THE SURFER – Avını Timsah Gözyaşlarıyla Besleyen Avcı

77. Cannes Film Festivali’nin Séance de minuit (Geceyarısı seansı) kategorisinde gösterilen Lorcan Finnegan’ın son filmi The Surfer (2024), yönetmenin Vivarium (2019) adlı başarılı filmine son derece yakın akış ve standartlara sahip bir şekilde izleyiciyi tekinsiz anlara hapsediyor. Acı çekmeden hiçbir söz hakkına sahip olamayacağımız, son derece tedirgin edici bir mekânın kapılarını kapanmamak üzere açan film, … Okumaya devam et THE SURFER – Avını Timsah Gözyaşlarıyla Besleyen Avcı

KINDS of KINDNESS – Üçüncü Halin İmkansızlığı

Yorgos Lanthimos’un 77. Cannes Film Festivali’nde yarışma kategorisinde yer alan Kinds of Kindness (Nezaket Türleri, 2024) hiçbir sınırı zorlamayan, arkasına dayandığı gergin müzik tınılarıyla yıkanan, yeniliğe dair tahminden öteye geçemeyen, kendisini gerçekleştiremeyen yarım bir film olarak karşımıza çıkıyor. Toplamda üç ana bölümden oluşan anlatıya sahip filmin her bölümünde karakterleri oynayan kişiler değişmese de karakterlerin işlevleri … Okumaya devam et KINDS of KINDNESS – Üçüncü Halin İmkansızlığı

THE SUBSTANCE – Yararlı Bedenlerin İnsan Sermayesine Potansiyel Katkısı

Tüm insan uzuvlarının tam olduğu, her şeyin eksiksiz bir şekilde bedenin belli kısımlarında son derece gösterişli bir şekilde yer aldığı veya yer alması gerektiğine inanıldığı bir dünya yapısında bedenlerin potansiyel bir sermayeye dönüştürülmesi, beklenen sonuçların başında gelir. Bir anlamda zayıf iş gücü olarak nitelendirilen bedendeki potansiyel eksikliğin karşılığı bedeni taşıyan öznenin varlığına doğrudan hücum ettiğinde … Okumaya devam et THE SUBSTANCE – Yararlı Bedenlerin İnsan Sermayesine Potansiyel Katkısı

THE GIRL WITH THE NEEDLE – Karnı Hiç Doymayan Gargantua’nın Kutsal Mağarası

77. Cannes Film Festivali’nin en karanlık filmlerinden biri olan, Magnus von Horn’un siyah beyaz olarak çektiği son eseri The Girl with the Needle (Pigen med Nalen, 2024) cehennemvari görsel temasıyla aynı kâbusu izleyiciye film bitinceye değin defalarca yaşatıyor. İğneli kız olarak tanıdığımız ve filmin tüm anlatısını onunla keşfettiğimiz Karoline’in (Vic Carmen Sonne) dramatik varlığı ve … Okumaya devam et THE GIRL WITH THE NEEDLE – Karnı Hiç Doymayan Gargantua’nın Kutsal Mağarası

LE DEUXIÈME ACTE: Absürt Tiyatronun Küllerinden Kaleler Yapmak

77. Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçtiği Quentin Dupieux’nün son filmi Le deuxième acte (İkinci Perde, 2024) gerçeklik algısının kurgudaki yoksunluğu ile yumuşak bir şekilde alay eden bir yapım. Yönetmenin diğer işlerini, özellikle Daaaaaalí! (2023) filmini anımsıyorsanız Le deuxième acte filminde “bir sonraki seviye” ile karşılaşabilirsiniz. Sinemanın klasik yansımalarını filmlerinin ruhundan tamamen soyan ve … Okumaya devam et LE DEUXIÈME ACTE: Absürt Tiyatronun Küllerinden Kaleler Yapmak

MEGALOPOLIS: Coppola’nın Post-Modern Satyricon’u

Bu sene gerçekleşen 77. Cannes Film Festivali’nin merakla beklenen filmlerinden biri olan Francis Ford Coppola’nın son filmi Megalopolis (2024), farklı sinema aktarım biçimlerinden oluşan çok yönlü bir post-modern antikitenin çöküşünü andırıyor. 40 yılı aşkın bir süredir bu proje üzerine çalıştığını belirten Coppola, filmi yapmak için elindeki bağları dahi ipotek ettirerek toplamda 120 milyon dolarlık bütçe … Okumaya devam et MEGALOPOLIS: Coppola’nın Post-Modern Satyricon’u

77. CANNES Film Festivali Başlıyor! Dial M for Movie Cannes’da!

Dünya Film Festivalleri arasında birçok açıdan özel bir konumda bulunan Cannes Film Festivali’ni yıllardır bireysel olarak, uzaktan takip ediyorduk ancak ilk kez geçtiğimiz yıl kurucu yazarımız Burcu Meltem Tohum, akredite olmaya hak kazanarak festivali sizler için takip etmişti. 2024’ün başında yine Dial M for Movie adına başvurumuzu yaptık ve Cannes da bizi kırmadı, arkadaşımız Burcu … Okumaya devam et 77. CANNES Film Festivali Başlıyor! Dial M for Movie Cannes’da!