45. İstanbul Film Festivali seçkisinde yer alan, Olivier Assayas’ın geçtiğimiz festival döneminde oldukça ön plana çıkan yeni filmi 2025 yapımı The Wizard of the Kremlin (Kremlin’in Büyücüsü), çoklu bakış yöntemiyle klasik anlatımın dışına çıkıyor. Dial M for Movie olarak daha önce Paris’te, Max Linder Panorama’da Fransa prömiyerine katılarak yönetmeniyle de tanıştığımız filmin başrollerinde Paul Dano … Okumaya devam et THE WIZARD of THE KREMLIN: İktidar Yapısının Anatomisini Çıkarmak
Etiket: etkinlik
SILENT FRIEND: Ekosistemin Geçici Misafiri Olarak Konumlandırılan İnsan
55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında Limelight kategorisinde gösterilen Ildikó Enyedi’nin son filmi Silent Friend (2025) yoğun felsefi katmanları olan, deneysel yapısıyla dikkat çeken anlatısındaki bileşenleri tematik olarak birbirine bağlayan bir yapım. Filmin anlatısı 1908, 1972 ve 2020 tarihleri çerçevesinde şekilleniyor. Bir ginkgo ağacı etrafında açımlanan mekânın, insanların ve dönemin değişimi filmin her karesinde … Okumaya devam et SILENT FRIEND: Ekosistemin Geçici Misafiri Olarak Konumlandırılan İnsan
AMRUM: Pastoral Karanlıkta Büyümenin Çöküş Hikâyesi
Dial M for Movie olarak 55. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında Cinema Regained kategorisinde izlediğimiz Fatih Akın’ın son filmi Amrum (2025), bireysel bir travma üzerinden tarihsel bir dokunuş ortaya koyuyor. Filmin senaryo koltuğunu daha önce başka yapımlarda da beraber çalıştığı ve geçtiğimiz yıl vefat eden Hark Bohm ile paylaşan Akın, II. Dünya Savaşı’nın son … Okumaya devam et AMRUM: Pastoral Karanlıkta Büyümenin Çöküş Hikâyesi
QUEEN AT SEA: Belleğin Karanlık Odası Unutuşun Mağarasıyla Buluşuyor
76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde yarışma kategorisinde yer alan Lance Hammer’ın Queen at Sea (2026) filmi Gümüş Ayı Jüri Ödülü ve En İyi Yardımcı Oyuncu (Tom Courtenay & Anna Calder-Marshall) Gümüş Ayı ödüllerine layık görüldü. Yönetmenin 18 yıl aradan sonra çektiği ikinci uzun metraj olarak karşımıza çıkan Queen at Sea, içerik bakımından oldukça yoğun ve … Okumaya devam et QUEEN AT SEA: Belleğin Karanlık Odası Unutuşun Mağarasıyla Buluşuyor
THE TESTAMENT of ANN LEE: Mistik Deneyimin Cinsellik Karşıtı Dini Vizyon ile Buluştuğu Deneysel Bir Müzikal
76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Berlinale Special Gala çerçevesinde gösterilen Mona Fastvold yönetmenliğindeki, The Brutalist’den hatırladığımız Brady Corbet’nin senaristliğini yaptığı The Testament of Ann Lee (2025), Amanda Seyfried’in canlandırmış olduğu Ann Lee karakterini müzikal bir ibadetin içerisinde ikonikleştirmeye çalışıyor olsa da bunun yerine ortaya sadece deneysel, bedensel titremelerden oluşan birbirinden kopuk sekansları izleyicinin önüne seriyor. … Okumaya devam et THE TESTAMENT of ANN LEE: Mistik Deneyimin Cinsellik Karşıtı Dini Vizyon ile Buluştuğu Deneysel Bir Müzikal
THE ONLY LIVING PICKPOCKET IN NEW YORK: Başarısız Bir Deneyime Karşılık Nazik Bir Kayıtsızlık
76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) yarışma dışı kategoride uluslararası prömiyerini yapan The Only Living Pickpocket in New York, (New York’un Yaşayan Tek Yankesicisi, 2026) New York’a duyulan nostaljik sevginin temel yaklaşımda “hırsızlık” teması altında şehrin dinamiğini ve enerjisini resmetmek için kurgulanmış bir yapım. Noah Segan’ın hem senarist hem de yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrollerinde … Okumaya devam et THE ONLY LIVING PICKPOCKET IN NEW YORK: Başarısız Bir Deneyime Karşılık Nazik Bir Kayıtsızlık
SARI ZARFLAR: Bir Açık Sistem Eleştirisi Olarak İdealizmin Evrensel Gerilimi
76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde yarışma kategorisinde izlediğimiz ve festivalden Altın Ayı / En İyi Film ödülüyle dönen Sarı Zarflar (Yellow Letters, 2026), politik bağlamda dramatik bagajı oldukça dolu bir Almanya-Türkiye ortak yapımı olarak karşımıza çıkıyor. Yönetmenliğini İlker Çatak’ın yaptığı filmin başrollerinde Özgü Namal (Derya), Tansu Biçer (Aziz), Yusuf Akgün (Fikret), Leyla Smyrna Cabas (Ezgi), … Okumaya devam et SARI ZARFLAR: Bir Açık Sistem Eleştirisi Olarak İdealizmin Evrensel Gerilimi
THE WEIGHT: Psikolojik Yükün Altında Kültürel Yabancılaşma
76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Berlinale Special Gala’da gösterilen The Weight (2026), endişe ve korku duygusunu doğrudan dram değil de daha çok gerilim yaratsın diye kullanırken, evrensel dünya düzeninden dışlanmış figürlerini oldukça modern gözüken anlatısının içerisine yerleştiriyor. Padraic McKinley’in ilk uzun metraj filmi olan The Weight, insan psikolojisi üzerine doğanın tam ortasında adeta bir keşfe … Okumaya devam et THE WEIGHT: Psikolojik Yükün Altında Kültürel Yabancılaşma
NIGHTBORN: Anne Olmanın Trajikomedisi
76. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde yarışma kategorisinde gösterilen Nightborn / Yön Lapsi (2026), Hanna Bergholm’un ikinci uzun metraj filmi olarak karşımıza çıkıyor. Film anne olmanın, özellikle anne üzerindeki yansımalarından metaforik bir anlatı yakalıyor. Fantastik ve psikolojik gerilim türlerine giren filmin başrollerinde Seidi Haarla (Saga), Rupert Grint (Jon), Pamela Tola (Taru) ve Pirkko Saisio (Saga'nın annesi) … Okumaya devam et NIGHTBORN: Anne Olmanın Trajikomedisi
RETURN to SILENT HILL: İkonik Seriyi Oyunlaştırmak Uğruna Kendi Mitolojisini Pasifleştirmek
Dial M for Movie olarak geçtiğimiz günlerde Paris’teki dünya prömiyeri özel gösterimine katıldığımız Return to Silent Hill (Sessiz Tepe: Dönüş, 2026), sisle örtülü bir mekânda kül parçacıklarını aktif tutmaya çalışıyor. Japon şirketi Konami'nin beğenilen oyunu Silent Hill’den, artık bir uyarlama serisinin parçası haline gelen Return to Silent Hill, her ne kadar oldukça takdir gören 2006 … Okumaya devam et RETURN to SILENT HILL: İkonik Seriyi Oyunlaştırmak Uğruna Kendi Mitolojisini Pasifleştirmek
