Deneyimlerimizden, gözlemlerimizden, onların bizde bıraktığı duygu ve düşüncelerden kaç ayrı hikâye kurgularız? Birden fazla kişinin ortaklaşa deneyimlediği bir durum hikâyeleştirildiğinde bakış açıları ne kadar farklı olursa olsun temelde kesişen noktalar, nasıl bir gerçeği hatırlatır bize? Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bir Tren Yolculuğu” adlı öyküsünün anlatıcısının yaşantılarımızdaki benzerliklere ilişkin şöyle bir savı vardır: “İnsan hayatı, sandığımız kadar … Okumaya devam et Bitmişliğe Karşı Bir Yapı: Tanpınar’dan Skomsvold’a – İŞE YARAR BİR ŞEY
Etiket: Pelin Esmer
Nazan Kesal’ın SALINCAK ile Ramin Matin’in DİSONANS Filmlerinde Ses ve Uzam
Sinemada sessizlik, kimi zaman edilgenliği pekiştirir, kimi zaman da izleyicinin anlam üretirken bunu bir sese dönüştürmesi için anlatılarda önemli bir gösterge olarak karşımıza çıkar. Örneğin Pascal Bonitzer, Marguerite Duras sinemasındaki kadın karakterlerin sessizliğinin eril tahakkümü güçlendirmek için değil, “onu felç etmek […] sesi kadınlara geri vermek için” olduğunu ileri sürer (1995, s. 37). Peki ya … Okumaya devam et Nazan Kesal’ın SALINCAK ile Ramin Matin’in DİSONANS Filmlerinde Ses ve Uzam
