Lucretius’a göre tüm bedenler belli tohumlardan yaratılıyor. Filozof, bu tohumların hangilerinin diğerlerinden daha “üstün” olup olmadığı konusunda bir sınıflandırma yapılabilecek herhangi bir bilgi kaynağı sağlamamış. Her halükârda canlı form, belli bir ortamın içine gömülmüş halde kendi kalıtımsal formülünü meydana getiriyor. Fiziksel ve psikolojik olarak oluşum gösteren karakterin kendi içindeki uyumu, Severance sınırları bağlamında uçurumlar kadar … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 6: Hide and Seek) – Kusurlu Benliğini Mükemmel Kılmada Asla Başarılı Olamayacaksın
Etiket: John Turturro
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 5: The Grim Barbarity of Optics and Design) – Saf Zamanın Nitelikli Yitirilişi
Eğer geleceğin kendisi, şimdiki zamanı sımsıkı çevreleyerek sarıyorsa ve geçmişin tüm neden-sonuç ilişkileriyle bir etkileşim halindeyse, çemberin içindeki ses zapt edilemeyecek kadar yüksek demektir. Severance’da geleceği dışssal (outie), şimdiki zamanı ve geçmişi ise içsel (innie) bağlamında nitelendirecek olursak tam anlamıyla saf bir zamanın izinden gidiyor oluruz. Geleceğin cevapsız kalan endişe verici mesajları da, içsel olanın … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 5: The Grim Barbarity of Optics and Design) – Saf Zamanın Nitelikli Yitirilişi
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 4: The You You Are) – Uçurumdan Yükselen Örtük Mırıltıların İzinde
Cevapsız argümanların, özür dileyeni masanın arkasına alıp tüm bedenini sıkıştırdığı karanlık bir mekânda, kurtulmak için dışarıya işaret gönderen içsel çığlıklar sessizce oturuyor, kendisine sunulandan başka hiçbir şey tercih etmeme (yapay) hakkını kullanıyor. Hemen açılış sahnesinde Helly (Britt Lower) ile tam da ayrıldığımız noktada tekrar buluşmamız bu anlamda bahsi geçen çığlıkların ses dalgalarının çapını genişletiyor. “Dinlenme … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 4: The You You Are) – Uçurumdan Yükselen Örtük Mırıltıların İzinde
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 3: In Perpetuity) – Kurumsal Mücadelenin Dışsal Esrikliği
İçsel olarak baskı altında tutulan güç en amansız tutkuların açığa çıkmasına yardımcı olur. Bunu takiben evrensel vasatlık kendi kazancını avuçlarının içinde ifşa ederken ebediyetin ölümü yavaş yavaş çürüyerek gerçekleşir. Petey’nin (Yul Vazquez) bir düşünce gezegeninden diğerine geçişiyle tam olarak bu durumlar vuku buluyor. Onun zihninin bağımsız üreticileri onu saklanmakta olduğu kapıların ardında rahatsız ediyor. Severance’a … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 3: In Perpetuity) – Kurumsal Mücadelenin Dışsal Esrikliği
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 2: Half Loop) – Düşünen Özne’nin Sahte İdealar’ı
Eşit derecede terk edilmiş mekânlar genelde sırtladıkları tasarılarıyla kendileri üzerine başka mekânlar inşa edebilecek olanların kapısını çalar. Deneyimlenen gerçekliğin ötesini ve gerisini (“innie / outie” – isim halinde “içsel / dışsal”) sonluluk – ölümsüzlük varoluşuna indirgeyen Severance, “Half Loop” (Yarım Döngü) adlı bölümüyle adeta güçsüzlüğünden güç alarak miğferini sahte idealar’a doğru tutuyor. Bir nevi gençliğin … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 2: Half Loop) – Düşünen Özne’nin Sahte İdealar’ı
SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 1: Good News About Hell) – Havaya Saçılamayacak Tozları Üfleyip Durmak
Ölüme yazgılı bir bedenin dünyadaki varlığının eğilip bükülmesine en karanlık ve rahatsız edici şekilde tanık olduğumuz Severance (“Bölünme” veya “Kopma” anlamında), varlığın işlevini nesneleştiren bir anlatıyla kapılarını sonuna dek açıyor. Eline geçen her bir olasılığın etrafındaki kapılarını zorlarken, var olmanın olanaksızlıklarını birer birer gözler önüne seriyor. Aynı bedenin içine kendinden iki tane yerleştirmek hayatta kalmaya … Okumaya devam et SEVERANCE (Sezon 1, Bölüm 1: Good News About Hell) – Havaya Saçılamayacak Tozları Üfleyip Durmak
THE BIG LEBOWSKI – Sadece… Sakin olur musun adamım?
The Big Lebowski, özgün anlatısı, unutulmaz replikleri ve Jeff Bridges’in mükemmel oyunculuğuyla eşi benzeri olmayan bir film. Joel Coen ve Ethan Coen’in yazdığı ve yönettiği filmde, karikatürize karakterlerinin içine düştüğü gülünç derecede karışık bir hikâye anlatılıyor. The Big Lebowski’nin (1998) öne çıkan unsuru ne hikayesi ne de (ne kadar başarılı da olsa) sinematografisi; The Big … Okumaya devam et THE BIG LEBOWSKI – Sadece… Sakin olur musun adamım?
