SANATORIUM UNDER THE SIGN OF THE HOURGLASS: Poetik Kâbusun İndirgenemeyen Çelişkili Fenomenolojisi

54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR) kapsamında izleyici ile buluşan The Quay Brothers’ın (Stephen & Timothy Quay) son filmi Sanatorium Under the Sign of the Hourglass (2024), zamanın akışsızlığını gerçeklik algısını yıkmakla başlayarak mitik bir düşsel fantezi kapısını aralıyor. Yirminci yüzyıl Polonya edebiyatının en önemli isimlerinden Bruno Schulz’un aynı adlı (Kum Saati Burcundaki Sanatoryum) çalışmasından … Okumaya devam et SANATORIUM UNDER THE SIGN OF THE HOURGLASS: Poetik Kâbusun İndirgenemeyen Çelişkili Fenomenolojisi

OPPENHEIMER ya da Tarihe Tek Taraftan Bakmanın Dayanılmaz Hafifliği

Bu yılın (en azından şimdilik) Barbie (Gerwig) ile birlikte en çok konuşulan iki filminden biri, elbette Nolan’ın henüz çekim aşamasındayken bile “muhteşem bir film oldu” diyerek oldukça direkt bir şekilde reklamını yapmaya başladığı Oppenheimer (2023). Söz konusu yönetmen Christopher Nolan olunca, beklentiler oldukça yükseldi ve yönetmenin en az 5-6 filmini en ince ayrıntısına kadar bilen … Okumaya devam et OPPENHEIMER ya da Tarihe Tek Taraftan Bakmanın Dayanılmaz Hafifliği

TENET: İstenç ve Tasarım Olarak Dünya

Evet sonunda kimin ütopyası olduğunu henüz anlayamadığımız bu distopik COVID-19 evreninde, sinemasal anlamda ilk soluğu Christopher Nolan’ın 11. uzun metrajlı filmi (11’in de palindromik bir asal sayı olması hoş bir tesadüf) TENET ile almış olduk. Filmin basın gösterimi sırasında Warner Bros. Türkiye yetkililerinin sağlıklı bir seyir yaşamamız konusunda sergiledikleri özen için kendilerine teşekkür ederiz. İlk … Okumaya devam et TENET: İstenç ve Tasarım Olarak Dünya

Groundhog Day ve Sinemada Yinelenen Zaman

Christopher Nolan’ın hepimizi heyecanlandıran yeni projesi Tenet’in vizyona girmek için gün saymasına bir de Netflix’in ustaca işlenmiş dizisi Dark’ın üçüncü sezonuna haftalar kalmış olduğu bilgisi eklenince, aklımız doğal olarak zaman kavramına gitti. Bu duruma Edge of Tomorrow’un (2014) devam filminin (Live Die Repeat and Repeat) çekilmeye başlandığı bilgisini ve yine Netflix’de gösterimde olan Russian Doll … Okumaya devam et Groundhog Day ve Sinemada Yinelenen Zaman

TENET Fragmanı Üzerine Düşünceler

Fragmanlar… Henüz gösterime girmemiş bir film hakkında bilgi vermeyi, daha da önemlisi merak uyandırmayı amaçlayan bu birkaç dakikalık kısa filmler, genellikle yanıltıcı olmaktan öteye geçmezler. Fragmandaki birkaç sahneye kanıp filme gittiğimiz, filmdeyse o sahnelerden eser bile bulamadığımız kaç defa olmuştur. Ya da filmini gölgede bırakan, usta işi fragmanlar ardından, esas eseri gördüğümüzde kaç kez hayal … Okumaya devam et TENET Fragmanı Üzerine Düşünceler

Todd Phillips’in JOKER’ine Göstergebilimsel Bir Bakış

Joker filminin gösterime girme sürecinde tüm dünyadaki sinemaseverlerin heyecanlanması için birçok sebep vardı. Joaquin Phoenix gibi sıradışı bir oyuncunun söz konusu rolü üstlenmesi, C. Nolan’ın Batman üçlemesinden bu yana ikinci defa çizgi roman karakterlerine büyük ciddiyetle yaklaşılacağı umudu, filmin daha önceki hiçbir Batman filmine benzemeyeceği hissiyatı ve tabii ki tüm bunların üzerine, yapımın 76. Venedik … Okumaya devam et Todd Phillips’in JOKER’ine Göstergebilimsel Bir Bakış

JOKER, Joaquin Phoenix ve Victor Hugo

Tina Fey bir ödül töreninde Joaquin Phoenix için “yakın gelecekte yaşıyor” demişti. Espri güzel çünkü gerçekten de Phoenix’in “orada olmayan” (You Were Never Really Here filminin başlığı oyuncuya nasıl da uyuyor) bir hali var genel olarak. Sanki başka bir boyutta yaşıyor da bizler kendi boyutumuzda sadece oyuncunun yansımasıyla idare ediyoruz, beyazperdede izlediğimiz anlar hariç tabii. … Okumaya devam et JOKER, Joaquin Phoenix ve Victor Hugo