NOPE – Dörtnala Giden Atların Toynakları Toprağa Değmez

Birincil “tehdit” merkezi etrafına kurulmuş olan Nope, anlatısı gereği -her anlamda- tüketme eyleminin olasılıklarını genişletip keskinleştiriyor. Tehditkâr olanın üreticisinin koltuğuna insanı yerleştirirken hazım mevzusunu “fark edilebilir” olanın bedeli olarak karşımıza çıkarıyor. Tüm gücünü ise izleyiciye yakınlaştırdığı “görülebilir tehdit”in uzaklığından alıyor. Gerçeklik uzlaşılamaz, anlaşılamaz olanın avucunun içinde olduğundan film boyunca yaşanılamaz olan hakikati, mekânların sınırlarını itekleyip … Okumaya devam et NOPE – Dörtnala Giden Atların Toynakları Toprağa Değmez

LE SANG D’UN POÈTE: Şairin Ayna Üzerindeki Otopsisi

20. yüzyılın farklı alanlarda eser veren, multi-talented sanatçılarından biri olan Jean Cocteau; şair, yazar, tasarımcı, ressam, libretto yazarı ve film yönetmeni unvanlarına sahip. Döneminin sürrealist, dadacı ve kübist öncüleri ile bağları olsa da Le sang d'un poète filminde daha çok avant-garde ile sürrealizm akımlarını ve experimental (deneysel) yöntemi kullanmıştır. Bu bakımdan da Fransa'nın avangart sinemasının … Okumaya devam et LE SANG D’UN POÈTE: Şairin Ayna Üzerindeki Otopsisi