Bill Nichols, belgesel türünü açıklayıcı, gözlemsel, interaktif, refleksif ve edimsel olmak üzere beş grup altında incelemiştir. Açıklayıcı belgesellerde amaç, izleyiciyi bilgilendirmektir ve buna bağlı olarak otoriter bir dış ses anlatıcı kullanılır. Anlatıcının aktarmadıklarını görseller destekler. Bu gruptaki belgeseller nesnellik ve şeffaflık gibi iddialar taşımakla beraber aslında izleyiciyi yönlendirir. Araştırmacı, yönlendirmeye örnek olarak Coalface ve Spare … Okumaya devam et Wim Wenders’in ANSELM Belgeseli Üzerine
Etiket: Ada
Süreyya Duru’nun ADA Filmi Üzerine Bir Derkenar
Süreyya Duru’nun 1988 tarihli son filmi Ada; gökyüzü, kuşlar ve denizden mürekkep bir manzaranın görüldüğü jenerikle başlar. Bu üç imgenin genellikle özgürlük, dingin bir hayat, ferahlık gibi karşılıkları bulunur ortak belleğimizde. Gelgelelim, sıcak bir yaz gününü betimlemez burada Duru. Dalgaların jenerik boyunca çarpışına eşlik eden Doğan Canku’nun yaptığı müzik, ortak bellekteki imgelerin dışında kurulacak bir … Okumaya devam et Süreyya Duru’nun ADA Filmi Üzerine Bir Derkenar
THE THIRD DAY – Bölüm 3: Yazın Son Günü
İlk üç bölümü “yaz dönemi” olarak adlandırılan The Third Day, bu dönemin son gününü bize aktarırken ritminin rengini biraz daha değiştiriyor. Bu bölümde artık başlangıçtan beri bizi meraklandıran ve hakkında çok da bilgi verilmeyen Büyük Ev’in içine girdik. Sam’in (Jude Law) gözünden yazın son gününde Büyük Ev ile birlikte The Third Day’de bir evreyi kapatmak … Okumaya devam et THE THIRD DAY – Bölüm 3: Yazın Son Günü
THE THIRD DAY – Bölüm 2: Kayıp Cennet
“Saturday - The Son” olarak adlandırılan ikinci bölümde gözlerimizi Sam’in (Jude Law) sessiz çığlıklarına açıyoruz. The Third Day, ilk bölümüyle akıllara korku – gerilim türüne dair bazı klişeleri getirmişti. Osea Adası’nın yapısı ve sunuşu dolayısıyla sürükleyici bir atmosfer beklerken ilk bölümün sonu “adada her şey bir halüsinasyondan mı ibaret?” diye düşündürdü. Bunun en ilginç tarafı … Okumaya devam et THE THIRD DAY – Bölüm 2: Kayıp Cennet
