Ernst LUBITSCH: Berlin’den Hollywood’a Sinemada Mikro Evrim

BÖLÜM I: Die Bergkatze (1921)

“Göz, şeylerin, varlıkların yardımıyla görülmesine izin verir…”

Gilles Deleuze

Zamanda geriye gidip, sinemanın başlangıç dönemlerinde kendimizi bulduğumuzda, eğer zekice göndermeleri olan, “komedi” türünde bir yapımdan söz edilirse, birçoğumuzun aklına kaçınılmaz bir şekilde Ernst Lubitsch gelecektir. Hikâye ve diyalog yaratımında verdiği mesajlar doğrultusunda ortaya koyduğu komedi unsurunu bir dönüm noktası olarak tanımlayabileceğimiz Lubitsch filmleri, aradan geçen onca zamana rağmen bugün izlenildiğinde bile insanı güldürmeyi başarıyor.

Lubitsch sineması bir özne sinemasından ziyade eleştiri tabanlı, “öznesiz” sinema olarak adlandırılabilir. Yönetmenin Alman komedi serisinin sonuncusu olan 1921 tarihli Die Bergkatze (Vahşi Kedi olarak çevrilebilir), farklı ton ve geçişlere sahip bir sessiz film ve izleyende rüyadaymış hissi uyandırması da oldukça muhtemel. Yaklaşık 80 dakika olan bu filmin temposu tekdüzeliğe asla teslim olmuyor, o yüzden izlerken yer yer iniş ve çıkışlar yaşayabiliyorsunuz. Tabii ki yönetmenin komedi serisinin son halkasını oluşturduğu için eğer önceki filmlerini izlemişseniz bu filmde onun hem teknik hem de içerik olarak değişimine, tekniğinin gelişimine ve şekil alışına odaklanabilirsiniz.

Hollywood Öncesi Düz Drama

Lubitsch’in, Hollywood’dan teklif almadan önce Berlin Komedileri adı altında çektiği son film olan Die Bergkatze, bir nevi Alman sinemasına bir veda mektubu niteliğindedir. Die Bergkatze bir manzara resmi gibidir; sizi tam olarak içine almaz ve size anı yaşatmaz ama size, yansıttığı anın içinde olma imkanını veriyormuş gibi yapar. Yönetmenin bunu filmde rahatlıkla başarmasının en büyük sebeplerinden biri prodüksiyonunu çok iyi bir şekilde kullanması.

Die Bergkatze belki de bunun en iyi örneklerinden biri çünkü yansıtılan mekânın her bir köşesi adeta bir tiyatro sahnesini andırır; oldukça alegorik bir rüya evreni çizer. Bu da filmi kendi döneminin dışında bugün başka örnekleri yapılmış olsa bile, şaşırtıcı şekilde yaratıcı kılıyor. Bunun en önemli sebebi Lubitsch’in arkasında Max Reinhardt gibi Alman tiyatrosunun en önemli isimlerinden birinin olması. Özellikle Die Bergkatze setinin kurgusunda rolü büyük olan Reinhardt, toplumsal sorunları mizahi bir yaklaşımla hicveden tiyatro türü olan Vaudeville / Vodvil tiyatrosu tarzında bir set alanı kurgulamıştır. Bunun yanı sıra yönetmen, filminde kullanılan müzik için de Jacques Offenbach ile çalışmıştır.

Acımasız, Provokatör ve Eğlendirici

Tamamen ekspresyonist bir set ortamında konumlanan film, Bavyera Alp’lerinde geçiyor. Bir düş ya da rüyayı anımsatan set ortamının kurulmasında Ernst Stern gibi önemli bir sanat yönetmeniyle çalışmış olması da Lubitsch için önemliydi. Sırf alanlarında başarılı ve çok farklı niteliklere sahip olan bu insanların bir araya gelmesiyle bile sinema tarihinde önemli bir konumda bulunan film, sadece hicivsel bir güldürü olmasıyla değil aynı zamanda stil sahibi estetik bir duruşu olan mekân yaratımı ve yönetimiyle de büyük, hak edilen bir başarıya sahip.

Yönetmenin biraz saldırgan, biraz da yıkıcı komedi tutumu mekânın dışavurumu ile buluşunca vermek istediği mesaj ham bir imge olmaktan öteye geçti. Die Bergkatze, savaş ve askeri güçlere karşı da dokunuşlar yaparak bir dönem dikkatleri üzerine çekmiş ve bu bakımdan olumsuz eleştiriler almış olsa da bu, filmin tanınırlığını kaçınılmaz bir şekilde artırdı.

Die Bergkatze’yi izlerken kendinizi setteki koca dağların arasında ve yer yer değişen görsel oynamalar eşliğinde veya bir anahtar deliğinden olayları gözetleyen biri olarak görebilirsiniz ya da belki tamamen bir halüsinasyonun içindesinizdir? Filmin başrol oyuncuları arasında yönetmenin beraber çalışmayı en çok sevdiği ve birçok çalışmada bir arada yer aldıkları Pola Negri var. Victor Janson ve Paul Heidemann ise filmin diğer önemli oyuncuları arasında yer alıyor.

Davetsiz Misafir ve İstenmeyen Sahneler

2014 yılında Eureka Entertainment firmasının çıkardığı Lubitsch In Berlin: Fairy-Tales, Melodramas, And Sex Comedies başlıklı, yönetmenin 1918-1921 yılları arasındaki, Hollywood’a gitmeden önceki son 6 filminin derlemesi olan bu sette yer alan röportajlara göre Lubitsch’in Die Bergkatze filmi militarizm ve savaş teması yüzünden Alman izleyiciler tarafından hoş karşılanmamış. Filmin iskeletini oluştururken bunun olabileceğini tahmin eden yönetmen, filminin yenilikçi ve satirik bir tablo olduğunu söylüyor. Kendisi yenilikçi ifadeleri alışık olunmadık biçimlerde sunarak, yarattığı kompozisyonu doğal bir ortam ve dekor içine yerleştiriyor. Bu da üzerinden ne kadar zaman geçse de onun sinemasının canlılığını, nasıl nefes aldığını gösteriyor.

Burcu Meltem Tohum

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s