POOLS: Suyun Esrik Hali

Sam Hayes’ın ilk uzun metrajı Pools (2025), bir yetişkinliğe geçiş (coming-of-age) filmi olarak değerlendirilebilir. Başrollerinde Odessa A’zion (Kennedy), Mason Gooding (Reed), Michael Vlamis (Michael), Tyler Alvarez (Blake) ve Suzanne Cryer (Lewis) gibi isimler yer alıyor. Havuzun ve su kavramlarının birer “geçiş dönemi” adı altında metafor olarak kullanılması hikâyenin temelini mizahi olarak beslerken diğer yandan karakterlerin kaçış aracı olarak duygularını dengeliyor. Bu anlamda oldukça dinamik bir görsel kompozisyona da sahip olan Pools, geleneksel bir “gençlik” filmi kategorisinin de altını besliyor. Film, klişe olmak istemese de, havuzun karakterler aracılığıyla kullanım biçimi tam anlamıyla, hatta fazlasıyla Frank Perry ve Sydney Pollack’ın, başrolünde Burt Lancaster’ı izlediğimiz The Swimmer (1968) filmini anımsatıyor. Kimi zaman mizahi dışavurumların kendisini göstermesi tipik dram yansımasını kalkan gibi kullanırken diğer yandan film, karakterler arası soyut bir yolculuğu da temsil ediyor. Mekân kullanımı açısından çok kısıtlı bir alana hikâyesini inşa etse de Pools, mekânların iç tasarımına ve havuzların teknik bağlamda çeşitliliğine sırtını dayayarak sınırlarını kendi içerisinde genişletmeye çalışıyor.

Francesca Noel, Tyler Alvarez, Ariel Winter, Mason Gooding, Odessa A’zion

Başkasına Ait Alanların Güvenli Hissettirmesi

Filmin başında dahi karakterler, kendilerine ait mekanlardan değil, yabancı mecralardan izleyiciye sesleniyor. Bu nedenle aynı karakterlerin daha sonra sürekli olarak evden eve, havuzdan havuza geçiş yapmaları onların sosyolojik kimliklerine yeni bir şey katmıyor. Bu anlamda zaten hiç ait olmadıkları bir yerden (belki de) asla ait olamayacakları yerlerle köprüler kurularak karakterlerin başladıkları noktaya geri dönmesi bir anlamda kontrol hissini yansıtıyor. Havuzların tipik olarak boşluğun “yapay” manada dolmuş halini yansıtması, bu anlamda karakterlerin yapılarını derinden sarıyor. Bu da izleyiciyi, filmdeki havuzların aslında doğrudan karakterleri simgelediği bilgisine götürüyor. Böylece ne kadar havuz varsa aslında doldurulması gereken o kadar boşluk var demek oluyor. Bu da boşluğun yankısının karakterler üzerindeki tınısına denk düşüyor. Kimi zaman kameranın sabit kullanımı, kimi zaman müziğin eksiltilmesi izleyicinin avucuna açık bir mektup olarak yas kavramını sokuşturuyor. Her ne kadar Pools, dinamik yapısıyla bilinçli olarak hareketli bir film olsa da tüm bu dinamizmine rağmen “mutlu bir sonun” yansımasını doğrudan yapmıyor.

Odssa A’zion, Ariel Winter

Kaçış Hissi ile Uyuşturan Bir Yas Modellemesi

Yoğun zoom tekniklerinin kendisini göstermesi ve kamera hareketlerinin karakterlerin “içsel kaçış” stratejisine uygun olarak tasarlanması belirli, yönetmenin tarzına has bir kompozisyon akışı yakalıyor. Bazı sahneler için 50-1500 mm’lik lens kullanımı ise anlatıdaki etkiyi biraz daha kendi içerisinde harmanlıyor. Bu şekilde mekân kullanımındaki makro minimalizm eğilim, tematik olarak da psikolojik sıkışma halini destekliyor. Pools, bu teknik çerçeve biçiminde de tempo ve ritmini kameranın dilindeki kurgusallığa bırakıyor. Bu anlamda hikâye, temelde durgun ve tanıdık olsa da tekniğin canlı kullanımı bakımından tempo içsel ritmini buluyor. Çekim alanları olarak Illinois banliyölerinde çekilen Pools, nostaljik bir yaz havası taşıyor. Lüks evlerin avluları, iç tasarımları, havuzların varlığı kendi içerisinde belli bir görünmez karakter yaratıyor. Bu türden yaklaşımlar filmin duygusal tonunu eşitlerken, diğer yandan da yaz mevsimine özgü bir estetik sunuyor. Karakterlerin az kullanılması, mekânların kullanımının yanında kimi zaman minimalist kalırken kimi zaman ise içgüdüsel bir arayışın meydanda olduğuna da işaret ediyor. Şu sıralar Josh Safdie’nin Marty Supreme (2025) filmi ve I Love LA (2025) serisiyle gündem olan Odessa A’zion, başrolü en özgür performans biçimiyle organik yapıda gerçekleştiriyor. Çoğu zaman kamera, dilini onun performans ritminin sabit planlarında buluyor. Bu da tüm filmin onun karakteri üzerinden ilerlediğinin en önemli göstergesi.  

Mason Gooding, Ariel Winter

Boşluğun Teknik Yönü

Film, müzikleri ve sesin kullanımı bakımından melankoli haliyle bağlantı kuruyor. Böylece karakterlerin ve mekânların arasında iyice daralan-sıkışan anlatımın yankısını yükseltiyor. Diyalog kullanımı ise bu anlamda çoğu zaman anlatımda ve hikâyeyi taşımada ikinci, üçüncü plana atılıyor. Minimal kalan bu türden yansımalar filme kendi tarzında ambient hava katıyor. Sam Hayes’ın tempoyu bu denli elinde tutması kimi zaman Pools’a bir oyun tasarımı havası da katıyor. Aynı şekilde karakterlerin sadece kendileri için belirlenen ve tıpkı Sims oyunlarındaki gibi bir arka plan kullanımı, bunun kapalı gerçekliğini destekliyor. Bu şekilde başlangıçta karakter odaklı gibi gözüken Pools, daha sonra bu özelliğini başka öğelere bırakıyor. Aynı şekilde bir konsept filmi olarak da değerlendirilebilen film, derinliğini havuzların boşluklarıyla dolduruyor. Anlatının akışını taşıyan ancak olabildiğince yavaş bir karakter gösteren teknik vuruşlar kimi zaman deneme-yanılma havası da katabiliyor. Kimlik arayışının da özünde bu tip çalkantılara sahip olması bu düzlemde filmin malzemesiyle beraber yansıttıkları arasında uçurumlar inşa etmiyor, klasik bir köprü oluşturuyor. TIFF Next Wave gibi Gen Z odaklı bir festivalde yer alarak hedef kitlesiyle beraber bir rezonans oluşturan Pools, temasının evrenselliğine sahip çıkıyor. Bağımsızlığı ise sadece kendi hikâyesinin sınırları etrafına hapsolmuş. Bu da kimi zaman anlatının kendi kendisini besleyerek tükenmesine yol açsa da içsel olarak kaybolmuş olmayı romantize ediyor.

Burcu Meltem Tohum

Bir Cevap Yazın