WOLFS – Klişe Tabirle “Hoş Bir Seyirlik”

81. Venedik Uluslararası Film Festivali’ne Dünya’nın dört bir yanından, oldukça fazla sayıda da Hollywood’dan ünlü oyuncu ve yönetmen akın etti, biz de basın olarak büyük çoğunluğunu Dial M for Movie adına takip edebildik ancak son derece yüzeysel bir şey yapmak, “ünlü yarıştırmak” gerekirse, festivalde Basın Toplantısı’na katılamadığımız tek film, Brad Pitt ile George Clooney’nin varlığı nedeniyle, Wolfs (2024) oldu, müthiş yoğun bir ilgi vardı. Dolayısıyla adını son dönem Spider-Man filmlerinden duyduğumuz Jon Watts’ın yönettiği Wolfs, bu tür bir star power’dan faydalanabilen ve izlenirliğini de daha çok Pitt ile Clooney’nin varlığına yaslayan bir yapım. Yan rollerde Amy Ryan, Richard Kind ve Zlatko Buric’i izlemek de keyifliydi ancak oyuncu kadrosunun en şanslı ismi 28 yaşındaki Austin Abrams olsa gerek, ne de olsa yaklaşık on yıldır sinema sektöründe yer alan oyuncu, kariyerinin erken sayılabilecek döneminde filmografisine Brad Pitt ile George Clooney’nin başrolde oynadığı bir filmi eklemiş oldu. Yanlış anlaşılma olmasın Abrams filmde çok iyi bir oyunculuk sergiliyor ve hem ekran zamanını hem de kendisine tanınan bu şansı sonuna dek hak ediyor, “şans” kavramına haksız yükleme yapmış olmayalım.

Brad Pitt & George Clooney

Polisiye, suç ve komedi gibi çok sık bir araya gelmeyen üç türü bünyesinde barındıran yapımın konusundan kısaca bahsedelim, zaten senaryonun girift bir yapısı bulunmuyor. Film Amy Ryan’ın canlandırdığı Margaret karakterinin, otel odasına davet ettiği adamın gülünç bir kaza sonucu ölmesiyle ortaya çıkan karışıklığı temizlemesi için, “bu tür işlerde uzmanlaşmış” bir adamı, George Clooney’nin canlandırdığı karakteri çağırmasıyla başlıyor. Kısa süre sonra ise, otel yöneticisinin de aynı “iş kolunda” olan başka bir adamı, Brad Pitt’in karakterini çağırdığını öğreniyoruz. Normalde işin doğası gereği tek başlarına çalışan –filmin adı da o nedenle “kurt/wolf”un çoğul karşılığı olan “Wolves” yerine bu şekilde tasarlanmış olsa gerek– bu iki karakterin (film Pitt ile Clooney’nin karakterlerinin isimlerini vermiyor) bu sefer birlikte çalışma zorunlulukları ortaya çıkıyor ve bu eksende olaylar gelişiyor. Filmin bir noktasında ikilinin yakalamak zorunda oldukları “çocuk” rolünde izlediğimiz Austin Abrams ise, yukarıda da belirttiğimiz gibi sıra kendine geldiğinde ekran süresini başarıyla değerlendiriyor ve kendini rahatlıkla seyirciye sevdiriyor, filmin sürpriz performanslarından.

Brad Pitt & George Clooney

Biennale’nin YouTube kanalından izlediğimiz Basın Toplantısında Clooney ile birlikte 1970’li yılların filmlerine olan hayranlıklarından bahseden ve o yılların filmlerinin ikisinin de “endüstriye girme nedenleri” olduğunu belirten Brad Pitt şöyle devam etmiş: “Oynadığımız filmlerde 1970’ler havası bizim özellikle uğraşmamızla değil de kendiliğinden ortaya çıkıyorsa çok memnun oluyoruz, asıl değerli olan bu”. Açıkçası Wolfs’ta “kendiliğinden ortaya çıkan” bir 1970’ler filmi havası yakalamak hayli zor. Bunun önüne geçen de en başta yönetmen Jon Watts tarafından yazılan senaryonun basit yapısı. Elbette Brad PittGeorge Clooney ikilisini beyazperdede aynı filmde izlemek keyifli, ne var ki filmin kendisi de bu etmenin fazlasıyla farkında gibi ve bu da bazen, özellikle ağır ilerleyen sahnelerde rahatsız edici olabiliyor. Sahne demişken filmde Pitt ile Clooney’nin karakterlerinin katılmak “zorunda kaldığı” bir dans sahnesi mevcut, aşağı yukarı tüm salonu güldüren (sosyal medyada ileriki haftalarda karşımıza “meme” olarak çıkması muhtemel) eğlenceli bir sahneydi, filmin komedi alanındaki artılarından.

Yönetmen Jon Watts, oyuncular Pitt ve Clooney ile birlikte.

Sonuç olarak sinemasal anlamda kaliteli bir prodüksiyon ve temiz çekimler dışında söyleyecek fazla sözü olmayan, senaryosu veya sinematografisiyle de iki başrol oyuncusunun performanslarının önüne geçemeyen oldukça düz, basit bir film Wolfs. Klişe tabirle “hoş bir seyirlik” ancak bu da bir film için söylenebilecek kötü şeyler arasında listenin hayli tepesinde yer alıyor, en azından benim gözümde. Öte yandan bu ayın sonuna doğru AppleTV+’ta gösterime girecek olan filmin yönetmeninin de söz konusu yapımı olduğundan daha fazla ciddiye aldığını pek düşünmüyorum, diğer bir deyişle sanki Jon Watts’a “Dünyaca ünlü iki oyuncu ile suya sabuna dokunmayan, eğlenceli ve düz bir film çekmişsiniz” dense, bu saptamayı onaylama ihtimali yüksek gibi. Uzun sözün kısası Clooney ve Pitt sayesinde parlayan ancak casting dışında 81. Venedik Film Festivali’nde öne çıkmayan bir yapım söz konusu, başta da dediğimiz gibi sinemanın tamamen “entertainment” hastalığına hizmet eden, iyi vakit geçirtebilecek bir film Wolfs.

H. Necmi Öztürk

Bir Cevap Yazın