BLINK TWICE – Kısık Ateşte Pişen Bozuk Etin Keskin Kokusu

Zoë Kravitz’in ilk yönetmenlik deneyimi olan Blink Twice (Gözlerini Kırp, 2024), türüne oldukça sadık bir şekilde oyunun tüm kurallarını ince işleyen ve sonuna değin seyir keyfini besleyen dinamik bir film. Tropik olanla distopik yapıyı ada düzleminde birleştiren mekânın tasviri, oklarını doğrudan toplumsal eleştirinin kollarına fırlatırken, seyirciler olarak da cennet gibi sunulan leziz bir tabak görünümü ardındaki mide kaldıran yemeğin tadına bilinçli olarak bakmaktan kendimizi alamıyoruz. İnşası çok önceden planlanmış olan böyle bir yerin varlığından oldukça büyük zevk alan, vaat edilen yeni düzenin yapısına kanan adalılar, amaçlanan haz ötesi toplum bilinç yapısını, olayların hakikati ışığında değil ontoloji öncesi kaosun köklerinden alıyorlar. Bunu sunarken film, başlangıçtan itibaren doğması için dört gözle beklenen kaotik ortamı her türlü ihtimalden koruyor ve akışın nereye varacağı ile ilgili bir ipucu da vermiyor. Sadece eğlencenin alt türlerini kullanarak hedonizmin doğurduğu temayı maske olarak kullanıyor ve bunu yaparken kendi maskesinin gözlerini asla oymuyor. Blink Twice’ın sunmuş olduğu dönüşümlü gerçeklik yapısı, bastırılmış içgüdünün açığa çıkan yıkıcı tarafına benziyor. Bu şekilde kendinde olmaya koşullanmış bireylerin tam anlamıyla kendilerinden kopma hali, tüm filmin kompozisyonunun en canlı renklerle boyanmasına yardımcı oluyor.

Naomi Ackie

Körlüğün Bedenden Soyutlanmış Sahici Kimliği

Başlangıçta filmin adının Pussy Island olarak düşünüldüğünü göz önüne alacak olursak filmin tamamını deneyimledikten sonra bu ismin Blink Twice’tan çok daha fazla ipucu verdiğini söylemek mümkün. Psikolojik gerilim kategorisinde kendisine yer edinen filmin yazar koltuğunda Zoë Kravitz’in yanı sıra daha önce Zoë ile High Fidelity (2020) dizisinde beraber çalışan E.T. Feigenbaum yer alıyor. Filmin başrollerini dikkat çekici karakter yapılarıyla Channing Tatum (Slater), Naomi Ackie (Frida), Kyle Maclachlan (Rich), Geena Davis (Stacey), Christian Slater (Vic), Adria Arjona (Sarah) ve Haley Joel Osment (Tom) gibi başarılı oyuncular üstlenirken, sinematografi koltuğunda ise Euphoria’nın (2019) birkaç bölümünün teknik ekibi arasında yer almış olan Adam Newport-Berra bulunmakta. Bu isimler ışığında filmin yansıtmış olduğu renk yelpazesinin az çok farkına varmak mümkün. Öte yandan filmin gerginlik düzlemini bir hortum gibi içerisine çeken arka planı tam anlamıyla Nine Perfect Strangers (2021) serisini anımsatıyor.

Liz Caribel & Trew Mullen

Bu anlamda kendisini ruh dinlendirici bir ortama emanet eden insanın en narin yapısı ile, neticede kavuştuğu doğanın yırtıcı yanı, film boyunca kontrast oluşturuyor. Her ne kadar karakterlerin içi farklı şekilde doldurulmuş olsa da filmin genel havası son dönemlerde gündemde olan Jeffrey Epstein olayını akıllara getiriyor. Aynı şekilde filmin adının ilk dönemlerde Pussy Island olarak düşünülmesi ise bu yakın-uzak ilişkili teoriyi destekler nitelikte. Ana karakter Slater’ın Epstein ile olan benzerliği ve kurguda bunun en ince ayrıntısına dikkat edilerek işlenmesi, ayrıca rahatsız edici tüm sekansların buna göre törpülenmiş olması Blink Twice’in gerilimine hem cinsel hem de şiddet düzlemlerinde ürpertici bir güncellik katıyor. Tropikal bitki örtüsü zenginliğiyle cennetten bir köşe olarak görünen ancak gerçekte cehennemin ta kendisi olan Epstein’in adasının günümüz tarihinde kara bir leke haline gelmiş olması, Blink Twice’ın sağ gösterip soldan vuran dinamik yapısıyla benzer özellikler taşıyor.

Channing Tatum

Naif Gerçeklik ve Hiciv Tabanlı Bir Tutam Korku

Keyif kaçırıcı B-filmlerinin oldukça estetize edilmiş bir versiyonu olan Blink Twice, kendi karakterlerinin üzerinde bıraktığı gibi her bir izleyicisinin de üzerinde iz bırakabilecek potansiyele sahip bir yapım. Bu anlamda yapım şirketi filmin potansiyel rahatsız edici yanına yönelik sosyal medya üzerinde bir uyarıda da bulundu. Bu da filmin gerilim ve merak uyandıran şiddetine yönelik algıyı çekici anlamda şekillendirdi. Filmin genel tonlarına işlemiş olan, belki karizmatik de diyebileceğimiz tüm sekans tonlarının uyumu bir yanda izleyiciyi aldatıcı bir rahatlamaya doğru serbest düşüşe iterken, diğer yanda ise hiçbir uyarıda bulunmadan herkesi kendi girdabına alıyor. Bu da yapım şirketinin başlangıçtaki uyarısını daha anlamlı kılıyor. Filmin kara mizahı, senaryonun tamamına yayılan hiciv sosu ve Channing Tatum’un alışılmadık ve üzerinde hiç denenmemiş karakter çizimi ile Blink Twice seyir keyfinin kalitesini ve akışını cesur bir şekilde teslim ediyor.

Naomi Ackie

Yabancılaştırılmaya Çalışılan Gerçekliğin Mutlak Mevcudiyeti

Cinsiyetler arası güç dinamiklerine odaklanan Blink Twice, giriş bölümüyle sinema dünyasının kullanmaktan hoşnut olduğu gösterişli bir Antik dönem ritüelini, Bacchus’ü anımsatır. Film birçok şey yanında aynı zamanda bir intikam fantezisi de olduğu gerçeğini, ikinci yarısının sonuna değin açığa vurmuyor. Tam anlamıyla psikoseksüel bir korku-gerilim türüyle karşı karşıya olduğumuz Blink Twice, yönetmen Zoë Kravitz’in bire bir yaşadığı herhangi bir olaydan değil ancak hem kişisel hem de profesyonel hayatında kendi ve başkasının deneyimlerinin toplamından oluşan bir dışavurumu temsil ediyormuş. Filmin bu dinamikleri dışında bilim-kurgu yansımalarından da beslendiği de aşikâr. Öte yandan filmin anlatısının bitiş noktası bu türden bir çerçeve ile kendisini sararak düşüşünü yavaşlatıyor ve bir anlamda özellikle Metoo gibi hareketlerin filmin bazı yerlerine tamamen sinmesini engelleyecek bir pelerin haline geliyor. Ayrıca filmin tamamının en yakın kasabaya bir saat uzaklıktaki Yucatan’da çekilmesi ve tüm ekibin çekimler boyunca bir arada kalmasıyla da bir anlamda filmde görsel düzlemde yakalanmış olan topluluk modelinin, dolaylı yoldan kendisini beslediğini söyleyebiliriz.

Channing Tatum, Naomi Ackie

Kırmızı Tavşanı Takip Et

Blink Twice’ın en iyi yaptığı şeyler arasında küçük nesneler ve gözümüzün önünden anlık olarak geçip giden detaylardan geniş bir gönderge grubu oluşturması yer alıyor. Bu şekilde filmin başından sonuna değin detaylar kendilerini asla gizlemeden sürekli olarak karşımıza çıkıyor, pek bir şey ele vermeden. Filmin kasvetli bir dokuya olmasa da, içerik olarak boğucu bir gerçekliğe sahip olması yapımın başından sonuna değin renkli olan atmosferinin üzerini koyu bir renkle örtüyor. Cinsel travma üzerine psikedelik, içilmesi zor bir şampanya açan Zoë Kravitz, Blink Twice’a başladığınız andan itibaren bedene, ruha işleyebilecek görünmez bir hastalığın ilk hapşırığını paylaşıveriyor. Bir anlamda tepkisel bir deneyimin de kapısını tırmalayan film, birden fazla dönüm noktasına sahip olduğu için metinsel ve kurgusal olarak kendi sonuna yönelik hiçbir ipucu vermiyor ancak fiziksel yapının kırılgan bedenlere ne denli yapışık olduğunun detaylarını ipucu niteliğinde sunmaktan da çekinmiyor.

Naomi Ackie & Adria Arjona

Farklı ile Tuhaf Olanın Trajik Karşılaşması

Filmin en başta karar verilmiş olan adının değiştirilmesine yönelik kararın kendisinde olmadığını belirten yönetmen, Pussy Island başlığının filmin çekimleri bittikten ve post-prodüksiyon da tamamlandıktan sonra, reklam panolarında bu başlığın kullanılmasının mümkün olmadığının söylenmesi üzerine değişikliğe gidildiğini ekliyor. Filmin başlığı üzerine savaşan ve bu ilhamı I Love Dicks ve Dicks: The Musical gibi filmlerden ilham alarak yazdığını belirten Kravitz, kendisinden ve sanatın dışavurumundan alınan bu özgürleştirmeyen mizojinist tavrı da yine filmin dinamiklerine işleyen güç ilişkisine dayalı olarak eleştiriyor. Big Little Lies (2017) serisindeki kadın profillerini anımsatan Blink Twice kadınları, adeta Zoë Kravitz’in karanlık mizahından beslenerek ve tamamen kendi tarzlarını hiçbir gizlilik olmadan sunarak varoluyorlar. Bedenin yapısını bir anlamda yokuş aşağı sürüklenen ve Pascal’ın “roseau pensant” ifadesini andırırcasına devamlı darbe alan bir nesne olarak yansıtan Blink Twice, cennet bahçesinin mükemmel ve güvenli gözüken yapay yanını açığa vurmaktan ve bu bahçenin ağaçlarındaki her bir elmayı da dalından koparmaktan çekinmiyor. Böylece bu elmalardan yapılmış göz alıcı elma şekerlerinin de aslında şerbete değil düpedüz insan kanına bulanmış olduğunu izleyiciye sert bir şekilde gösteriyor.

Burcu Meltem Tohum

Bir Cevap Yazın