir etkinlik olacağı haberini alınca hemen paylaşmak istedik. 23 Temmuz - 18 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek etkinlikler ağı sergi, enstalasyon, kısa film, video ve video-enstalasyonlar içeriyor ve adının da belirttiği gibi, katılımcılar ve destekçiler bakımından uluslararası bir yapıya sahip. Şişhane Metrosu'ndan çıkınca karşımıza çıkan şahane … Okumaya devam et Uluslararası Sanatçı Filmleri 2019 İstanbul Modern’de!

İtalyan Kültür Merkezi’nde Vittorio De Sica şöleni!

İstanbul İtalyan Kültür Merkezi'nde (Beyoğlu, Tepebaşı) birkaç gündür, sinema adına çok güzel şeyler oluyor: İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının öncülerinden, daha da önemlisi "sinemayı sinema yapan" en önemli yönetmenlerden Vittorio De Sica'nın sekiz filmi, 16-24 Mayıs tarihleri arasında ücretsiz olarak sinefillerle buluşuyor. Bu haberi sizlerle birkaç gün geç paylaşmış olduk ama bizim de yeni haberimiz oldu, … Okumaya devam et İtalyan Kültür Merkezi’nde Vittorio De Sica şöleni!

Yönetmen Sébastien Marnier konuğumuz oldu!

Başlıktan bu röportajın bizi ne kadar heyecanlandırdığını anlayabilirsiniz çünkü sevgili Sébastien Marnier ile olan söyleşimizi karşılıklı birer koltuk çekerek gerçekleştirmedik ne yazık ki. Ama bu e-posta yoluyla yaptığımız röportaj da bizi inanılmaz mutlu etti elbette. Aklımızı kurcalayan soruları sorduk ve son derece içten, ayrıntılı cevaplar aldık. Peki kimdir Sébastien Marnier? Kendisi 38. İstanbul Film Festivali … Okumaya devam et Yönetmen Sébastien Marnier konuğumuz oldu!

HIGH LIFE: Uzaysal Biçimde Gerilimin Evreleri

Yönetmenliğini, filmografisi genelde pek bilinmeyen ancak deneysel sinemada başarılı diyebileceğimiz Fransız yönetmen Claire Denis'nin yapmış olduğu High Life, 3 Mayıs Cuma günü gösterime giriyor. Denis’nin sinemasını poetik olarak tanımlayabiliriz ve işte tam da bu açıdan, High Life ile onun bu poetik yanı, çekim ile kurgunun buluştuğu noktada günümüzün görsel ağırlıklı sinema arayışının temel öğelerini vermektedir. … Okumaya devam et HIGH LIFE: Uzaysal Biçimde Gerilimin Evreleri

THE UNINVITED: Hayaletli Ev Alt Türünü Belirleyen Bir İlk Film

Orson Welles, ilk uzun metrajlı filmi olan Citizen Kane’i çekmeden önce, sinemayı daha iyi anlamak ve kendini geliştirmek için, John Ford’un Stagecoach / Posta Arabası (1939) filmini tam 40 defa izlediğini iddia eder. Bunu söyleme sebebimiz, ilk filmlerin yönetmenler için ne kadar önemli olabileceğinin altını çizebilmek, zira Lewis Allen da bu ilk filmini çektiğinde, sadece … Okumaya devam et THE UNINVITED: Hayaletli Ev Alt Türünü Belirleyen Bir İlk Film

Kameralı Adam: Hareket ve Devinim

“Bir film asla sadece bir film değildir” sözü klişe olabilir ama bu saptama sinema tarihinde en çok da Dziga Vertov’un “Kameralı Adam” filmine uyuyor. Vertov, Sovyet bir yönetmen olmaktan, en azından başlangıçta, gurur duyuyor ve “davaya uygun” filmler çekmekten geri durmuyordu. Ne var ki SSCB Komünist Partisi Vertov’un çektiği bazı filmlere (Lullaby, Three Songs of … Okumaya devam et Kameralı Adam: Hareket ve Devinim