İnsanların tamamen gölge unsuru olarak kullanıldığı, güneş ile denk geldiklerinde ise kendi aralarındaki mesafeyi tamamen kaybeden ve sadece yansımalarıyla yaşamaya devam eden Clichy sakinleri Henry Miller’in aynı adlı romanından Jens Jørgen Thorsen aracılığıyla sinemaya taşınmış, “her an her şey olabilir” tadında bir film. Grindhouse türünü her anlamda bir temsilci gibi elinde taşıyan Quiet Days in … Okumaya devam et QUIET DAYS IN CLICHY: Bıçağın Keskin Ağzı Parıldar mı?
