Uğursuz Günün Rahatsız Filmleri #2: 13 Mart Cuma Seçkisi

Dial M for Movie’nin 2019 yılında kurulmasından bu yana bazen ekip olarak, bazen de solo girişimlerle çeşitli listeler (listelerdeki tüm kısa yazılar için tıklayın) yapmaya özen gösterdik, belki son zamanlarda bu tür listeleri daha az yapıyor olsak da, Burcu Meltem Tohum imdada yetişti ve ayın 13’üne denk gelen bir Cuma gününe uyandığımızı fark etmesiyle birlikte … Okumaya devam et Uğursuz Günün Rahatsız Filmleri #2: 13 Mart Cuma Seçkisi

THE WEIGHT: Psikolojik Yükün Altında Kültürel Yabancılaşma

76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Berlinale Special Gala’da gösterilen The Weight (2026), endişe ve korku duygusunu doğrudan dram değil de daha çok gerilim yaratsın diye kullanırken, evrensel dünya düzeninden dışlanmış figürlerini oldukça modern gözüken anlatısının içerisine yerleştiriyor. Padraic McKinley’in ilk uzun metraj filmi olan The Weight, insan psikolojisi üzerine doğanın tam ortasında adeta bir keşfe … Okumaya devam et THE WEIGHT: Psikolojik Yükün Altında Kültürel Yabancılaşma

NIGHTBORN: Anne Olmanın Trajikomedisi

76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde yarışma kategorisinde gösterilen Nightborn / Yön Lapsi (2026), Hanna Bergholm’un ikinci uzun metraj filmi olarak karşımıza çıkıyor. Film anne olmanın, özellikle anne üzerindeki yansımalarından metaforik bir anlatı yakalıyor. Fantastik ve psikolojik gerilim türlerine giren filmin başrollerinde Seidi Haarla (Saga), Rupert Grint (Jon), Pamela Tola (Taru) ve Pirkko Saisio (Saga'nın annesi) … Okumaya devam et NIGHTBORN: Anne Olmanın Trajikomedisi

RETURN to SILENT HILL: İkonik Seriyi Oyunlaştırmak Uğruna Kendi Mitolojisini Pasifleştirmek

Dial M for Movie olarak geçtiğimiz günlerde Paris’teki dünya prömiyeri özel gösterimine katıldığımız Return to Silent Hill (Sessiz Tepe: Dönüş, 2026), sisle örtülü bir mekânda kül parçacıklarını aktif tutmaya çalışıyor. Japon şirketi Konami'nin beğenilen oyunu Silent Hill’den, artık bir uyarlama serisinin parçası haline gelen Return to Silent Hill, her ne kadar oldukça takdir gören 2006 … Okumaya devam et RETURN to SILENT HILL: İkonik Seriyi Oyunlaştırmak Uğruna Kendi Mitolojisini Pasifleştirmek

EXIT 8: Mekânsal Süreklilikte Metro Koridorlarının Jeopolitik Döngüsü

Genki Kawamura’nın, Kotake Create tarafından tasarlanan aynı adlı video oyunundan uyarladığı Exit 8 (2025) filmi, sıradan bir mekâna hapsolma anlatısından ziyade sistematik bir akış sunuyor. Daha önce 78. Cannes Film Festivali'nde gösterilen ama başka seanslarla çakıştığı için kaçırdığımız bu filmi, Dial M for Movie olarak 55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında izleme fırsatı bulduk. … Okumaya devam et EXIT 8: Mekânsal Süreklilikte Metro Koridorlarının Jeopolitik Döngüsü

28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler

Daha önce Candyman (2021), The Marvels (2023) ve Hedda (2025) gibi filmlerin hem yönetmen hem de senaryo koltuğunda yer alan Nia DaCosta’nın yönetmenliğinde gerçekleşen 28 Years Later: The Bone Temple (28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, 2026), 28 Years Later (2025) filmiyle ton bakımından fazlasıyla uyuşuyor. Dramatik olanı çoğu zaman komedi unsurlarıyla besleyen filmin senaryo koltuğunda … Okumaya devam et 28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler

POSSESSION: When Love Becomes an Entity

Directed by Andrzej Żuławski and written by Żuławski together with Frederic Tuten, Possession is a 1981 psychological horror drama set in Berlin, in a city already divided, surveilled, and internally fractured. The setting is not incidental. It functions as a structural extension of the film’s psychic landscape. A city split by walls and ideology becomes … Okumaya devam et POSSESSION: When Love Becomes an Entity

FRANKENSTEIN – Guillermo del Toro’dan Mary Shelley’nin Düşsel Evrenine Saygı Duruşu

1816 yılının 17 Haziran’ında, İsviçre’nin Cenevre Gölü yakınlarında bulunan Villa Diodati’de (Diodati Malikânesi) Lord Byron, John W. Polidori, Mary Shelley, eşi Percy Bysshe Shelley ve Mary Shelley’nin üvey kardeşi Claire Clairmont bir araya gelmiş, yağmurlu ve fırtınalı bir akşam Byron’ın önerisiyle birbirlerinden bağımsız olarak korku öyküleri yazmaya koyulmuşlardı. O gece Lord Byron Vampir adlı yarım … Okumaya devam et FRANKENSTEIN – Guillermo del Toro’dan Mary Shelley’nin Düşsel Evrenine Saygı Duruşu

SIRÂT: Otorite İdeali Biçimindeki Koşullu İntiharın İhlâli

İlk sekansından itibaren heyecanlı ve uykusuz bir gece gibi başlayan ve sahip olduğu tüm ritmi gökyüzüne doğru diktiği hoparlörlerden gelen titreşimler aracılığıyla iten Sırât (2025), çöl ortamına yeni, yaşanabilir bir dokunuş getiriyor. Filmin yönetmen koltuğunda oturan Oliver Laxe, daha önceki çalışmalarında da beraber senaryo koltuğunda yer aldığı Santiago Fillol ile filmin yazınsal iskeletini yaratıyor. 78. … Okumaya devam et SIRÂT: Otorite İdeali Biçimindeki Koşullu İntiharın İhlâli

MIRRORS NO. 3 – Bir Sığınak Olarak Ev Ortamının Büyüsüne Kapılmak

Christian Petzold’un hem yazıp hem de yönetmiş olduğu son filmi Mirrors No. 3 (2025), geride bıraktığımız 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Daha önce filmleriyle Berlin ve Venedik’te boy gösteren Petzold, yönetmenlik kariyerinde ilk kez Mirrors No. 3 ile 78. Cannes Film Festivali’nde de (2025) yerini almış oldu. Filmin başrollerinde Paula Beer … Okumaya devam et MIRRORS NO. 3 – Bir Sığınak Olarak Ev Ortamının Büyüsüne Kapılmak