BLUE MOON: Onlara Masalın Kötü Bittiğini Söyle

Richard Linklater’ın son filmi Blue Moon (2025), uzun zamandır beklediğimiz, içerik bakımından edebi metinlerle desteklenmiş, teatral havasını abartıya kaçmadan, sanatsal dışavurumunu da her sekansında büyük bir titizlikle yapan bir yapım. 75. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde yarışma kategorisinde izlediğimiz Blue Moon, söz yazarı, besteci ve müzikal yazarı olarak bilinen Lorenz Hart’ın son dönemlerine odaklanıyor. Yazar Robert … Okumaya devam et BLUE MOON: Onlara Masalın Kötü Bittiğini Söyle

KINDS of KINDNESS – Üçüncü Halin İmkansızlığı

Yorgos Lanthimos’un 77. Cannes Film Festivali’nde yarışma kategorisinde yer alan Kinds of Kindness (Nezaket Türleri, 2024) hiçbir sınırı zorlamayan, arkasına dayandığı gergin müzik tınılarıyla yıkanan, yeniliğe dair tahminden öteye geçemeyen, kendisini gerçekleştiremeyen yarım bir film olarak karşımıza çıkıyor. Toplamda üç ana bölümden oluşan anlatıya sahip filmin her bölümünde karakterleri oynayan kişiler değişmese de karakterlerin işlevleri … Okumaya devam et KINDS of KINDNESS – Üçüncü Halin İmkansızlığı

THE SUBSTANCE – Yararlı Bedenlerin İnsan Sermayesine Potansiyel Katkısı

Tüm insan uzuvlarının tam olduğu, her şeyin eksiksiz bir şekilde bedenin belli kısımlarında son derece gösterişli bir şekilde yer aldığı veya yer alması gerektiğine inanıldığı bir dünya yapısında bedenlerin potansiyel bir sermayeye dönüştürülmesi, beklenen sonuçların başında gelir. Bir anlamda zayıf iş gücü olarak nitelendirilen bedendeki potansiyel eksikliğin karşılığı bedeni taşıyan öznenin varlığına doğrudan hücum ettiğinde … Okumaya devam et THE SUBSTANCE – Yararlı Bedenlerin İnsan Sermayesine Potansiyel Katkısı

77. CANNES Film Festivali Başlıyor! Dial M for Movie Cannes’da!

Dünya Film Festivalleri arasında birçok açıdan özel bir konumda bulunan Cannes Film Festivali’ni yıllardır bireysel olarak, uzaktan takip ediyorduk ancak ilk kez geçtiğimiz yıl kurucu yazarımız Burcu Meltem Tohum, akredite olmaya hak kazanarak festivali sizler için takip etmişti. 2024’ün başında yine Dial M for Movie adına başvurumuzu yaptık ve Cannes da bizi kırmadı, arkadaşımız Burcu … Okumaya devam et 77. CANNES Film Festivali Başlıyor! Dial M for Movie Cannes’da!

POOR THINGS: Dorian Gray, Alice Harikalar Diyarı ile Tanışınca (Venedik 2023 / #3)

80. Venedik Film Festivali’nin gözdesi olan ve yılın ustaca, kusursuz bir şekilde işlenen filmi Poor Things (2023), Yorgos Lanthimos’un izleyicileri deneyimlemeye davet ettiği zevkler ve acılarla dolu ihtişamlı dünyası olarak karşımıza çıkıyor. Sadece “deneyim”in her şey olduğu bir evrende üstkurmaca bir anlatım tarzıyla kompozisyonda katmanlar arası dengeyi oldukça doğru tonda yakalayan Poor Things, herkesin arkasından … Okumaya devam et POOR THINGS: Dorian Gray, Alice Harikalar Diyarı ile Tanışınca (Venedik 2023 / #3)

STARS at NOON / Öğle Güneşinde Yıldızlar

Bu seneki Filmekimi kapsamında izleme imkânını bulduğumuz 2 saat 15 dakika gibi bir süreye sahip Stars at Noon (Öğle Güneşinde Yıldızlar) prömiyerini 2022 Cannes Film Festivali’nde yaptı ve Grand Prix’yi almaya hak kazandı. Film aynı zamanda Palme d’Or ödülü için de yarışmıştı. Denis Johnson’ın 1986 yılında yayımlanan aynı adlı romanına (The Stars at Noon) dayanan … Okumaya devam et STARS at NOON / Öğle Güneşinde Yıldızlar

Dev Bir Yazarın Gölgesinde Kalmış Bir Büyüme Serüveni: MY SALINGER YEAR

Joanna Rakoff’un aynı adlı romanına dayanan ve yönetmen koltuğunda Philippe Falardeau'nun bulunduğu My Salinger Year (Salinger Yılım, 2020) adlı yapımı, geçtiğimiz ay İKSV’nin Mart Seçkisi kapsamında izledik. Üniversiteden yeni mezun olmuş, yazar olma hayalleri kuran genç bir kadının öğrenci kentinden ayrılıp, sevgilisini bırakıp New York kentine gelişini ve orada yaşadıklarını konu alıyor film. Aslen bir … Okumaya devam et Dev Bir Yazarın Gölgesinde Kalmış Bir Büyüme Serüveni: MY SALINGER YEAR

SEBERG: Önemli Şeyler Yapmak İsteyen Bir Karakterin Dramı

Bu hafta vizyona giren, başrolündeki Kristen Stewart’ın 1960’lı yılların ünlü oyuncusu Jean Seberg’i canlandırdığı Seberg (2019), iddialı hikayesiyle dikkat çekiyor. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın yüzü haline gelmiş olan ünlü Amerikalı oyuncu Jean Seberg’in Amerikan siyahi hareketiyle ve bu hareketin merkezindeki Hakim Jamal (Anthony Mackie) ile ilişkisini konu alıyor. Jean’ın alevlerin içinde kaldığı bir görüntüyle açılıyor … Okumaya devam et SEBERG: Önemli Şeyler Yapmak İsteyen Bir Karakterin Dramı