28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler

Daha önce Candyman (2021), The Marvels (2023) ve Hedda (2025) gibi filmlerin hem yönetmen hem de senaryo koltuğunda yer alan Nia DaCosta’nın yönetmenliğinde gerçekleşen 28 Years Later: The Bone Temple (28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, 2026), 28 Years Later (2025) filmiyle ton bakımından fazlasıyla uyuşuyor. Dramatik olanı çoğu zaman komedi unsurlarıyla besleyen filmin senaryo koltuğunda … Okumaya devam et 28 YEARS LATER: THE BONE TEMPLE – Yetişkinler için Teletubby’ler

POOLS: Suyun Esrik Hali

Sam Hayes’ın ilk uzun metrajı Pools (2025), bir yetişkinliğe geçiş (coming-of-age) filmi olarak değerlendirilebilir. Başrollerinde Odessa A'zion (Kennedy), Mason Gooding (Reed), Michael Vlamis (Michael), Tyler Alvarez (Blake) ve Suzanne Cryer (Lewis) gibi isimler yer alıyor. Havuzun ve su kavramlarının birer “geçiş dönemi” adı altında metafor olarak kullanılması hikâyenin temelini mizahi olarak beslerken diğer yandan karakterlerin … Okumaya devam et POOLS: Suyun Esrik Hali

THE MASTERMIND: Bir Toplumsal Depresyonun Habercisi Olarak Cazı Puro Gibi Kullanmak

Görünüşte en basit anlamıyla aynı tema etrafında dönen bir soygun zincirini konu alan Kelly Reichardt’ın The Mastermind (2025) filmi her ne kadar belirli bir tarihsel çerçevede anlatısını 1970'lerle çizse de klasik herhangi bir dönemin toplumsal çöküşüyle beraber görünmez depresyonunun uğultularına kulak veriyor. Bunu yaparken karakterlerinin seslerini gölgelemek için kompozisyonunun içerisine cazı araç olarak yerleştirerek sosyolojik … Okumaya devam et THE MASTERMIND: Bir Toplumsal Depresyonun Habercisi Olarak Cazı Puro Gibi Kullanmak

GRAND TOUR: Hayali Mekânları Dolduran Bambudan Yapılma Bedenler

Temelde karakterleri aracılığıyla iki anlatım biçimini kullanan Miguel Gomes yönetimindeki Grand Tour (2024), her ne kadar formalist yaklaşımla anlatısını örse de hikâyesi temelinde yolculuk eylemine dayanan, -adı gibi- büyük bir turu belgelemeye soyunuyor. Bunu yaparken kimi zaman kompozisyonunun içerisine karanlık bir perde indirerek alışıldık belgesel şablonundan uzaklaşmaya çalışıyor. Ancak bu türden teknik dokunuşlar filme bir … Okumaya devam et GRAND TOUR: Hayali Mekânları Dolduran Bambudan Yapılma Bedenler

SILENCE OF THE SEA (Umi no Chinmoku) – Sahte Olmanın Orijinalliği Üzerine

Bu yılın başında, 54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında Limelight kategorisi altında gösterilen Wakamatsu Setsuro’nun çok katmanlı Silence of the Sea (Umi no Chinmoku, 2025) adlı filmi, durgun suyun üzerine hesaplanarak atılmış bir taşın sekme biçimini hatırlatıyor. Senaryo koltuğunda Sô Kuramoto’nun bulunduğu film, peşinden gittiği tasvir gereği anlatım tekniği düzleminde standart yaklaşımdan uzaklaşıyor. Görsel … Okumaya devam et SILENCE OF THE SEA (Umi no Chinmoku) – Sahte Olmanın Orijinalliği Üzerine

SANATORIUM UNDER THE SIGN OF THE HOURGLASS: Poetik Kâbusun İndirgenemeyen Çelişkili Fenomenolojisi

54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında izleyici ile buluşan The Quay Brothers’ın (Stephen & Timothy Quay) son filmi Sanatorium Under the Sign of the Hourglass (2024), zamanın akışsızlığını gerçeklik algısını yıkmakla başlayarak mitik bir düşsel fantezi kapısını aralıyor. Yirminci yüzyıl Polonya edebiyatının en önemli isimlerinden Bruno Schulz’un aynı adlı (Kum Saati Burcundaki Sanatoryum) çalışmasından … Okumaya devam et SANATORIUM UNDER THE SIGN OF THE HOURGLASS: Poetik Kâbusun İndirgenemeyen Çelişkili Fenomenolojisi

THE CHRONOLOGY OF WATER: Anı’nın Sınırlarını Bedenin Etrafında Tebeşirle Çizmek

Dünya prömiyerini bu yıl 78. Cannes Film Festivali’nde Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) kategorisinde gerçekleştiren Kristen Stewart’ın ilk uzun metrajı The Chronology of Water (2025), yazar Lidia Yuknavitch’in aynı isimli romanından (2011) uyarlama. Senaryonun görsel anlatımı eş oranlı domine etme çabası kompozisyonun imge düzleminde kayıtsız resmini çiziyor. Bu da kimi zaman filme estetize edilmiş … Okumaya devam et THE CHRONOLOGY OF WATER: Anı’nın Sınırlarını Bedenin Etrafında Tebeşirle Çizmek

SIRÂT: Otorite İdeali Biçimindeki Koşullu İntiharın İhlâli

İlk sekansından itibaren heyecanlı ve uykusuz bir gece gibi başlayan ve sahip olduğu tüm ritmi gökyüzüne doğru diktiği hoparlörlerden gelen titreşimler aracılığıyla iten Sırât (2025), çöl ortamına yeni, yaşanabilir bir dokunuş getiriyor. Filmin yönetmen koltuğunda oturan Oliver Laxe, daha önceki çalışmalarında da beraber senaryo koltuğunda yer aldığı Santiago Fillol ile filmin yazınsal iskeletini yaratıyor. 78. … Okumaya devam et SIRÂT: Otorite İdeali Biçimindeki Koşullu İntiharın İhlâli

IN ALGORITHM WE TRUST: Figüratif Görsel Koordinatların Çöküşü

Tamamı İngilizce diyaloglardan oluşan, Melik Saraçoğlu ve Hakkı Kurtuluş yönetmenliğinde vücut bulan In Algorithm We Trust (Algoritmaya Biat Et, 2025), 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali seçkisinde en çok dikkat çeken yapım olarak karşımıza çıkıyor. Dikkat çekmesindeki en önemli faktör tür olarak festivalin diğer seçki filmlerinden çok farklı bir çizgide ilerlemesi. Öyle ki In … Okumaya devam et IN ALGORITHM WE TRUST: Figüratif Görsel Koordinatların Çöküşü

MIRRORS NO. 3 – Bir Sığınak Olarak Ev Ortamının Büyüsüne Kapılmak

Christian Petzold’un hem yazıp hem de yönetmiş olduğu son filmi Mirrors No. 3 (2025), geride bıraktığımız 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Daha önce filmleriyle Berlin ve Venedik’te boy gösteren Petzold, yönetmenlik kariyerinde ilk kez Mirrors No. 3 ile 78. Cannes Film Festivali’nde de (2025) yerini almış oldu. Filmin başrollerinde Paula Beer … Okumaya devam et MIRRORS NO. 3 – Bir Sığınak Olarak Ev Ortamının Büyüsüne Kapılmak