COMPARTMENT NUMBER 6: Kırılmış Aynalar Diyarı

Yalnızlık dışsal bir edim halini aldığında onu öznenin ruhunda somutlaştırabilmek için birtakım somut eylemlere ihtiyaç vardır. Öte yandan yalnızlık bir beden ile bütünleşmedikçe desteklenemez; yakınlaşma ihtiyacını doyuramaz. Bu bakımdan bazen mesafeleri ölçmek yol ne kadar uzun olursa olsun doğrudan bir yere doğru yürüme eylemini alevlendirir. Bunu gerçek kılmak süreksizliğin yıkımına işaret ederken fark etmeden sonsuzluğun … Okumaya devam et COMPARTMENT NUMBER 6: Kırılmış Aynalar Diyarı

PETROV’S FLU: Göçebelikle Yerleşik Olmak Arasında Sıkışmış Bir Bellek

Bir punk sineması nasıl olurdu diye düşündüğümüzde aklımıza rahatlıkla düşebilecek filmlerden biri olan Petrov’s Flu (Petrovy v grippe, 2021), zihnin sessizce attığı çığlıkların bir kasırgası niteliğindedir. Sahip olduğu aşırılıklarla kendisini izleyenden ayrıcalık talep eden bu film hem görsel hem de içerik olarak pek alışık olmadığımız bir dünyaya sahip. Bu türden bir dışavurum akıllara Xawery Żuławski’nin … Okumaya devam et PETROV’S FLU: Göçebelikle Yerleşik Olmak Arasında Sıkışmış Bir Bellek

Rocky’nin Engellenemez Yükselişi ve Öngörülemez Düşüşü: Amerikan Rüyası’nın Anatomisi

1976’da yayınlanan ilk filmiyle on dalda aday olduğu Oscar ödüllerinden üçünü kazanan Rocky, anlattığı hikâye kadar yapım hikayesiyle bize tanıdığımız bir rüya sunuyor: Amerikan Rüyası. Sylvester Stallone, kimsenin tanımadığı parasız pulsuz bir yazar ve oyuncu olarak yaşadığı zorlukları bir boksörün hikayesine adapte edip Rocky’nin hikayesini ortaya çıkartmış. Stallone’un kendi yaşadıklarından yararlanarak yazdığı senaryoyu okuyan yapım … Okumaya devam et Rocky’nin Engellenemez Yükselişi ve Öngörülemez Düşüşü: Amerikan Rüyası’nın Anatomisi