CAUGHT STEALING: Paranoyaya Boyanmış Bağımlılığın Punk Hali

New York şehrinin en bulanık, karmaşık, güvenilir olmayan yanlarından ilham alarak Caught Stealing (Suçüstü, 2025) filminin yapı taşlarını oluşturan Darren Aronofsky, filmde karakter, veyahut herhangi bir anlatı üzerinden ilerlemektense mekân olarak kullandığı şehri, filmin tepesine ana öğe olarak yerleştiriyor. Bu şekilde adeta izleyici üzerinde bir bilgisayar oyununun sunumunu yapıyormuş izlenimi bırakıyor. Bu bağlamda film, temel düzlemde eğlenme dozu yüksek bir aksiyon yansıtırken yönetmenin önceki yapımlarına oranla derinliği yüzeysel kalan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Paris’te izlediğimiz filmin prömiyerine filmin ekibiyle beraber katılan Aronofsky, Caught Stealing ile esasında tam olarak ne yaptığının bilincindeydi. Öte yandan prömiyerinde filminden kısaca bahsederken izleyiciden eğer filmi kötü bulurlarsa onu sadece deneyimleyip salondan ayrılmalarını rica etti.

Matt Smith, Austin Butler

Sadece Şehrin Dile Geldiği Bir Film

New York’u olabildiğince uygulanabilir bir park atraksiyonuna dönüştüren Caught Stealing, çekimler esnasında bazı parkların bölgesel olarak kapalı olmasını filmin stiline dahil etme konusunda olumlu yönde kullandı. Bu tür mekân elementleriyle filmin New York severler için biçilmiş bir kaftan olduğunu söyleyebiliriz. Şehrin özellikle karanlık tarafının bir gölge gibi karakterler üzerinde ilerlemesi seyir keyfini aksiyon bağlamında sürdürülebilir kılacaktır. Buna ek olarak New York metrolarından izin alarak film boyunca mekânsal anlatı boyutunun kontrolünü tamamen avucunda tutan yönetmen, elindeki malzemeleri olabildiğince sınırsız ve eyleme dayalı olarak kullanmış. Ancak tüm bu tekniğe dayalı yaklaşımlara rağmen film, klasik yapıda bildiğimiz Aronofsky imzasını taşımıyor. Caught Stealing, bünyesinde herhangi bir aksiyon filminin izleyicisine vereceğinden daha fazla bir şey barındırmıyor. Buna rağmen filmden bahsederken ana karakterlerinin işleyişini Pi (1998) filmindeki karakterlerin işleyişine benzeten Aronofsky, özellikle metro sahnelerinde kullanılan tekniğin, kimi bakımlardan aynı şekilde işlendiğini dile getirdi.

Liev Schreiber, Austin Butler, Vincent D’Onofrio

Filmin başrollerinde Austin Butler (Hank Thompson), Zoë Kravitz (Yvonne), Matt Smith (Russ), Griffin Dunne (Paul) ve Regina King (Dedektif Roman) gibi isimler yer alıyor. Filmde yer alan karakterlerin ekranda görünme süresi genel olarak birbirleriyle uymuyor. Örneğin filmin başrolünde yer alan Zoë Kravitz’in Austin Butler’a göre ekranda durma süresi oldukça kısa ve onun karakterinin bu şekilde kullanımı, adeta filmin kompozisyonuyla doğru orantılı görsel bir gönderme rolünü üstleniyor. Buna ek olarak Matt Smith de yine doğrudan filmin anlatısına temel bir köprü kurmak yerine görsel düzlemde ilgi çekici olarak çizilmiş ve sadece filmin işleyişinin biraz daha uzamasını sağlayan bir araç olarak kendisini izlettiriyor. Buna göre Caught Stealing’i baştan sona götüren tek karakter Austin Butler’ınki oluyor ve ona bağlı olarak karşımıza çıkan tüm karakterler her ne kadar sinema dünyasında etkin rol oynasalar da Aronofsky’nin Caught Stealing filminde sadece kısa ekran süreli birer kukla olmaktan öteye gidemiyorlar. Öte yandan bahsi geçen karakterlerin ve yazıda bahsetmediğimiz bazı yan karakterlerin de çizimlerinin tamamının birbirinden farklı bir şekilde tasarlanmış olması New York’un göbeğine düşen izleyiciyi yine görsel bağlamda etkilemeye ve yormaya çalışan ancak yan öğe olmaktan kurtulamayan ayrıntılar olarak kendilerini var ediyorlar.

Zoë Kravitz, Austin Butler

Eğlence Kavramını Çekici Ancak Kirli Bir Alkoliğe Benzetmek

Bir popcorn filmi olarak da değerlendirilebilecek olan Caught Stealing, genel hatlarıyla elementlerini ekranda nasıl daha fazla hareketli tutabileceğinin peşinde. Bunu özellikle Rob Simonsen ve IDLES ikilisini kullanarak müzik üzerinden vermeye çalışan Aronofsky, içeriğini derinleştirmekten ziyade içeriğin tamamlayıcı unsurları olabilecek yan parçacıkları ana anlatıcı noktasına çekmeye çalışıyor. Önceki çalışmalarının provokatör tarafını tamamen sıfıra indiren yönetmenin bu çalışması, sadece New York’un kirli tarafına yazılmış aykırı bir şiir tadında; öyle ki filmin ritmi sadece ritimsizlikten geliyor. 1990’ların stilinde çizilen görsel yapıların kirli ve rahatsız edici aksiyona dayalı yaklaşımları yorgun ve belirsiz bir şema çiziyor. Sokaklardan geçerken neon tabelaların göze çarpma biçimi, katalizör görevi gören karakterlerin filmin aksiyonunun tamamını oluşturması, gangster dışavurumunun kullanımı ve karakterler arası hipnotik yaklaşımlar klasik bir şiddetin ve beylik vahşetin ana malzemesine göz kırpıyor.

Nikita Kukushkin, Bad Bunny, Yuri Kolokolnikov

Kendi Tarzında Optimist

Caught Stealing’de kendini en çok gösteren problematik unsur, Aronofsky’nin tamamen karanlık hikâye anlatıcılığını geride bırakıp optimist döneme en belirgin şekilde geçiş yapması. Çekimler esnasında sabanın üçünde insanların New York şehrinde günün herhangi normal bir saati gibi bir akış göstererek filme yansıması, Caught Stealing’i bir anlamda mekânın içindeki zaman kavramının kendisini oyun dışı bırakıyor. Sinematografi açısından kalite seviyesini yukarı çıkaran Caught Stealing, yapı ve dinamiği gereği After Hours (1985), Blow Out (1981), The Big Lebowski (1998), The Conversation (1974) ve Enemy of The State (1998) gibi filmleri akla getiriyor. Temposu olabildiğince hızlı bir şekilde akan ancak bunun en negatif halini üzerine pelerin gibi atan Caught Stealing, görüntüyü hızlandırdıkça anlatının motifini olabildiğince yavaşlatıyor. Sekanslar kendi içinde tematik olarak dönüp dururken donuk içeriğin akışı filmin atmosferine, içinde uzun süredir aynı soluğu biriktiren bir balonun havasını çekiyor. Diğer yandan görsel olarak gündüz vaktinin kucağına geceyi ve gürültüyü mıknatıs gibi çeken sekansların enerjisi, koşarken viskisini cebinden düşüren yarı melankolik bir geceyi anımsatıyor. Tüm filmin akışı Austin Butler’ın karakteri üzerinde olsa da Caught Stealing’in genel olarak tüm çerçevesi bir gölge koşucusunun elinde ve bu tercih de Aronofsky’nin hikâyesini hiçbir şekilde ilerletmiyor; sadece her bir karede hızla kaybolan shot’ları taçlandırmış oluyor.

Burcu Meltem Tohum

Bir Cevap Yazın