MATRIX Her Yerde: Makinelerin Dünyasında İnsan Olmak

Caddelerde, koridorlarda, ofislerde meşgul insanlar, aceleci insanlar, konuşan insanlar, düşünen insanlar; kalabalığın içinde yalnız insanlar… Milyarlarca farklı hikâyeyi bireysel bakış açısıyla yaşayan, plansız programsız aniden ölen bilinçler. Neden varız, yaşadığımız hayat gerçek mi, hayatımız üzerinde kontrol sahibi miyiz, bu hayatın anlamı ne? Hislerimizle edindiğimiz bilgiler bizi yanıltıyor mı? Asla tam anlamıyla cevaplanamadığı için tekrar tekrar … Okumaya devam et MATRIX Her Yerde: Makinelerin Dünyasında İnsan Olmak

DOUBLE INDEMNITY – Suç Ortaklığından Ölüme: Başka Türden Bir “İhtiras Tramvayı”

Some Like It Hot (1959) ve Sunset Boulevard (1950) gibi filmlerden bildiğimiz Avusturya doğumlu yönetmen Billy Wilder’ın yönetmenliğini yaptığı 1944 yapımı noir filmi Double Indemnity (Çifte Tazminat), noir film türü için oldukça büyük öneme sahip. Senaryosunu yine Wilder’ın yazmış olduğu – dönemin önemli senaristlerinden Raymond Chandler ile beraber – Double Indemnity içinde bulunduğu “genre”nın [1] … Okumaya devam et DOUBLE INDEMNITY – Suç Ortaklığından Ölüme: Başka Türden Bir “İhtiras Tramvayı”

TRISTANA – Sistematik Baskıdan Başkaldırıya: Buñuel’den Bir Başka Burjuvazi Eleştirisi

1970 yılında Benito Pérez Galdós’un romanı Tristana’dan esinlenerek çekilen Tristana Türkçe’ye Seni Sevmeyeceğim olarak geçen bir Luis Buñuel filmi. Oldukça spekülatif olan 1962 yapımı Viridiana’dan sonra Buñuel’in bu filmi yapmak için 8 sene beklemesi gerekti. Gelen sansürler sebebiyle film için izin almakta oldukça geciken Buñuel, 1970 senesinde nihayet bu filmi yapmayı başarabildi. Annesinin ölümünün ardından … Okumaya devam et TRISTANA – Sistematik Baskıdan Başkaldırıya: Buñuel’den Bir Başka Burjuvazi Eleştirisi