DONNIE DARKO: Sıfır Gün, Sıfır Saat, Sıfır Dakika ve Birkaç Saniye

Başka olanın ya da farkın deneyimi diye bir oluşumdan bahsedebileceğimiz Donnie Darko (2001), bu ikisi arasındaki dayanışmayı olumlamış kompozisyona sahip bir film. Dünyanın derin bir yırtığına tanık olduğumuz Richard Kelly anlatısında mutlak fark, bir bütün olarak değil bir nevi kayıp bir anı olarak film boyunca bulunmayı bekliyor. Donnie Darko (Jake Gyllenhaal) kendi üzerine kıvrılmış mutlak bir başka’yı temsil ederken ampirik değil metafizik olanı uyandırıyor. Bütününe baktığımızda macerasını her zaman anlatının en başından alan Darko’yu Hegelci bir kahraman olarak düşlemek mümkün. “Eve dönüş” butonunun sadece bir seçenek olarak kalmadığı, kapalı bir çemberin kahramanının kendisine dönmesini imkânsız kıldığı mutlak gerçeklik ilişkisi Kelly anlatısında bir yanılma hissi doğurarak filmin kompozisyonuna kenetlenmemizi sağlıyor.

Jake Gyllenhaal

Yabancı Bir Cismin Kök Saldığı Konumlandırılamaz Yer

Deneyimin zamansal aşımı ideal bir varoluş biçimi olarak Darko’nun sırtına bindirilen kansız bir hayaleti uyandırıyor. Bu, filmde herhangi bir eylem gerçekleşmeden daha önce eyleme dayalı olarak verilmiş transandantal olanaklılığı canlandırıyor. Gretchen Ross (Jena Malone), Elizabeth Darko (Maggie Gyllenhaal) ve Karen Pomeroy (Drew Barrymore) üçgenine sarılmış olan Donnie Darko’nun öznesi her zaman silinmeye devam eden etin geri dönüşüne fırsat olarak yorumlanabilmeye hazır. Bu postmodernizm etkisi hümanizm ile modernizmi aktif olarak olumsuzlarken diğer yandan özneyi statik bir konuma yerleştiriyor. Böylece yönetmen Richard Kelly, Darko karakterini Jacques Derrida’nın söylemi ile “verilen insan” şeklinde biçimlendiriyor. Bu şekilde antropolojik bir dogmanın önünü tıkayan Darko’nun sorunlu varoluşu, içindeki insan yanının bastırılmasına neden oluyor. Bu da onun maddi varlığının, sıfıra indirilinceye kadar filmin sonuna değin pasif bir şekilde bekletilmesine olanak tanıyor. Bundan ötürüdür ki Donnie Darko karakteri yaratılışı gereği, geleceğin inkârı olarak örneklendirilebilir. İnsan-merkezci olan bariyeri henüz filmin ilk dakikalarında reddetmeye bağımlı kılınarak oyun dışı kalanın baş karakteri şeklinde karşımıza çıkan Darko, özne olarak kendi mitini yaratır.

Noah Wyle & Drew Barrymore

Hayvan-oluşun Modern Üst Anlatısına Saygı Duruşu

Özgün bir mondializasyonun yaratıcı diyebileceğimiz karakter haritasını çıkaran Richard Kelly, filmde yakınlık veya birlikte varoluş bölgesi olarak okul kurumunu kullanır. Bu şekilde Donnie Darko’nun evinden çıkması ile okuluna varışı arasında akıp giden süre aşkınlığı değil, varlığın kaçışını temsil eder. Oldukça yavaş bir şekilde ilerleyen bu kaçış biçimi filmin başlangıcından sonuna değin gizli özne biçiminde kompozisyonda hayalet gibi cirit atar. Kişi gerçekte hayalet haline gelmese de bir hayalet-oluş gerçekliği Darko’nun karakter kodlarına çoktan yazılmıştır. İnsan biçimindeki kostüm Darko’nun bedenine yerleştirildiğinden itibaren “insan” denilen şey filmde büyülü bir özgünlükle somutlaşırken karakterin varlığının maddeselliği bilinç ve zihin tarafından şekillenir ve şekillendirilir. Filmin hemen başlangıcında açılan bir solucan deliği mekânsal ve zamansal bir geometrinin kendisini açığa vurmasına izin vererek bilincin özünü açıklığı olan bir kapana yerleştirir. Bu da filme, başlar başlamaz bir limit koyar. Bir uçak motorunun (türbin) varlığının ortaya çıkmasıyla başlayan zamanın daralması tıpkı Lars von Trier’in Melancholia (2011) filminde olduğu gibi tanımsız bir iç daraltı doğurur ve bu his film boyunca izleyiciyi kaçınılmaz şekilde köşeye sıkıştırır.

Jake Gyllenhaal & Jena Malone

İçeride Kalmak ya da Dışarıya Çıkma Kararını Verebilmek

Tanımlanamaz gerçeklik ve insan varoluşu üzerine odaklanan Donnie Darko, doğası gereği çok katmanlı hikâyeleri içerisinde barındırıyor. Bu katmanların her birinde kendisine rol bulan karakterler hiçbir zaman değişmese de zamanın kavramsal ağırlığı katmanlar arasındaki yüklerinde farklılıklar gösterebiliyor. Donnie Darko evreni, Frank (James Duval) isimli bir tavşanın 28 gün, 6 saat, 42 dakika ve 12 saniye içinde dünyanın sonunun geleceğini söylemesiyle uyandırılır. Filmin yayınlandığı tarihte (ABD ilk gösterimi Sundance’te yapılır: 19 Ocak 2001) söz konusu süreyi ve bu sürenin sonlanmasını takip eden ayları ve yılları kapsayacak şekilde (kronometre) tasarlanan bir Donnie Darko internet sitesi eş zamanlı olarak açılmıştı, varlığını yaklaşık 20 yıl sürdüren site birkaç yıl önce, 31 Aralık 2020 tarihinde yayından kaldırıldı.

Maggie Gyllenhaal

Sitenin içerisinde filmin evrenine eş evren yaratımı, filmde kendisini göstermeyen belgeler ve bazı karakterlerin muhtemel ölüm biçimleri gibi ayrıntılar yer alıyordu. Buna bağlı olarak bir oyun evreni dahi geliştirilmişti. Bu şekilde zamanı kendi içerisinde de bölmeyi başaran Donnie Darko sadece popüler kültüre dönemin dikkat çekici, ayrıksı filmi olarak değil aynı zamanda dönemin internet veri tabanına da ilginç anlatım biçimiyle giriş yapmıştı. Böylece sitenin içerisinde geçirilen Darko dönemi sonrası zaman dilimi kendisini sonlu / sonsuz bir çizgide var edebilmeyi başarmıştır. Site içerisinde günlerin son ana kadar bu şekilde akıp geçmesi film üzerine de farklı açılardan spekülasyonlar inşa ederken diğer taraftan alternatif gerçeklik potansiyeli beslenmiş oldu. Darko dönemi Donnie Darko film anlatımı dahilinde bitmiş olsa da internet gerçekliği çatısı altında her salise kendisini göstermeye devam etti. Bu da bir anlamda film içerisinde karşımıza çıkan ve bilgisayar ekranını andıran görsel geçişlere farklı bir bakış açısı getirdi.

Ontolojik Olanın Epistemolojik Olarak Saf Şiddetsizliği

Yüzeysel olarak bakıldığında problemli bir gencin hayat akışıyla ilgili olduğu düşünülen film, eklenen sanrı ve terapi seanslarının ışığında izleyiciyi paranoyak bir evren algısına sürüklüyor. Tavşan Frank’in halüsinasyonlarıyla da süslenen Donnie Darko evren tasarımı kıyametin ihtimal dahilinde olduğu kehanet niteliğindeki anlayışa da sahip çıkıyor. Bugün kült klasikler arasında yer alan film, kompozisyonunda boyutlar arası geçiş yapmadan önce birçok nesne ile iletişim halinde olmayı başarıyor. Bununla ilgili izleyicinin ilk dikkatini çekebilecek olan nesne Roberta Sparrow’un The Philosophy of Time Travel adlı kitabı oluyor. Bu isimde bir yazar ve kitabın olmadığı günümüz dünyasında, aklımıza hemen Dark (2017–2020) adlı Netflix dizisi gelebilir. Fen bilgisi öğretmeni Kenneth Monnitoff (Noah Wyle) tarafından Darko‘ya verilen bu kitapta birincil ve teğet evrenlerden bahsedilir. Birincil evren şu an içerisinde yaşadığımız evreni temsil ederken teğet evren ise zamanın dördüncü boyutunda yaşanan bir aksaklıktan ötürü ortaya çıkan birincil evrenin bir kopyasıdır. Bu aksaklık filmde türbinin Darko’nun evine düşmesiyle kendini gösterir. Bu şekilde Darko, Frank adlı tavşan ile tanışır. Tavşanın kehanet niteliğindeki uyarısıyla beraber Donnie Darko evreni oluşmaya başlar.

Mary McDonnell & Holmes Osborne

28 Gün, 6 Saat, 42 Dakika ve 12 Saniye Sonra

Roberta Sparrow’a göre teğet evrenin dengesizlik yaratmış olduğu birincil evren kendi varoluşunu yok edebilecek denli zarar gördüğü için içerisinde karar delikler oluşturarak kendi çöküşüne platform hazırlıyor. Birincil evrenin doğal düzenini tamamen bozan uçağın jet motoru, Darko’nun evine çarptığında diğer evrende de kendini kopyalamıştır. Kopyalanmış olması ise evrenlerden birinin kurtarılabileceğine işarettir. Donnie Darko’nun kaza sonrası okula gittiğinde kamera anlatımının vektörel geçişleri iki evren arasındaki kompozisyona gönderme yapar. Teğet evrenin “28 Gün, 6 Saat, 42 Dakika ve 12 Saniye Sonra”ki versiyonunda bu evrenin kendisini tamamen imha etmesi beklenir ve bunun sonucunda sıfırlanarak birincil evren ile aynı seviyeye geri döner. Bir zaman portalı olarak görülebilecek olan uçak motoru 2000’lerin kült dizisi Lost’u (2004–2010) akıllara getirebilir. Donnie Darko’nun manipüle edilmiş yaşamının bir anda manipüle edilmiş ölümüne dönüşmesi onu halüsinasyonlar ve rüyalar eşliğinde boyutlar arası koruyucu üs kılar. Onun tek taşıyıcısı olan Frank’in Darko tarafından gözünden vurulması ise filmdeki dinamikleri bir satranç oyununa döndürüyor ve rotasını değiştiriyor. Placebo haplarının Darko’yu boyutlar arası geziye yönlendirmiş (!) olması filmin tüm anlatı iskeletini etkilerken karakterlerin boyutlar arasındaki kimlikleri de birçok defa değişiklik gösteriyor.

Jena Malone

Sona Bir Gün Kala

Sam Raimi’nin The Evil Dead (1981) filminin misafir olarak kısa süreli gözükerek zamansal boyutu aralaması, İngilizcedeki en güzel ifadenin “cellar door” (kiler kapısı) olarak dile getirilmesi ve Darko’nun bu kapıyı daha sonra fiziki bir şekilde kullanabiliyor olması aynı zamanda filmde de anlatımlar arası geçiş kapılarını zorluyor. Ayrıca bu ifadenin Edgar Allan Poe’nun Nevermore’una oldukça yakın bir telaffuz – [se’ləɹdõ’ɹ] / [ne’vəɹmõ’ɹ] – olduğunu ekleyip yazarın bu ifadeyi sevdiğinin de altını çizersek Donnie Darko filminin içerik bağlamında zenginliği daha net ortaya çıkacaktır. Fonetik olarak kulağa güzel gelen bu ifadenin J.R.R. Tolkien tarafından kullanılmış olduğunu da unutmayalım.

Drew Barrymore

Deus Ex Machina

Filmin en büyük domino etkisini yaratan sahne ise açılış sahnesi oluyor çünkü bu sahne aynı zamanda filmin sonuyla da bağlantılar içeriyor. Donnie Darko’nun bilinçli olarak yüzünde bir gülümseme taşıması onu doğrudan ilk boyutta olmayışın anına götürüyor. Bu şekilde sonradan (ikinci izleyişte) anlıyoruz ki Darko tüm anlatıya en başından hakimdi. Başlangıçtaki bilinçli gülüş hüzünlü bir kaygı da içerir çünkü “içerisinde ölünen rüyalar şimdiye kadar görülen en güzel rüyaları” resmeder (sonda çalan Tears for Fears’ın Mad World şarkısına selam olsun). Darko daha en başında bu rüyasına kahkahalar eşliğinde bilet almış, resmi olarak giriş yapmıştır.

Burcu Meltem Tohum

Bir Cevap Yazın