77. CANNES FİLM FESTİVALİ Ödülleri Sahiplerini Buldu

Bu yıl Dial M for Movie olarak ikinci kez akredite basın statüsünde Cannes Film Festivali’nde yer aldık. Bu süreç içerisinde birbirinden farklı içerikte filmleri izleme şansına eriştik. Bugün (25 Mayıs) itibariyle festivalin ödülleri sahiplerini buldu, kazananların listesini yazının sonunda bulabilirsiniz. Dial M for Movie olarak bu festival sürecinde yarışma kategorisinde izlemiş olduğumuz filmlere dair ufak notlarla belirtmek gerekirse yarışmanın en dikkat çekici, cesur, yaratıcı filmi Coralie Fargeat’nın The Substance filmi oldu. Film içerik ve fikir bağlamında izleyiciyi bambaşka bir atmosferin içerisine davet ederken aynı zamanda rahatsız edici görsel kompozisyonuyla da beyazperdenin sınırlarını zorluyor. Bunun yanı sıra makyaj ve dekor kullanımında da ön plana çıkan The Substance, festival boyunca gözdemiz oldu. Öte yandan filmin en iyi senaryo dalında ödül aldığını düşünecek olursak önümüzdeki günlerde de medyada adını sıkça duyabileceğimizi söyleyebiliriz.

The Substance

Festivalde ödül alan ve dikkatimizi çeken bir diğer film ise Yorgos Lanthimos’un Kinds of Kindness adlı yeni yapımıydı. Filmde hayat verdiği üç farklı karakter yapısıyla dikkat çeken Jesse Plemons, en iyi erkek oyuncu dalında ödül alarak umudumuzu boşa çıkartmadı. Kendi seyir listemizde olup ödül almayan diğer filmlere gelecek olursak Paolo Sorrentino’nun Parthenope’sinin görsel düzlemde ve sekans geçişlerindeki kompozisyonu oldukça dikkat çekiciydi. Buna karşın fikir düzleminde dişil olanın hüznüne odaklanmasıyla zaman zaman tekrara düştüğünün altını çizmek gerek. Kirill Serebrennikov’un Petrov’s Flu (2021) adlı filmini daha önce izleme şansını bulduysanız Limonov: The Ballad’ın tarzının aynı düzlemde ilerlediğini söyleyebiliriz. Andrea Arnold’un Bird filmi ise Thomas Cailley’nin son filmi Le Règne animal (The Animal Kingdom, 2023) filminin olabilecek en kuru ve dramatik versiyonu olarak karşımıza çıkıyor. Anlatım biçimi ve içerik bağlamında da zayıf sayılabilecek Bird, bir geçiş filmi olarak düşünülebilir.

Jacques Audiard’ın festivalden birçok ödülle dönecek olan Emilia Perez filmi olabilecek en agresif müzikal olarak kendisini gösteriyor, koreografide fazlasıyla keskin ve sert geçişlere sahip. Bu bağlamda elindeki hikâyesinin de yüzünü sertlikle boyuyor, ödül kazanan kadın oyuncu kadrosu içinde en çok Zoe Saldaña’nın kendisini gösterdiğini söyleyebiliriz.

Solda Altın Palmiye’ye layık görülen Anora‘dan, basınla paylaşılan tek kare.

Festivalin en zayıf filmlerinden biri olan Paul Schrader’ın Oh, Canada filmi flashback’lerle ayakta durmaya çalışan ancak belini bir türlü doğrultamayan bir yapım. Öyle ki kendi elindeki bastonunu bile ortadan ikiye kırarak seyir keyfinin oluşmasına asla izin vermiyor. Gösterim sırasında Gaspar Noé’nin de bizzat bulunduğu Ali Abbasi’nin The Apprentice filmi, festivalin en eğlenceli filmlerinden biriydi. Sebastian Stan’ın Donald Trump karakterini son derece sağlam oynamasıyla en iyi erkek oyuncu kategorisinde adaylarımızdan biriydi. Öte yandan Ivana Trump rolüyle Mariya Bakalova da film boyunca dikkat çeken bir performans sergiliyor.

Festivalin hemen ilk günlerinde izlediğimiz ve sinematografisi açısından tadı damağımızda kalan Magnus von Horn’un The Girl with the Needle adlı filmi konusu itibariyle dikkat çekmesinin yanı sıra görsel düzlemde de noir türüne selam ediyor. Bu bağlamda özellikle eski sinema estetiğini koruyan yönetmenin bu filmine herhangi bir ödül gelmemesine oldukça şaşırdık.

The Girl with the Needle

David Cronenberg’in fikir bağlamında dikkat çekici olan ancak fazlasıyla durağan bir temposu bulunan The Shrouds, festivalin merakla beklenen yapımlarındandı. Öte yandan aynı doğrultuda ilerleyen Yorgos Lanthimos’un Kinds of Kindness filmi ise yönetmenin filmografisinde ne yazık ki yüksek bir noktada durmuyor. Bugün itibariyle her ne kadar festival tamamlanmış olup ödüller sahiplerini bulsa da önümüzdeki günlerde Dial M for Movie, festival dahilinde izlemiş olduğu filmleri kaleme almayı sürdürecek. Takipte kalmanızı öneririz, sinema ile kalın.

Burcu Meltem Tohum

En İyi Kısa Film kategorisi kazananı The Man Who Could Not Remain Silent‘dan bir kare.

Bir Cevap Yazın