Gaspar Noé’nin Yeni Denemesi: LUX AETERNA

L’Etrange Festival’in 11. gününde Gaspar Noé’nin son filmi Lux Aeterna “avant-première”ini yaptı. 51 dakikalık orta metraj film 72. Cannes Film Festivali’nin yarışma dışı bölümünde gece yarısı seansında geçen yıl izleyici ile buluşmuştu. 23 Eylül’de Fransa’da beyaz perdede olacak film Arjantin asıllı Fransız yönetmenin Cannes’a seçilen dördüncü işi. Bu gösterimin ardından uzunca bir süre koronavirüsün de … Okumaya devam et Gaspar Noé’nin Yeni Denemesi: LUX AETERNA

FANNY LYE DELIVER’D: 17. Yüzyıl için Time’s up!

Festivalin üçüncü gününe yine kısa filmlerle başladım. Fransa’da sinemaya önemli destekleri olan Canal Plus’ta uzun yıllar kısa film seçkileri yapmış olan Pascal Faure, 26. L’Etrange Festival için bir mönü hazırlamıştı. L’Etrange Festival’in dostlarından Faure’un “Courts Party” yani “Kısalar Partisi” gösterimi I am (not) Van Gogh (Ben Van Gogh Değilim) filmi ile başladı. David Russo’nun 2005 … Okumaya devam et FANNY LYE DELIVER’D: 17. Yüzyıl için Time’s up!

Farklı Kültürler ve Hayat Anlayışlarından Sinema Ortaklığında Kurulan Dostluğa: HITCHCOCK / TRUFFAUT

2015 yılında Kent Jones’un yönetmenliğini yaptığı Hitchcock / Truffaut belgeseli, ikilinin 1962 yılında gerçekleştirdiği röportaja – aslında sohbet havasında geçen bir görüşme desek daha doğru olur – ve François Truffaut’nun 1966 yılında çıkardığı Le Cinéma selon Alfred Hitchcock (Alfred Hitchcock’a Göre Sinema) kitabına dayanıyor. Belgeselde Wes Anderson, Olivier Assayas, Peter Bogdanovich, Arnaud Desplechin, David Fincher, … Okumaya devam et Farklı Kültürler ve Hayat Anlayışlarından Sinema Ortaklığında Kurulan Dostluğa: HITCHCOCK / TRUFFAUT

THE BIG LEBOWSKI – Sadece… Sakin olur musun adamım?

The Big Lebowski, özgün anlatısı, unutulmaz replikleri ve Jeff Bridges’in mükemmel oyunculuğuyla eşi benzeri olmayan bir film. Joel Coen ve Ethan Coen’in yazdığı ve yönettiği filmde, karikatürize karakterlerinin içine düştüğü gülünç derecede karışık bir hikâye anlatılıyor. The Big Lebowski’nin (1998) öne çıkan unsuru ne hikayesi ne de (ne kadar başarılı da olsa) sinematografisi; The Big … Okumaya devam et THE BIG LEBOWSKI – Sadece… Sakin olur musun adamım?

THE WITCH OF KINGS CROSS: Bir Cadı Olarak Doğmak ya da Bir Cadı Yaratmak, İşte Bütün Mesele Bu!

26. l’Etrange Festival’in ikinci gününe teknik kısımları ön planda, deneysel işlerden oluşan bir kısa film seçkisi ile başladım. Kurgu, müzik, özel efektlerden faydalanılarak yapılan bu işler sevseniz de sevmeseniz de zihin açıcı çalışmalardı. Le Grand Prix Canal ve Prix du Public (İzleyici Ödülü) için yarışan filmlerden Japonya yapımı Grand Bouquet (Büyük Buket) en beğendiğim iş … Okumaya devam et THE WITCH OF KINGS CROSS: Bir Cadı Olarak Doğmak ya da Bir Cadı Yaratmak, İşte Bütün Mesele Bu!

POSSESSOR: Bilincini Yitirmiş Şiddet

26. L’Etrange Festival Paris’te başladı ve Cronenberg yeni filmi ile karşımızda! Fakat bu Videodrome ya da Crash’in yönetmeni David değil, onun oğlu Brandon Cronenberg. Brandon’ın Possessor (Sahip) filmi ocak ayında Sundance Film Festivali’nde görücüye çıktığından bu yana köşesine çekilmiş bekliyordu. Bu bekleyişte elbette koronavirüsün hayatımıza girmesi ile birlikte festivallerin ya online olarak yapılması ya da … Okumaya devam et POSSESSOR: Bilincini Yitirmiş Şiddet

JODOROWSKY’S DUNE ve Sinema Tarihinin En Tuhaf Yılı: 1975

Sinemanın engin tarihinde gerçekleşmemiş birçok proje var şüphesiz. Kimisi bilgimiz dahilinde gelişirken, kimisinden haberimiz bile olmuyor. Ve genel olarak bu tür olaylara verdiğimiz tepki; doğal olarak “gerçekleşseydi güzel olurdu” gibi yapmacık bir iç geçirmeden öteye gitmiyor. Ancak geçtiğimiz şubat ayında 91 yaşına basan yazar, çizer, oyuncu ve yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin 1974 yılında çekim hazırlıklarına başladığı … Okumaya devam et JODOROWSKY’S DUNE ve Sinema Tarihinin En Tuhaf Yılı: 1975

BİR BAŞKASININ YÜZÜ: Kimlik Sorunu ve Karakter Bunalımı

Kôbô Abe’nin aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan Tanin No Kao (Bir Başkasının Yüzü) yönetmenliğini Hiroshi Teshigahara’nın yaptığı bir Japon filmi olma özelliğine sahip. 1966 yılında çekilen film akıllara yine Teshigahara’nın yönettiği, bir başka Kôbô Abe romanı uyarlaması olan Woman in the Dunes’u (Kumların Kadını) getiriyor. Bu iki uyarlama arasında pek çok benzerlik bulmak mümkün. Zira … Okumaya devam et BİR BAŞKASININ YÜZÜ: Kimlik Sorunu ve Karakter Bunalımı

Göz Yaşlarına Eşlik Eden Permütasyonlar: BLIND CHANCE

Sinema yolculuğuna belgeselleriyle başlayan, çok uzun yıllarını bu belgeseller üzerine çalışarak geçiren Krzysztof Kieslowski’nin dördüncü uzun metraj filmi olan Blind Chance (Przypadek, 1987), hayatımızı değiştiren, kimliğimizin şekillenmesini sağlayan tercihlerimizi, önümüze düşen fırsatlarımızı ve talihimizi sorgulayan bir eser. Şans, seçim ve kader kavramları üzerine odaklı olan Blind Chance, ilk bakışta olay kurgusuyla Akira Kurosawa’nın 1950 yapımı … Okumaya devam et Göz Yaşlarına Eşlik Eden Permütasyonlar: BLIND CHANCE

TENET: İstenç ve Tasarım Olarak Dünya

Evet sonunda kimin ütopyası olduğunu henüz anlayamadığımız bu distopik COVID-19 evreninde, sinemasal anlamda ilk soluğu Christopher Nolan’ın 11. uzun metrajlı filmi (11’in de palindromik bir asal sayı olması hoş bir tesadüf) TENET ile almış olduk. Filmin basın gösterimi sırasında Warner Bros. Türkiye yetkililerinin sağlıklı bir seyir yaşamamız konusunda sergiledikleri özen için kendilerine teşekkür ederiz. İlk … Okumaya devam et TENET: İstenç ve Tasarım Olarak Dünya