Nazan Kesal’ın SALINCAK ile Ramin Matin’in DİSONANS Filmlerinde Ses ve Uzam

Sinemada sessizlik, kimi zaman edilgenliği pekiştirir, kimi zaman da izleyicinin anlam üretirken bunu bir sese dönüştürmesi için anlatılarda önemli bir gösterge olarak karşımıza çıkar. Örneğin Pascal Bonitzer, Marguerite Duras sinemasındaki kadın karakterlerin sessizliğinin eril tahakkümü güçlendirmek için değil, “onu felç etmek […] sesi kadınlara geri vermek için” olduğunu ileri sürer (1995, s. 37). Peki ya … Okumaya devam et Nazan Kesal’ın SALINCAK ile Ramin Matin’in DİSONANS Filmlerinde Ses ve Uzam

Aslında Tanıdık Bir Mutsuzluk: KASAP HAVASI

Tolstoy, Anna Karenina’nın hafızalara kazınmış meşhur giriş tümcesinden sonra Oblonskilerin evindeki mutsuzluğun nedenlerini anlatmaya başlar. Oblonski, eşini aldatmıştır. Bunu öğrenen eşi, ayrılmaya karar verir. Aralarında artık hiçbir bağın kalmadığını Tolstoy, şu karşılaştırmayla ortaya koyar: “herhangi bir handa karşılaşan insanların birbirlerine Oblonski ailesi üyelerinden daha bağlı olduğunu hissetmeyen yoktu” (2021, s. 9). Bir evlilikte bağlar, sadece … Okumaya devam et Aslında Tanıdık Bir Mutsuzluk: KASAP HAVASI