WEAPONS: ‘Yılın Korku Filmi’ Olarak Pazarlanan, Korkuya Öykünen Bir Komedi

Daha önce Barbarian (2022) filmiyle tanınmaya başlayan yönetmen Zach Cregger, bu hafta vizyona girecek olan Weapons (Silahlar, 2025) ile şimdiden adından çokça bahsettiriyor. Filmin hem yazar hem de yönetmen koltuğunda olan Cregger, Weapons’ı düz bir pazarlama stratejisine kurban edip korku türüne dahil etmeye, o şekilde sunmaya çalışıyor. Basit düzlemde yapım, kimi noktalarda belli gergin sahnelere … Okumaya devam et WEAPONS: ‘Yılın Korku Filmi’ Olarak Pazarlanan, Korkuya Öykünen Bir Komedi

WOLFS – Klişe Tabirle “Hoş Bir Seyirlik”

81. Venedik Uluslararası Film Festivali’ne Dünya’nın dört bir yanından, oldukça fazla sayıda da Hollywood’dan ünlü oyuncu ve yönetmen akın etti, biz de basın olarak büyük çoğunluğunu Dial M for Movie adına takip edebildik ancak son derece yüzeysel bir şey yapmak, “ünlü yarıştırmak” gerekirse, festivalde Basın Toplantısı’na katılamadığımız tek film, Brad Pitt ile George Clooney’nin varlığı … Okumaya devam et WOLFS – Klişe Tabirle “Hoş Bir Seyirlik”

Opal Bilimkurgunun Karikatürize Edilmiş Egolojisi: EMPIRE – Berlinale #6

Bu yıl 74. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde izlediğimiz L'Empire (İmparatorluk, 2024), Bruno Dumont’un yönetmenliğinde komedinin bilimkurguya dokunmaya çalıştığı bir film. Mekânsal olarak oldukça yerel bir atmosfere sahip olan yapımda bilimkurgu sertliği ve sivriliği yerine daha çok karikatürize edilmiş bir dünyanın fâni bilimkurgusu ile karşılaşıyoruz. Birbiriyle uyumlu olmayan kamera çekimlerinin takip ettiği filmin anlatımında zıtlıklar sürekli … Okumaya devam et Opal Bilimkurgunun Karikatürize Edilmiş Egolojisi: EMPIRE – Berlinale #6

RENFIELD: Stoker’ın Dracula’sındaki Küçük Bir Ayrıntıdan Doğan Franchise

Ülkemizde 14 Nisan’da gösterime girecek olan Renfield (2023) bir “franchise”a dönüşecek, yani devam filmleriyle yıllar içinde koca bir endüstri ortaya çıkartacak mı bilemeyiz ancak Tod Browning’in 1931 yapımı Dracula’sı ile yakın bağları ve ona duyduğu saygı bir yana, yapım tek başına ele alınsa bile hem oyunculukları ve yapım kalitesi, hem de bünyesinde bir arada barındırmayı … Okumaya devam et RENFIELD: Stoker’ın Dracula’sındaki Küçük Bir Ayrıntıdan Doğan Franchise

SLAPSTICK DIVAS – The Women of Silent Comedy

2017 yılında BearManor Media tarafından yayımlanan Slapstick Divas, kesinlikle ilgiyi hak eden bir yapıt. Yazarı Steve Massa, hayatı boyunca sessiz sinema ve sessiz dönem komedi alanlarında üretim yapmış bir sinefil. Kitaptaki fotoğraf ve görsellerin çoğunun altında “yazarın kendi koleksiyonundan” yazması da bu sinema sevgisini kanıtlar nitelikte. Dial M for Movie olarak yine tamamen İngilizce bir … Okumaya devam et SLAPSTICK DIVAS – The Women of Silent Comedy

READY OR NOT: Zengin Kesimi Eleştiren Orta Halli Bir Gerilim Filmi

Bir ailenin parçası olmak, kendini aileden biri gibi hissetmek ne kadar zor olabilir? Eğer içine sızmak istediğiniz bu aile çok zenginse ve zenginliklerinin getirdiği farklı inanışları varsa o zaman her şeyin rengi değişir. Yönetmen koltuğunda Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett bulunan bu film her ne kadar korku-gerilim türüne yerleştirilse de, yakalamaya çalıştığı kendine özgü eleştirel … Okumaya devam et READY OR NOT: Zengin Kesimi Eleştiren Orta Halli Bir Gerilim Filmi

ADDAMS FAMILY Tekrar Beyazperdede!

Başlığı okuyunca “evet, ilki 1990’lardaydı, hatırlıyorum” dediyseniz, yanılmıyorsunuz. Ne var ki Addams Ailesi’nin serüvenleri sinemadan önce televizyonda, en başında ise yazılı basında kendisine yer bulmuştu. Eski ABD başkanları John Adams ve John Quincy Adams’ın (soyadlarının farklı yazılmasına rağmen) uzak akrabası olan karikatürist Charles “Chas” Addams, ilk Addams Family karikatürünü 1932 yılında, yüksek seviyedeki makalelerinin yanısıra … Okumaya devam et ADDAMS FAMILY Tekrar Beyazperdede!

LAUREL ile HARDY: Dokunaklı Bir Saygı Duruşu

Filozof Aziz Augustinus, bir gün Hocası Ambrosius’un çalışma odasına girdiğinde, tuhaf bir manzarayla karşılaşır: Ambrosius gözlerini önündeki açık kitaba dikmiş, öylece duruyordur. Dudakları kıpırdamadığı gibi, sesi de çıkmıyordur. Augustinus bu garip durum karşısında merakına yenik düşer ve sorar: “Ne yapıyorsunuz Hocam?”. Ambrosius’un cevabını duyan Augustinus, kulaklarına inanamaz: “Kitap okuyorum”. Neden bu kadar şaşırır Augustinus? Çünkü insanoğlu metinleri içinden … Okumaya devam et LAUREL ile HARDY: Dokunaklı Bir Saygı Duruşu